"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlunun şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda, sair fesih nedenleri yanında, satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek ihalenin feshini istediği, mahkemece şikayetin reddine ve borçlu aleyhine para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır....
nun 21/2. maddesine göre yapması kanuna aykırı olup tebligat usulsüz tebliğ edilmiştir. İİK. nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle şikayet kabul edilerek ihalenin feshine karar verilmesi yerine, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu nedenlerle tebligat usulsüz tebliğ edilmiştir. İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle şikayet kabul edilerek ihalenin feshine karar verilmesi yerine, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. GB...
nun 21/2. maddesine göre yapması kanuna aykırı olup tebligat usulsüz tebliğ edilmiştir. İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle şikayet kabul edilerek ihalenin feshine karar verilmesi yerine, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiği şerhi düşülmek suretiyle sanığa gerekçeli kararın tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği halde; gerekçeli kararın sanığa usulsüz tebliğ edildiği anlaşıldığından; tefecilik ve tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların usule uygun kesinleşmesinden bahsedilemeyeceğinden denetim sürelerinin başlamadığı, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması sureti ile yazılı şekilde hükümlerin tesisi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, 13/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa, adresin adres kayıt sistemindeki adresi olduğu ve tebligatın Tebligat Kanunu 21/2 ye göre yapılacağına ilişkin şerh verilerek 21/2. madde uyarınca tebligat yapılmalıdır.Somut olayda ise, örnek 13 ödeme emrinin “(Mernis Adresi) ... Mah. ......
Davacı vekili; müvekkili hakkında alacaklı Filiz Akarsu tarafından icra takibi başlatıldığını, takibe ait ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği halde takibin kesinleştiğini, kesinleşen takip sebebiyle müvekkilinin tüm menkul, gayrimenkul varlığı ve bankalarda bulunan mevduatlarının haczedildiğini, müvekkilinin tacir olduğunu ve ticari faaliyetine devam edebilmek için fer'ileri ile birlikte 54.050 TL'yi 30/05/2012 tarihinde icra dosyasına yatırdığını, usulsüz tebligata dayanarak ilamsız takibin kesinleştirilmesi nedeniyle icra mahkemesine şikayet talebinde bulunduğunu ve usulsüz tebligat yapıldığından hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2013/2081 esas, 2013/29641 karar sayılı ilamı ile kesinleştiğini, bunun üzerine Antalya 16. İcra Müdürlüğünden bu karar ile mevduatın iadesini talep etmelerine rağmen bu taleplerinin reddedildiğini, bu kararın Antalya 1....
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu; ödeme emrine ilişkin tebligatın usulsüzlüğüne dair şikayet niteliğindedir. Usulsüz tebligat şikayeti, Medeni Usul Hukuku anlamında bir dava olmadığından borçlunun ihtar edilen kesin sürede gider avansını yatırmamış olması, 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-g ve 115/2 maddelerinin uygulanmasını ve sonuçta davanın dava şartı yokluğundan (usulden) reddine karar verilmesini gerektirmez. Kaldı ki gider avansının borçlu vekili tarafından duruşma günü ve duruşma öncesinde yatırılmış olup bu avansın ihtar edilen kesin sürede yatırılmamış olmasının celse talikine de sebebiyet vermediği anlaşılmaktadır. İİK'nun 16. maddesi hükmü uyarınca borçlunun ödeme emrine ilişkin tebligatın usulsüzlüğüne dair şikayetini, tebligata muttali olduğunu beyan ettiği tarihten itibaren yasal yedi günlük sürede bir dilekçe ile icra mahkemesine yapması gerekmekte olup yasada bunun dışında başkaca bir şekil ön koşulu da öngörülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu satış ilanının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğine ilişkin şikayeti ile birlikte diğer şikayet nedenlerini de ileri sürerek ihalenin feshini istediği, mahkemece şikayetin reddine hükmedildiği anlaşılmaktadır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt...
DAVA Şikayetçi borçlu şirket vekili isteminde; tebliğ mazbatasında şirketin adresinde tebligata yetkili kişinin olup olmadığı kimden, hangi çalışandan sorulduğu ve yetkilinin çarşıda olduğunun nasıl öğrenildiği hususunda hiçbir bilginin bulunmadığını, adrese yapıştırılması gereken ihbarnamenin ise hiç yapıştırılmadığını, şirketin söz konusu takip dosyasından ve icra emrinden haberinin olmasının mümkün olmadığını, icra dosyasının yapılan incelemelerinde dosyada icra emri, takip talebi resmi senet gibi müstenit evrakların dosyasına taranmadığını, gönderilen tebligatın ekinde de resmi bir senedin mevcut olmadığını belirterek davanın kabulü ile şirkete yapılan icra emrini içeren tebligatın usulsüz olduğunun kabulü ile, şikayet tarihinin icra emrini öğrenme tarihi olarak kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Dosya kapsamında cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. III....


