WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Ayına ait görüntüde kullanılmaya başlandığının ve bu haliyle zilyetlik tespiti şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

nin 10/01/2005 tarihli başvurusu üzerine mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenen ve sulhnameye esas alınan zilyetlik tespiti ile söz konusu köyde yapılan 12/02/2009 tarihinden davacı ve abisi ... adına 1/2 oranında tapuya tescil edilerek sonuçlanan kadastro çalışmasıyla örtüşmeyen beyanları içeren … köyü Muhtarı … ve … ile … tarafından imza altına alınan 06/09/2010 tarihli tutanak esas alınmak suretiyle tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu işleme dayanak alınan 06/09/2010 tarihli tutanakta yer alan, söz konusu taşınmazların fiili durumda davacıya ait olduğu, ancak 17/05/2006 tarihinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesinde zilyetliğin davacının abisi ... adına tespit edildiği yönündeki beyan doğru olsa bile; yanıltıcı beyan ve/veya tespit ile zilyetliğe hak kazanan kişiye yapılan yersiz veya fazla (birlikte zilyet olma durumunda) ödeme asıl hak sahibine ödeme yapılmasını engellemeyeceği, davacının...

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Davacının, idareye yaptığı ilk başvuru tarihi olan 29/11/2013 tarihinde zilyetlik tespiti işleminden haberdar olduğu, bu tarihten itibaren 60 gün içinde idarece bir cevap verilmemesi üzerine istem zımnen reddedilmiş sayılacağından, takip eden 60 gün içerisinde yani en son (29/03/2014 günü cumartesi gününe denk geldiğinden) 31/03/2014 tarihinde davanın açılması gerekirken, davalı idare tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine 11/06/2014 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir....

CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaza ilişkin olarak zilyetlik tespiti ve tapu iptali ve tescil davasının taşınmazın satışından önce açılması gerektiğini, taşınmazların 30.1.2019 tarihinde satın alınmasından sonra 17.02.2021 tarihinde dava açıldığını, kadastro tespitlerinin ise 21.09.1998 tarihinde kesinleştiğini, tutanaklara davacı tarafından itiraz edilmeyerek 10 yıllık hak düşürücü sürenin de geçmesi nedeni ile davanın reddini savunmuştur. III....

Davacı, davalılar adına zilyetlik tespiti yapıldığını, hatalı yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazların kendisinin kullanımında olduğuna dair şerh verilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 14120 ada 22, 23, 59, 71 ve 72 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitinde beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere parselin tespit gibi tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine, davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur....

Kanun kapsamında satış sözleşmesinin yapıldığı ve davalıların taksitlerini ödemeye devam ettikleri, satışla Hazinenin mülkiyetinden çıkmış bulunan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilebilme olanağı kalmadığı gibi taşınmazın bir üçüncü kişiye satılmış olması sebebiyle davacının şerhe yönelik talebinin zilyetlik tespiti olarak görülme imkanının da kalmadığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı ve kararda usul ve kanun'a aykırılık bulunmadığı" belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

la 1/2 oranında malik olduğu taşınmazın aynı taşınmazlar olup olmadığı hususunun; davacının katılımı sağlanarak ve başvuru dosyasında bulunan olaya ilişkin tanıklar da keşif esnasında hazır bulundurularak beyanları alınmak suretiyle tüm yönleriyle araştırılıp aydınlatılmasına olanak sağlayacak bir şekilde mahallinde keşif ve tespit işlemi yapılarak açığa kavuşturulduktan sonra tespit edilen mal varlığı değerine göre ve fakat neticede; eşe yapılan ödemeye esas alınan taşınmazlar ile aynı olması durumunda mükerrer ödemeye mahal vermeyecek şekilde işlem tesis edilmesi gerekirken, belirtilen nitelikte keşif ve tespit işlemi yapılmadan ve nitekim, …'ın başvurusu üzerine mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenen ve sulhnameye esas alınan zilyetlik tespiti ile söz konusu köyde yapılan 12/02/2009 tarihinden sonuçlanan kadastro çalışmasıyla örtüşmeyen beyanları içeren … köyü Muhtarı … ve Azalar … ile … tarafından imza altına alınan 06/09/2010 tarihli tutanak esas alınmak...

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile," davalılar tarafından 6292 sayılı Kanuna göre satın alma talebinde bulunulduğu, davalıların dava tarihinden önce 6292 sayılı Kanun uyarınca taksitli taşınmaz satış sözleşmesi yaptıkları, taksitleri ödemeye devam ettikleri, adı geçenlere ait hisselerin Hazine üzerinden ipka edildiği, satışla Hazinenin mülkiyetinden çıkmış olan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilebilme olanağı kalmadığı gibi, taşınmazın bir üçüncü kişiye satılmış olması nedeniyle davacının şerhe yönelik talebinin zilyetlik tespiti istemi olarak görülme imkanı da bulunmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve asıl ve birleşen davanın reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

Köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 29 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları dışarısına çıkarıldığını, taşınmaz üzerinde zilyetlik tespiti yapılırken kendisine ait olması gereken hisselerin davalılar adına tespit edilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle beyanlar hanesindeki davalılar adına tespit edilen 3 er payının iptali ile davalılar adına 2 şer pay ve kendi adına da 2 pay olacak şekilde diğer paydaşların mevcut payları baki kalmak kaydıyla tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... Köyünde 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışmalarının tamamlandığını, zilyetlik tespitinin yasal dayanaklara uygun yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının belirttiği gibi 2 hissenin müvekkili olan davalıya, 2 hissenin ...'a ve 2 hissenin de davacıya ait olduğunu, ancak ...'...

İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu taşınmazlarla ilgili zilyetlik tespiti yapılmadığını, davacının ne zamandır, ne vasıfla kullandığına ilişkin değerlendirme yapılmadığını, davacı lehine zilyetlik şartları oluşmadığını belirterek karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur. C....

UYAP Entegrasyonu