WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesine göre ise; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.'' Aynı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince de; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." Tebligat Kanunu'nun 23. maddesinin 1. fıkrasının 8. bendi uyarınca ise; ''Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı...ihtiva etmesi lazımdır.''...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;Borçluların, diğer şikayet nedenlerinin yanında, taşınmaz satış ilanı tebliğ işlemlerinin de usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurdukları anlaşılmıştır.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir'' hükmü yer almaktadır....

İhaleden önce kıymet takdirine yönelik şikayet olmadığı için, bu sebebe dayalı olarak ihalenin feshi istenemez. O halde mahkemece, borçlu ...’a kıymet takdir raporu ve satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle şikayetçi borçluların şikayetinin kabulüne karar verilmesi, yerinde olmayıp, şikayetçi borçluların diğer iddialarının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı ve ihale alıcısının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Şikayet eden borçluya, varsa vekiline satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. Satış ilanı tebliği ile ilgili olarak; 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 21/2.maddesi gereğince; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.'' Yine aynı kanunun 23. maddesinin 1. fıkrasının 8. bendi uyarınca ise; ''Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı...ihtiva etmesi lazımdır.''...

adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır....

adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır....

Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere icra hukuk mahkemesince, usulsüz tebligata rağmen davalı vekilinin 2011/279 sayılı icra takip dosyasındaki ödeme emrini inceleyerek içeriğini öğrendiği, icra takibine itirazda bulunduğu gerekçesiyle 2011/279 sayılı icra takip dosyası üzerinden çıkartılan ödeme emrinin iptaline ilişkin şikayeti reddedilmiştir. Bu durumda 2011/279 sayılı icra takip dosyasında çıkartılan ödeme emrine yedi günlük süre içerisinde yapılan itiraz geçerli olduğundan anılan takip hakkında açılan dava yönünden işin esasına girilip, toplanacak deliller birlikte değerlendirilip, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu takip hakkındaki davanın reddi doğru görülmemiştir. Öte yandan davacı ayrıca dava dilekçesinde de görüldüğü gibi Ankara 22....

Borçlu, tebligat yapılan adresin kendisine ait olmadığını iddia ve ispat etmediği gibi, şikayet dilekçesine ekli 06.08.2013 tarihli vekaletnamede de borçlunun gösterdiği adresin tebligat yapılan adresle aynı olduğu ve tebligatın bu tarihten sonra yapıldığı dikkate alındığında adresin borçluya ait olduğu sonucuna varılmaktadır. O halde mahkemece tebliğ işlemine ilişkin şikayetin reddi ile ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 30.11.2013 tarihine göre İİK.nun 168/3.maddesinde öngörülen yasal süreden sonra 28.03.2014 tarihinde yapılan senedin kambiyo vasfına yönelik şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Mahkemece, takibin özel hukuka ilişkin ilama dayandığı, yargı muafiyetinin tanınmayacağı ve yabancı devletin diplomatik temsilcisine tebligat yapılabileceği, bu nedenle ilgilinin tebligatı almadığı şerhi verilmeden Tebligat Tüzüğü'nün 45. maddesine atıf yapılarak PTT tarafından tebligatın iadesinin usulsüz olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne, tebligata “tebliğin diplomatik temsilciye yapılması aksi halde tebliğden imtina şerhi düşülmesi” yazılarak borçluya yeniden tebligat yapılmasına karar verilmiş; bu karar borçlu vekilince temyiz edilmiştir....

Somut olayda; kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, borçlunun usulsüz tebliğ şikayeti ile birlikte zaman aşımı itirazında bulunduğu, Mahkemece; usulsüz tebliğ şikayeti ile ilgili olarak değerlendirmede bulunulmasına rağmen bu konuda herhangi bir hükme yer verilmediği, zaman aşımı itirazının ise süreden reddedildiği görülmektedir. Oysa ki, yukarıda yer verilen hükümler doğrultusunda Mahkemece, şikayet/itiraz dilekçesindeki nedenler tartışılarak her bir talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekmektedir....

UYAP Entegrasyonu