Satışla Hazinenin mülkiyetinden çıkmış olan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilebilme olanağı kalmadığı gibi, taşınmazın bir üçüncü kişiye satılmış olması nedeniyle davacının şerhe yönelik talebinin zilyetlik tespiti istemi olarak görülme imkanı da kalmamıştır. Hal böyle olunca; davanın konusuz kalması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 17.12.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi. G/K...
Dosya kapsamından; uyuşmazlığın özünde dava konusu taşınmazın idarece yapılan satışına dayanak teşkil eden zilyetlik tespiti işleminin hukuka uygun olup olmadığı, buradan hareketle haklarındaki dava tefrik edilen kişiler adına oluşturulan tapu kayıtlarının yolsuz olup olmadığı noktalarında toplandığı, davacının isteminin de öncelikle tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminata yönelik olduğu gözetildiğinde davanın görüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, uyuşmazlığın esastan incelenerek karara bağlanması gerekirken, idari yargının görevli olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil (Zilyetlik tespiti) ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.05.2011 gün ve 117/387 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak idari yoldan Hazine adına tescil edilen 1297 parsel kapsamında kalan yaklaşık 5 dönümlük taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline, yargılamanın ilerleyen safhalarında Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığına tahsis edilmesi nedeniyle taşınmaz zilyetliğinin müvekkili adına tespitine karar verilmesini istemiştir....
Dava, zilyetlik tespiti ile tapu kaydına şerh verilmesine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu 14.03.1975 tarihinde tamamlanmış ve kesinleşmiş, davacının dava ettiği taşınmazlar, çalılık olarak tapulama harici bırakılmıştır. Taşınmazların bulunduğu yerde 23.02.1967 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Kanununun 1. maddesine göre Devlet Ormanlarının tespit ve tahdidi, 15.06.1990 tarihinde kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonu ve 2/B uygulaması, 23.09.2010 tarihinde kesinleşen 3402 sayılı Kanun gereği Ek madde 4 çalışması yapılmıştır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokide (A, B, C, D, E) kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 16/06/2016 gününde oy birliği ile karar verildi....
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra dosya arasına celbedilen çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının incelenmesinden; taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış neticesinde önce 21.2.2014 tarihinde ... adına, bilahare 24.3.2015 tarihinde ise davalı gerçek kişiler adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. 6292 sayılı Yasa gereğince satış yolu ile mülkiyeti başkasına devredilen taşınmaz hakkında, kullanıcı şerhi verilmesi istemi ile açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gibi, çekişmeli taşınmazın Hazine mülkiyetinden çıkarak satılmış olması nedeniyle davacı yanın şerhe yönelik talebinin zilyetlik tespiti istemi olarak görülme imkanı da kalmamıştır. Dolayısı ile, Dairemizin önceki tarihli bozma ilamı, taşınmazın güncel tapu kaydı dosya arasında bulunmadığından maddi hataya dayalı olup, maddi hataya dayalı bozma ilamına uyulması, taraflar açısından usuli kazanılmış hak oluşturmaz....
Kanunun 2/B madde uygulaması ile ... adına ... sınırları dışına çıkarılan 2690 parsel sayılı taşınmazın eylemli ... ve ham toprak olarak tespit edildiğini, taşınmazın 6000 m²’lik kısmının kendi zilyetliğinde olduğunu, eylemli ... ve ham toprak olmadığını ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile kendi adına zilyetlik tespiti yapılmasını istemiştir. ... Kadastro Mahkemesinin kapatılması üzerine dosya ... Kadastro Mahkemesine devredilmiş, yargılama sırasında dava konusu yerin 2690 parsel sayılı taşınmaz içinde olmadığı, tescil harici yerde kaldığı anlaşılmış, kadastro mahkemesince davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucu dava konusu taşınmazın öncesinin 3116 ... Kanununa göre yapılan ... Devlet Ormanı tahdit içerisinde kalması nedeniyle ... sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir....
ın bu taşınmaza 152 m² girdiğini, bu nedenle adına zilyetlik tespiti yapılmasını istemek zorunda kaldığını belirterek, 513 parselin hatalı yapılan tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve davasını Hazine ile ... ...'a yöneltmiştir. Davacı 17.06.2013 tarihli dilekçesi ile duruşma sırasında alınan beyanlarında ise, “513 sayılı parselin zaten kendi adına tespit gördüğünü, dava dilekçesinde maddi hata yaptığını, davasının 512 sayılı parsele yönelik olduğunu açıklamıştır. Kadastro Mahkemesince, “uyuşmazlığın mülkiyet ihtilafından kaynaklandığı ve asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu” gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, “kadastro mahkemesince davanın hangi taşınmaza ilişkin olduğunun tespit edilemediği, kadastro mahkemesince ihtilaf konusu taşınmazın keşfen belirlenmesi ve bu yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesi gerektiği” gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....
Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilen hususların tam olarak karşılanmadığını, dava konusu taşınmazlarla ilgili zilyetlik tespiti yapılmadığını, davacı yönünden zilyetlik şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın ham toprak vasfında Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 2....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/458 Esas ve 2012/545 karar sayılı 27.03.2012 karar tarihli 27.09.2012 tarihinde kesinleşen davacının açtığı zilyetlik tespiti davasında, 11.01.2005 tarihli senetle satın aldığı tarihten itibaren zilyetliği devir aldığı ve bu taşınmazın emlak kaydının oluştuğu, davacı tarafından emlak vergilerinin ödendiği, dosyada ilk malik olduğu söylenen davalı ... adına kayıtlı herhangi bir emlak vergi ödemesinin yapıldığına dair bir bilginin bulunmadığı, davacı ... tarafından Sultanbeyli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2011/458 Esas ve 2012/545 Karar sayılı dosyanın 27.09.2012 tarihinde kesinleşmesi ile taşınmazın beyanlar hanesine “11/01/2005 tarihinden itibaren ...’nun fiili kullanımındadır” şerhinin işlendiği; davalı ... tarafından İstanbul Anadolu 5....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ASLİ MÜDAHİL : Orman İdaresi DAVA TÜRÜ : Zilyetlik Tespiti, Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı gerçek kişinin davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ...Köyü çalışma alanında bulunan 3800 parsel sayılı 2.190 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, dava dışı 2416 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt miktar fazlası olduğu belirtilerek tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve 26.03.1991 tarihinde kesinleşerek tescil edildikten sonra, 18.06.1993 yılında yapılan ifraz işlemi neticesinde iki parsele ayrılarak 3800 parsel sayılı taşınmaz 138 metrekare yüzölçümü ile, 4340 parsel sayılı taşınmaz ise 2052 metrekare yüzölçümü...


