WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Bununla birlikte, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının zilyetliğinde iki katlı bir evi bulunduğu hususunun inşaat bilirkişisi tespiti ile sabit olduğundan, 5233 sayılı Kanun uyarınca söz konusu eve ilişkin olarak zarar tespiti yapıldıktan sonra tespit edilen bedelin davacıya teklif edilmesi gerektiği gerekçesine de yer verilmiş ise de; Mahkeme kararı gereği yerine getirilirken kadastrosu tamamlanan yerlerde mülkiyet durumunun esas alınması, bu bakımdan zilyetlik iddiasında bulunulan yerlerin ya da daha önce yapılmış olan keşiflerde başvurucu lehine tespit edilmiş olan taşınmazların, tapu kayıtlarının gerek davacıdan (başvurucudan) istenilmesi, gerekse davalı idarece araştırılması, zilyetlik iddiası ile kadastro tespiti arasında var olabilecek farklı durumların nedeninin davacıdan (başvurucudan) (belge, sözleşme, dava vs. ile) ispatlanmasının istenilmesi gerekmekte olup; bu ispatın gerçekleştirilemediği tapusu bulunmayan taşınmazlar hakkındaki zilyetlik iddialarının ise dinlenmeyeceği...

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, tutanağın beyanlar hanesinde gösterilen zilyetlik şerhine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 26/07/2007 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Dava, 3402 Sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespitindeki zilyetlik şerhine itiraza ilişkindir. Husumet ... Kadastro Müdürlüğüne yöneltilmiştir. Dava, ister taşınmaz mülkiyetinin aktarılmasına ilişkin kadastro tespitine itiraz, isterse 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tespiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak açılmış olsun, kural olarak; bu tür davaların, tespit malikleri ile tutanağın beyanlar hanesinde isimleri yazılı kişi ya da kişilere husumet yöneltilerek açılması zorunludur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosu Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı; Anamur Bozdoğan Köyü ... mevkii, 193 ada 13 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 40 yıldır kendisinin zilyetliğinde olduğunu, parselin tamamını imar ve ihya ettiği ve davalıların hiç zilyetlik ve hak iddiaları olmadığı halde parselin zilyet tespiti sırasında kendi isminin yanında davalıların da isimlerinin taşınmazın beyanlar hanesine zilyet olarak geçtiğini, davalıların davaya konu taşınmazda zilyetliklerinin olmadığını ileri sürerek -fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla- parselin beyanlar hanesindeki davalılara ait zilyetlik şerhlerinin iptal edilmesine ve taşınmazın tamamının tek zilyeti olduğunun tespiti ile bunun...

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, tutanağın beyanlar hanesinde gösterilen muhdesat ve zilyetlik şerhine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır ve çekişmeli taşınmaz Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmıştır Ancak, bu işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır....

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, tutanağın beyanlar hanesinde gösterilen muhdesat ve zilyetlik şerhine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır ve çekişmeli taşınmaz Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmıştır Ancak, bu işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır....

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, tutanağın beyanlar hanesinde gösterilen muhdesat ve zilyetlik şerhine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır ve çekişmeli taşınmaz Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmıştır Ancak, bu işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır....

Bunun dışında, tanık sözleri ile tespiti gereken bir yön için tanık dinlenmeden bilirkişinin bilgisi ile yetinilemez. Zilyetliğin ilk önce tanık sözleri ile tespiti şarttır. Bu yapılmadıkça mahalli bilirkişi sözleri yalnız başına bir delil olamaz. Mahalli bilirkişinin zilyetlik konusundaki sözleri; ancak, zilyetliğin tespiti maksadı ile dinlenilen tanıkların sözlerinin doğruluğunu gösteren bir bilgi olarak gözönünde tutulabilir. Bu itibarla zilyetlik olaylarının açıklandığı gibi tanık sözleri ile ispat edilebileceğinin gözönünde tutulması, davacı, dava dilekçesinde açıkça tanık deliline dayandığına göre, öncelikle, davacıya tanıklarını liste halinde vermesi için usulüne uygun kesin süre ve imkan verilmesi, belirlenen yerel bilirkişi listesinde yer alan kişiler ile taraf tanıklarının HMK.nun 240, 243 ve 259. maddeleri uyarınca davetiye ile keşif yerine çağrılarak, aynı Kanunun 259/2 ve 290/2....

nın 2/B maddesi kapsamında yapılan zilyetlik tespitinin iptali istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın taşınmaz üzerindeki üstün zilyetliğin tespiti ile korunmasına ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davanın zilyetlik tespitine itiraza ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Dosya kapsamından, 6831 S.Y.'nın 2/B maddesi uyarınca zilyetlik tespitinde hata yapıldığı belirtilerek, ...,... ada 3 parsel sayılı taşınmazda davalı lehine yapılan tespitin iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Dava, 24.12.2012 tarihinde açıldığına, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 11. maddesinde öngörülen 30 günlük askı ilanı süresinin geçmiş olduğunun anlaşılmasına göre, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince Antalya 6....

Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında yapılan zilyetlik tespitinin iptali istemine ilişkindir. ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın taşınmaz üzerindeki üstün zilyetliğin tespiti ile korunmasına ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... 5.Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davanın zilyetlik tespitine itiraza ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Dosya kapsamından, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca zilyetlik tespitinde hata yapıldığı belirtilerek, ... ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan 28205 ada 36 parsel sayılı taşınmazda davalı lehine yapılan tespitin iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır....

Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında yapılan zilyetlik tespitinin iptali istemine ilişkindir. Asliye hukuk mahkemesince, uyuşmazlığın taşınmaz üzerindeki üstün zilyetliğin tespiti ile korunmasına ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh hukuk mahkemesi ise, davanın zilyetlik tespitine itiraza ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Dosya kapsamından, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca zilyetlik tespitinde hata yapıldığı belirtilerek, ... İli ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan 28254 ada 497 parsel sayılı taşınmazda davalı lehine yapılan tespitin iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu