WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ: Zilyetliğin tespiti ve korunması K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık 2/B vasfı ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan 5284 parsel hakkında zilyetliğin tespiti ve beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin iptali ile davacı adına zilyetlik şerhi verilmesi isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 10.01.2013 tarih 1 sayılı Kararı ile hazırlanıp, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 21.01.2013 tarih 1 nolu Kararı ile kabul edilen ve 26.01.2013 tarih 28540 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (16.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 25.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Şöyleki; mahkemece, davada tanık dinlemeksizin, keşifte yerel bilirkişilerin zilyetlik konusunda verdiği bilgi ile yetinilerek hüküm kurulmuştur. Bu tür davalarda, iktisabı sağlayan zilyetliğin ispatı gerekir. Zilyetlik olayları maddi olaylardandır. Maddi olaylar, tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir. Her ne kadar, zilyetlik araştırmasında mahalli bilirkişilerin verdiği bilgi ile yetinilerek hüküm kurulmuş ise de, 6100 sayılı HMK.nun 266 (HUMK.nun 275). maddesinde hangi amaçla bilirkişilerin bilgisine başvurulacağı açıklanmıştır. Bunun dışında, tanık sözleri ile tespiti gereken bir yön için tanık dinlenmeden bilirkişinin bilgisi ile yetinilemez. Zilyetliğin ilk önce tanık sözleri ile tespiti şarttır. Bu yapılmadıkça mahalli bilirkişi sözleri tek başına davada hüküm vermeye yeterli olamaz....

Somut olayda davacının,davalı tarafından yasalara ve sözleşmeye aykırı bir şekilde müvekkil şirketin sözleşme konusu inşaat faaliyetine devam etmesinin engellendiğini, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde idari makamlara başvurular yapılmak suretiyle müvekkilin işgalci olarak nitelendirildiğini, sözleşmeye rağmen inşaat faaliyetlerinin fiilen engellenmesi şeklinde müvekkilin zilyetlik hakkına halel getirilmesi ve müvekkilin zilyetliğinde bulunan taşınırların ve inşaat sahasının davalı tarafından gasp edilmek istendiğini ileri sürerek zilyetlik hakkının tespiti ile davalının haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşmenin 9. Maddesi gereğince müvekkilin kazandığı zilyetlik hakkına vaki müdahalesi nedeniyle 4721 Sayılı TMK 'nın 983. Maddesi hükmü gereğince müvekkilin zilyetlik hakkının korunması amacıyla yapılan saldırının sona erdirilmesi ve tecavüzün refi ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla vaki müdahale nedeniyle müvekkilin uğradığı 5.000....

Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi kapsamında yapılan zilyetlik tespitinin iptali istemine ilişkindir. ... Asliye Hukuk Mahkemesince, aynî hak doğurmayan zilyetliğin tespiti talebi ile ilgili davanın zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının tespitine ilişkin olup sulh hukuk mahkemesinin görev alanında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi ise davanın zilyetlik tespitine itiraza ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mülkiyet Hak Sahipliğinin Tespiti ve Zilyetlik Şerhinin Beyanlar Hanesine İşlenmesi K A R A R Dava dilekçesi ve mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre, dava; kullanım kadastrosuna yönelik tapu kaydının beyanlar hanesine zilyetlik şerhinin tescili istemine ilişkindir. Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 13.01.2018 tarih ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 09.02.2018 günlü ve 2018/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilip 21.02.2018 tarihli ve 30339 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.03.2018 günü yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, "Tarafların sıfatına ve talebin mahiyetine bakılmaksızın 2924 sayılı Kanun maddesi uyarınca 2/B alanlarında yapılan kullanım kadastrosundan veya kesinleşmiş 2/B alanları hakkında zilyetlik ve muhdesat şerhi verilmesi isteminden kaynaklanan davalar nedeniyle verilen.." hüküm ve kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (16.)...

Taşınmazın satılmasından sonra davaya zilyetlik şerhi verilmesi olarak devam edilemez ise de, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin tespiti yönünden hüküm kurulmasına engel yasal bir düzenleme mevcut olmadığı gibi davacının zilyetliğinin tespiti isteminde bulunmasında da, sonrasında ileri sürülecek hak talepleri açısından hukuki yararı mevcuttur. Bu nedenle, yargılama sırasında taşınmaz malikinin değiştiğinin anlaşılması karşısında dava, kullanım kadastrosu sonucu oluşan tespit ve tescile itiraz davası olmaktan çıkmış, zilyetliğin tespiti davasına dönüşmüştür. Hal böyle olunca; davacının taşınmazdaki zilyetliğinin tespitine karar verilmesi gerekirken zilyetlik şerhi verilmesi yönünde hüküm tesisi hatalı olmuştur …” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Direnme Kararı: 11....

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, tutanağın beyanlar hanesinde gösterilen muhdesat ve zilyetlik şerhine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır ve çekişmeli taşınmaz Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmıştır Ancak, bu işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/18 Esas sayılı davasında davalıların cevap dilekçesi ekinde sundukları zilyetlik devir sözleşmeleri ile haberdar olduklarını, taşınmazların gerçekte mirasbırakan tarafından davalılara bağışlandığını, davalıların mirasbırakanını kandırdıklarını ileri sürerek muvazaa, ehliyetsizlik, bağış ve geçersiz olmaları nedeni ile Zonguldak 2. Noterliğinin 17.10.2010 tarihli 2930 yevmiye numaralı, 15.02.2001 tarihli 3487 yevmiye numaralı zilyetlik devir sözleşmelerinin iptaline, davaya konu taşınmazların mirasbırakanın sağlığında yapıldığını ve taşınmazda kendilerinin miras payları oranında haklarının olduğunun tespitine, davalıların taşınmaza vaki haksız elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmişler, 01.12.2014 tarihli ıslah dilekçeleri ile davaya konu dairelerin mirasbırakanın sağlığında yapıldığının tespiti ile miras paylarına isabet eden alacağın davalılardan tahsilini istemişlerdir....

Kadastro Mahkemesindeki 2010/2577 Esas sayılı bu dava derdest iken çekişmeli taşınmazın askı ilan tarihleri olan 07.09.2010 ve 06.10.2010 tarihleri arasında dava açılmadığı belirtilerek 07.10.2010 tarihinde tespiti kesinleştirilerek sehven tapu kaydı oluşturulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne aynı taşınmaz hakkında 11.03.2011 tarihinde dava açılmış, 2011/456 Esas numarası alan bu dosyada davacılar ...ve arkadaşlarının davasının kabulüne karar verilerek taşınmazın tamamı hakkında davacılar lehine zilyetlik şerhi verilmiştir. Bu dosyanın Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda kullanım kadastrosu tespiti kesinleşmediğinden görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarılması gereğine değinilmiştir....

İstinaf Sebepleri Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, aynı taşınmazla ilgili iki ayrı kesinleşmiş karar olduğundan idarenin hak sahibine satış yapamadığını, hukuki boşluk oluştuğunu, mahkemece bu hususun çözümüne yönelik herhangi bir gerekçenin belirtilmediğini, dosyaların birleştirilerek karar verilmesi gerektiğini, zilyetlik tespiti davalarında Hazinenin yasal hasım konumunda olduğundan dava sonunda hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını ileri sürerek, ilk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasınına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı birlikte belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

UYAP Entegrasyonu