Dosyadaki bilgi ve belgelere ve özellikle istinaf nedenlerinin bildirilmemiş olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzenini ilgilendiren hususlar ile sınırlı denetim yapılmış ve davalı yanca gerekçeli kararın kendisine tebliğinin usulsüz olduğu ileri sürülerek kamu düzeni ile sınırlı inceleme yapılması temyiz konusu yapılmış ise de; davalı işverence Sosyal Güvenlik Kurumu'na işçinin işten çıkış kodunun ''4 :işverenin iş akdine haklı bir neden olmadan son vermesi'' olarak bildirildiği ve iş akdine haklı nedenle son verilmemesine karşın işçiye fesih nedeni yazılı olarak bildirilmediğinden 4857 sayılı Yasa'nın 19. maddesinin 1. fıkrasına göre feshin şeklen geçersiz olduğu nitekim davacının fesihten sonra davalı işverence işe davet edilmiş olduğu da dikkate alındığında feshin geçerli bir nedeni bulunmadığı anlaşıldığından, sonucu itibariyle davalının istinaf talebinin esastan reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmayıp davalının yerinde görülmeyen...
çıkış kodunun da 23 olduğu yani "işçi tarafından fesih" olarak bildirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
olduğunu, davacının davalı Şirkete 24/03/2017 tarihinde dilekçe vererek yeni bir iş bulduğunu, bu sebepten ötürü ihbar süresinde çalışmayacağını beyan etmesi üzerine davalı tarafından işten çıkış işlemlerinin yapıldığını, iş yerinden yeni iş bulduğu için ayrıldığını, bu nedenle işe iade davası açamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
18.02.1997 tarihinde çıkış yapılmış olmasına karşın, ilk davada maddi hataya dayalı olarak 18.02.1997 tarihinin 18.01.1996 olarak belirtildiği bildirilerek, anılan hatanın bir anlamda düzeltilmesi amacıyla 19.01.1996 - 18.02.1997 dönemine yönelik hizmet tespiti isteminde bulunulduğu anlaşılmakta olup, birleştirilerek görülen davada mahkemece yapılan yargılama sonunda, bozma ilamından sonra 18.01.1996 tarihi 18.02.1997 olarak düzeltildiğinden iddianın genişletilmesi yasağına aykırı davranıldığı, işten çıkış günü 18.01.1996 olarak belirtildiğinden davacının askerlik yükümünü yerine getirmeye başladığı 21.02.1997 tarihi esas alındığında aradaki zaman aralığının, hizmet akdini askıda tutan “kabul edilebilir süre” olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın yeniden hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği belirgindir....
Mahkemece, davalı işverence keşide edilen ihtarname ve 01/06/2015 tarihli işten ayrılış bildirgesinde 29 kodunun bulunması sebebiyle feshin işveren tarafından yapıldığı sonucuna ulaşılmış ise de, anılan ihtarnamede sözleşmenin feshine dair bir irade açıklaması bulunmamaktadır. Aksine iş sözleşmesinin 01.06.2015 tarihli ihtarname ile davacı işçi tarafından feshedildiği dosya kapsamından açıkça anlaşılmaktadır. İşten ayrılış bildirgesindeki çıkış kodunun “İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile feshe” ilişkin olması, tek başına feshin işverence yapıldığını göstermez. Mahkemece belirtilen yönler dikkate alınmadan iş sözleşmesinin işverence feshedildiği sonucuna varılması yerinde değildir. Diğer taraftan, davacı işçi 01.06.2015 tarihli ihtarnamede haklı fesih sebeplerini açıklamış olup, bu sebepler arasında fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği iddiası da bulunmaktadır....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, dosyada yazılı fesih metninin bulunmadığı, davacının işten çıkış bildirgesinde ise işten çıkış kodunun 04 koduyla (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi ) feshedildiği, davacının iş akdinin feshinin haklılığına ilişkin olarak belge ve bilginin sunulmadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı, ancak sendikal nedenin de ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraf vekilleri yasal süresi içinde temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Davalı işverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, sendika üyeliklerini sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri gibi şartlara bağlanamayacağı hükme bağlanmıştır....
