İhtiyati haciz kararına itiraz neticesinde dosyanın incelenmesinde; taraflar arasındaki davanın haksız fiilden kaynaklı olduğu, haksız fiilin gerçekleştiği tarih itibariyle alacağın muacceliyet kazandığı, davanın mahiyeti itibariyle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, taşkın haciz itirazlarının mahkememizin görevine girmediği dosyada mevcut haliyle ihtiyati haciz kararı verebilmek için gerekli olan yaklaşık ispatın gerçekleştiği...'' gerekçesi ile; İhtiyati hacze yapılan itirazın REDDİNE karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden bir kısım davalılar ... Limited Şirketi ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden bir kısım davalılar ......
Maddesine göre, borçlu haksız fiil tarihi itibariyle mütemerrit olacağından ve yukarıya alıntısı yapılan dosyalarda borcunu ödemek için herhangi bir mal varlığı da bulunmadığı gözlendiğinden ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu “ gerekçesi ile İhtiyati Haciz isteğinin kabulüne, 57,359,03 TL için İ.İ.K. 257 ve devamı maddeleri uyarınca borçlunun yedinde veya 3. Şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallar ve alacakları ile diğer haklarının % 15 oranında teminatla ihtiyaten haczine karar verilmiş, davacı Kurum tarafından da .... İcra Müdürlüğünün 2016/1466 sayılı takibi ile icra takibine geçilmiş, ancak borçlunun süresinde itirazı üzerine takip durmuştur. İtiraz Eden (davalı), ihtiyati haciz verilme koşullarının oluşmadığını, malvarlığını kaçırmadığını, daimi bir ikametinin bulunduğunu iddia ettiği alacaklarının yargılamayı gerektirdiğini belirterek ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş, mahkemece 22.03.2016 tarihli ek kararla itirazın reddine karar verilmiştir....
İlk derece mahkemesince süreç içerisinde davacının 07/03/2025 tarihli ara karara teminat yönünden yaptığı itiraz değerlendirilerek ilk derece mahkemesinin 17/04/2025 tarihli ara kararı ile bu itirazın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 341/1. maddesine, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilineceği şeklindeki açık düzenleme karşısında, ara kararların istisnalar hariç olmak üzere istinafı mümkün değildir....
İHTİYATİHACZE İTİRAZIN REDDİ KARARI: İlk derece mahkemesince ek karar ile; bankaya ibraz edilen ancak alıcısına ödeme yapılmayarak karşılıksız kalan çeke dair borç, araması tüketilerek götürülecek borç niteliğine dönüşerek TBK 89.maddesi gereği alacaklının ikametgahı da yetkili hale geldiği, diğer itiraz sebeplerinin İİK'nın 265.maddesinde sayılan ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: İhtiyati hacze itiraz eden .. San. ve Tic. AŞ vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati hacze itiraz dilekçesindeki itiraz ve beyanlarını tekrar ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dairemizin önüne gelen somut uyuşmazlık ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin kararın istinafına ilişkindir....
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddi kararının istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, itiraz eden borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında, talep eden şirket tarafından davacı şirket hakkında e-faturalar düzenlendiği, bu faturaların altında imzaların bulunduğu, ayrıca 29.01.2024 mutabakatın sunulduğu belge altında borçlu şirket kaşe ve imzanın yer aldığı, mutabakat yazısında cari hesap borcunun 59.995,53 TL olarak gösterildiği anlaşılmıştır....
Davalı vekili 16/01/2025 tarihli dilekçesi ile; davacının iddialarının hem ihtiyati tedbirin hem de yaklaşık ispat şartlarını taşımadığını, konuyla ilgili olarak itirazın iptali davasının halen derdest olduğunu, davanın BAM kararına istinaden açıldığın ve BAM kararının aleyhlerine olan kısımlarını kabul etmediklerini, ileride telafisi imkansız zararların önüne geçmek için BAM'ın teminatının iadesine dair kesin kararı gereği ve itiraz dilekçelerinin içeriği dikkate alınarak Mahkemece verilen ihtiyati tedbirlerin tamamının kaldırılmasına, aksi halde kesinlikle kabul etmemekle birlikte ihtiyati haciz teminatı olan 176.505 TL üzerindeki tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini, aksi halde mahkemece belirlenen teminat miktarının arttırılmasına karar verilmesini, ayrıca davacının dosyaya yatırmış olduğu teminatın iadesine muvafakat etmediklerini belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir....
Mahkemece 3.9.2012 tarihli tensip kararı ile davacının ihtiyati haciz talebinin teminatsız olarak kabulü ile dava konusu taşınmazlar üzerine davacının takip konusu 211.887,95 TL'lik alacak ve fer'ilerini karşılayacak tutarda İİK 281/2 madde gereğince ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, davalı ... ve ... vekili tarafından 21.9.2012 ve 9.10.2012 tarihli dilekçelerle ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiş; Mahkemece 23.10.2012 tarihli duruşmada adı geçen davalılar vekillerinin itirazlarının davanın esasına yönelik savunmalar olduğu, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının İİK 281/2 maddesindeki düzenlemeye uygun bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş; red kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....
ve esas yönünden itirazlarının kabulü ile, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir....
DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; Kurumca davacının şirket yöneticiliği nedeniyle hesaplarına haciz konulduğunu, itiraz sonucu hacizlerin kaldırıldığının söylendiğini, daha sonra ihtiyati haciz konulduğunu öğrendiğini, şirketten 28.11.2007 tarihinde istifa ettiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığından takip yapılması halinde itiraz edileceğinden kurumca böyle bir yola gidildiğini, kurum işlemlerinin yasal olmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz, kararının iptalini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının kaldırılmasını talep etmiş olduğu ihtiyati haciz kararının tarihinin 18.11.2019 olduğunu, açılan davanın tarihi 05.12.2019 olup, davacının ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve dava açmak için hak düşürücü süresi olan 15 günlük sürenin geçirilmiş olduğunu, davanın öncelikle bu yönden usulden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1614 D.İş sayılı dosyasında verilen tedbir kararının aynen devamına, karar verilmiştir.Verilen bu karara karşı her ne kadar davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ve dosya dairemize gönderilmiş ise de; 6100 sayılı HMK'nın 394/1. maddesinde, karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebileceği düzenlenmiştir.HMK'nın 341/1-b maddesine göre de, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulması mümkündür.Somut olayda ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararı karşı taraf dinlenmeden dosya üzerinden verildiğine göre, bu kararın doğrudan istinafı mümkün değildir....


