WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Borçlular vekilinin usulsüz tebligata ilişkin bir şikayeti de bulunmadığı gözetilerek istemin süre aşımından reddi yerine işin esası incelenerek sonuca gidilmesi isabetsizdir. Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 14.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Davacı, icra dosyasına vermiş olduğu 01.10.2010 günlü dilekçesinden sonra 15.10.2010 günlü dilekçesi ile kendisine yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu ileri sürerek İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet yoluna başvurmuştur. Beyoğlu 3. İcra Hukuk Mahkemesince şikayet üzerine yapılan yargılama sonucunda verilen 24.11.2010 günlü kararda; "...davacımn, şikayet konusu tüm tebliğlerin en geç 01.10.2010 tarihinde muttali olduğu ve şikayetin bu ıttıla tarihinden itibaren 7 günlük şikayet süresi geçtikten sonra 15.10.2010 tarihinde yapıldığı..." gerekçesiyle şikayetin süre yönünden reddine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir....

Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. Satış ilanı, borçlu tarafa, satışa hazırlanabilmesi, kendince gerekli duyuruları yapabilmesi ve daha fazla müşteri bulabilmesi için satıştan makul bir süre önce tebliğ edilmelidir. Dolayısıyla borçlunun ya da varsa vekilinin ihalede hazır bulunması, bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz. O halde mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle şikayet kabul edilerek ihalenin feshine karar verilmesi yerine, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Rize İcra Hukuk Mahkemesince, itiraza konu taşınmazlara ilişkin kıymet takdirinin Hanak İcra Müdürlüğünün 2018/18 Talimat sayılı dosyası üzerinden yapıldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Hanak İcra Hukuk Mahkemesince ise, kıymet takdiri talimat yoluyla Hanak İcra Müdürlüğünce yapılmış olup davacının şikayetini inceleme yetkisi asıl icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesine ait olduğu bu nedenle davacının usulsüz tebligata ilişkin şikayetini inceleme yerinin Rize İcra Mukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İİK'nın 4. maddesi gereğince, takip hangi icra dairesinden başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesinde çözümlenir. Bu husus, kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğindedir....

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, bila tebliğ iade edilen ilk tebligatta muhatabın adresten taşındığı yönünde beyanda bulunan komşu "Murat Bey" olarak belirtilen şahsın kim olduğu yönünde bir belirlilik olmadığından bu tebligatın usulsüz olduğu, bu halde borçluya TK'nın 21/2 maddesine göre çıkartılan ikinci tebligatın da usulsüz olduğu gerekçesi ile ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmiş ve mahkemenin tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin gerekçesi Bölge Adliye Mahkemesince de benimsenmiş ise de; TK’nın 21/2. maddesi gereğince yapılan ödeme emri tebliğ işleminin öncüsü olan tebligatın iade edildiği tarihte borçlunun bu adresten taşındığının şikayet dilekçesi içeriği ile kendisinin de kabulünde olduğu, bu hususun tespiti bakımından beyanına başvurulan komşunun kim olduğunun iade edilen tebligatta yazılmamış olmasının daha sonra TK’nın 21/2. maddesi kapsamında yapılan tebligatın geçerliliğine bir etkisinin bulunmadığı, aksi yönde bir iddia da bulunmadığından bila...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “şikayet” kanun yoluna başvurudan dolayı yapılan yargılama sonunda; İcra Hukuk Mahkemesince istemin reddine dair verilen 16.10.2012 gün ve 2012/749 E. 2012/873 K. sayılı kararın incelenmesi davacı (borçlu) vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 21.03.2013 gün ve 2013/1124 E. 2013/10651 K. sayılı ilamı ile; “…Alacaklı tarafından borçlu şirket hakkında adi kiraya ve hasılat kiralarına ait icra takibi yapıldığı, borçlu şirket vekilinin icra mahkemesine başvurusunda ödeme emri tebligatının usulsüz olduğuna ilişkin şikayette bulunarak, ıttıla tarihinin 27.08.2012 olarak tespitini talep ettiği; mahkemece, tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, borçlu şirket adına çıkarılan ödeme emri tebligatının taşındığı belirtilerek 04.07.2012 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, alacaklının talebi ile ......

İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır. 7201 Sayılı Yasanın 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde ise, TK'nın 21/1. maddesine göre bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, 10. madde gereği adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak başkaca araştırma yapılmaksızın o adrese tebligat çıkarılacağı açıklanmıştır. Bunun yapılabilmesi için de, tebligatı çıkaran merciin, adresin, adres kayıt sistemindeki mernis adresi olduğunu ve bu adrese tebligat yapılacağını tebliğ evrakında belirtmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki adresine, buna ilişkin şerh verilerek TK'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat çıkartılmalıdır....

harç, yargılama gideri ve avukatlık ücretine ilişkin hükümlerin korunarak hükümde gösterilmesine, davalıların sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir....

Muhatap, şikayet dilekçesinde öğrenme tarihi bildirilmemiş ise en geç şikayet tarihinde öğrendiğinin kabulü gerekir. O halde şikayetçi borçlunun şikayet tarihi itibari ile ihaleyi öğrendiğinin kabulü gerekeceğinden, ihalenin feshi istemi İİK.nun 134/7. maddesi uyarınca yasal sürede olmakla, mahkemece esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, istemin süre yönünden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

ŞİKAYET Şikayetçi üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; ... İcra Müdürlüğünün 2021/8607 Esas sayılı dosyasından düzenlenen İİK 89 maddesi kapsamında düzenlenen haciz ihbarnameleri gönderilerek dosya borçlusu haline geldiğini, adına düzenlenen haciz ihbarnamelerinin tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olmadığını, dosya borçlusu olduğunu 14.01.2022 tarihinde çalıştığı kuruma gönderilen maaş haciz müzekkeresi ile haberdar olduğunu, tebliğ işleminin müvekkilinin bilinen son adresine TK 21/1 yapılmadan doğrudan mernis adresine tebliğ edildiğini, bu durumun TK 10 maddesine aykırı olduğunu, takibe konu yapılan ilama ilişkin dosyada mevcut vekaletnamede müvekkilinin bilinen son adresinin "...Mh. ..... Sk. No:1 İç Kapı No:1 ......

UYAP Entegrasyonu