Davacı işçi haklı neden olmaksızın davalı işveren tararfından işten çıkartıldığını iddia etmekte; davalı işveren ise davacı işçinin istifa ederek iş akdini kendisinin sonlandırdığını savunmaktadır.Dinlenen davacı tanığı ... feshe ilişkin bilgi sahibi olmadığını söylemiş,diğer davacı tanığı ... nakli beyanda bulunmuştur.Yani her iki davacı tanığının da fesih bakımından görgüye dayalı bilgisi yoktur.Davalı tanıkları ise davacının işi kendisinin bıraktığını hatta işi bırakmadan önce aynı işi yerine yapacak olan kişiyi dahi kendisinin bulduğunu söylemişlerdir. Dosyada mevcut davacının el yazısı ile kaleme aldığı ve imzasını taşıyan istifa belgesinde ”calışmakta olduğum ... No:12’de bulunan işyerinden kendi isteğim ile istifa ediyorum.”yazdığı işveren tarafından düzenlenen çıkış bildirgesinde,iş akdinin sona erme sebebi olarak istifa kodunun gösterildiği görülmektedir....
Bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda, Mahkemenin 22.06.2021 tarihli ve 2021/224 esas, 2021/116 karar sayılı kararı ile, davacının iş sözleşmesinin 08.07.2014 tarihinde işverence feshedildiği, davacı tanığınca davacının iş makinesinin çizilmesi sebebiyle işverence işten çıkartıldığının belirtildiği, davalı tanığının feshe dair görgüye dayalı bilgisinin olmadığı, işten çıkış kodunun da hatalı bildirildiği, devamsızlığa dayalı fesih için ihtarın da geç yapıldığı gerekçeleriyle bozma kararına karşı direnilmiştir. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7/3. maddesi gereğince 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun kanun yollarına ilişkin hükümleri, İş Mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/5. maddesi gereğince ise, İlk Derece Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece...
Somut olayda davacı, dava dilekçesinde açıkça iş akdini işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle kendisinin feshettiğini beyan etmiş, davalı tarafça 13/06/2011 tarihli davacının kendi isteğiyle işten ayrıldığına ilişkin el yazılı dilekçe sunulmuştur. Dosyaya sunulan kayıtlarda davacının işten çıkış kodunun ise “03 istifa” olarak bildirildiği görülmüştür. İş sözleşmesinin ücretin ödenmemesinden dolayı davacı tarafından feshedildiği anlaşıldığından ihbar tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... Çimento San. ve Tic. A.Ş.’ye iadesine, 24/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
USD olduğu, 24.....2012 tarihli işten çıkış kodunun işçinin istifasına ilişkin olduğu, 14.01.2014 tarihli kodun sözleşmenin işveren tarafından işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle feshi, 16.04.2015 tarihli işten çıkış kodunun yine işçinin istifasına ilişkin olduğu, 24.07.2014-29.12.2014 tarihleri arasındaki çalışmaların aynı işverene ait diğer işyerine nakil olarak belirtilmesi karşısında, davacının 24.07.2014-29.12.2014 ve 30.12.2014-16.04.2015 tarihleri arasında geçen çalışmalarının işveren nezdinde devam eden çalışmalar olduğunun kabul edildiği, 15.04.2015 tarihli davacının el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış "ailevi nedenlerden dolayı istifa ettiğine" dair belgenin yer aldığı, tanık beyanlarının değerlendirilmesi neticesinde sözleşmenin işveren tarafından haksız feshedildiği kanaatine varıldığı, çalışma süreleri içerisinde kullandırıldığı anlaşılan izin sürelerinin mahsubu ile bakiye izin süresine göre izin ücreti alacağına hak kazandığı, bilirkişi raporu...


