WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Tebligatın çıkarılmamış olması ile usulsüz tebliğ edilmiş olması farklı sonuçlar doğurur. Usulsüz tebligata muttali olan muhatap o tarihte tebliğden haberdar olmuş sayılır. (Teb.Kan.32.md.) Açıklandığı üzere icra dosyasında tebligatlar İcra Müdürlüğününce çıkarılmış olup yapılan tebligatların usulsüzlüğü iddia edilmektedir. Bu durumda şikayetçinin öğrenme tarihine göre, takiple ilgili şikayetlerini yapma zorunluluğu bulunduğundan tebliğ tarihini düzelttirmek için şikayete gelmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece icra emri ve kıymet takdiri raporunun borçluya tebliğine ilişkin borçlunun yaptığı tebliğatın usulsüzlüğü, şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken şikayette hukuki yararın bulunmadığından bahisle reddine karar verilmesi isabetsizdir....

Pazarlama A.Ş. ve DAĞITICI” ya bildireceğini kabul ve taahhüt eder.” şeklinde tebligata ilişkin hususların açıkça belirtilmiş olduğunu, müvekkili şirketin, davacı tarafından bildirilen adresi esas almış olduğunu ve irsaliyeli faturaları ve faturaya konu malları bu adreste şirket yetkilisi adına hareket eden kimselere imza karşılığı teslim ettiğini, teslim edilen faturalara ve bu faturaların konu edildiği icra takibine herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emri de davacı yanın bildirdiği adrese tebliğ edildiğini, kaldı ki davacı tarafın iddia ettiği usulsüz tebligata ilişkin şikayette bulunmuş yapılan yargılama sonucu İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi' nin .... Esas ... Karar sayılı ilamıyla usulsüz tebligata ilişkin dava haklı olarak reddedilmiş olduğunu, davacı/borçlu işbu asılsız dava ile 5.960,00.-TL'nın istirdatını talep ettiğini, oysa davanın konusunu teşkil eden dosya borcuna mahsuben sadece (4.250....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda, sair fesih nedenleri yanında, satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek ihalenin feshini istediği, mahkemece şikayetin reddine ve borçlu aleyhine para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır....

Somut olayda, şikayet konusu yapılan tebligatın "(Mernis Adresi) .. ... ..... .... ... ..../..." adresine TK.m. .../... şerhi ile muhtara ....04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat üzerinde, çıkaran merci tarafından adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğu için tebigatın TK'nun .../.... maddesine göre yapılacağına ilişkin bir şerh bulunmadığı, bu nedenlerle tebligatın usulsüz olduğu görülmüştür. O halde mahkemece, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunun kabulü ile borçlunun dayanak belgenin ödeme emrine eklenmediği yönündeki şikayetinin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

in şikayetçi ile aynı konutta oturduğu anlaşıldığından kıymet takdirinin tebliğine ilişkin tebligatın usulsüz olduğu iddiasının yerinde görülmediği, ancak satış ilanı tebliği usulsüz olduğundan bu durumun zaten sonucu da değiştirmeyeceği, her ne kadar şikayet 7 günlük sürede yapılmamış ise de 1 yıllık sürede yapıldığından ve satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ihalenin feshine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

Somut olayda, 11.06.2015 tarihli hacze ilişkin olarak üçüncü kişi şirket vekilince istihkak iddiasında bulunulması üzerine, İcra Müdürlüğünce takibin taraflarına istihkak varakası tebliğine karar verildiği, alacaklı vekilinin usulüne uygun tebligata rağmen yasal süresi içerisinde istihkak iddiasına karşı cevap vermediği, borçlu şirketin ise 24.06.2015 tarihinde tebliğ edilen istihkak varakasına karşı yasal üç günlük süreden sonra 09.07.2015 tarihinde itiraz ettiği, borçlu vekilinin 24.06.2015 tarihli tebigata ilişkin tebliğ usulsüzlüğü iddiasıyla yaptığı şikayet başvurusunun, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2015/158 Esas, 2016/91 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, Yargıtay 12....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının mernis siteminde kayıtlı olmayan farklı bir adresine tebligatların yapıldığı, aynı zamanda kollukça düzenlenen araştırma tutanağı uyarınca davacının icra dosyasından tebliğ edilen adreste ikamet etmediğinin tespit edildiği gerekçesi ile davacının usulsüz tebligata ilişkin şikayetinin kabulü ile takip dosyasından davacı adına çıkartılan 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğini öğrenme tarihinin 07.07.2021 tarihi olarak düzeltilmesine, İİK 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlu satış ilanının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğine ilişkin şikayeti ile birlikte diğer şikayet nedenlerini de ileri sürerek ihalenin feshini istediği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır....

-Muğla" olduğunu ve müvekkilinin esas itibariyle Almanya'da yaşadığını, Bodrum'daki yazlık evini sadece yaz aylarında kullandığını, usulsüz tebligat nedeni ile müvekkilinin tebliği öğrenme tarihi olan 17.10.2014 tarihinin icra emrinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece borçluya gönderilen icra emri tebligatı usulsüz ise de 103 davetiyesinin tebliği usulüne uygun olduğundan icra emrinin tebliğ tarihinin 02.05.2012 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir....

Somut olayda, şikayete konu taşınmaza ilişkin 25.09.2013 tarihinde yapılan kıymet takdirine ilişkin tebligatın 24.04.2014 tarihinde şikayetçi borçluya tebliğ edildiği anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesince bahsi geçen kıymet takdirine ilişkin tebligatın aslı bulunamadığından bu durumun borçlu lehine yorumlanması ve meskeniyet şikayetinin süresinde olduğunun kabul edilmesi somut olaya uygun düşmemektedir. Zira ilk derece mahkemesince PTT'den yapılan araştırma sonucu barkod numarası ile bildirilen kıymet takdir raporu tebliğinin 24.04.2014 tarihinde şikayetçi borçluya tebliğ edildiği sabit olup, borçlunun şikayet dilekçesinde bu tebligata ilişkin usulsüz tebligat iddiasının bulunmadığı da gözetildiğinde öğrenme tarihinin 24.04.2014 olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, meskeniyet şikayetinin yasal süresinde yapılmadığı sabittir....

UYAP Entegrasyonu