WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Satışla Hazinenin mülkiyetinden çıkmış olan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilebilme olanağı kalmadığı gibi, taşınmazın bir üçüncü kişiye satılmış olması nedeniyle davacının şerhe yönelik talebinin zilyetlik tespiti istemi olarak görülme imkanı da kalmamıştır. Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılara iadesine, 28.12.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Köyü 120 ada 7 parsel sayılı taşınmazın öncesinde babası, 1991 yılından bu yana da vekil edeni olan davacının kesintisiz olarak fiili kullanımında bulunduğunu, taşınmaz üzerinde bağ ve diğer tarımsal ürünler yetiştirdiğini, davacının ecrimisil ödemesine rağmen adına zilyetlik tespiti yapılmadığını ileri sürerek, taşınmazda davacının zilyet olduğunun tespiti ile tespit tutanağının bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir....

Belediyesine dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeden, delillerini sunması için süre verilmeden, işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi ya da şerhin değiştirilmesi için taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olması gerekli olup, taşınmazın 16.01.2014 tarihinde satışla Hazine mülkiyetinden çıkmış olması nedeniyle beyanlar hanesine şerh verilme olanağı kalmadığı ve davacının talebinin zilyetlik tespiti istemine dönüşmüş olacağının da göz ardı edildiği belirtilerek bu durumda Mahkemece; ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Zilyetlik Tespiti ... mirasçıları ... ve müşterekleri, müdahil davacılar İslim Doğan ve müşterekleri ile Hazine, Bozova ... ve DSİ Genel Müdürlüğü aralarındaki zilyetlik tespiti davasının kabulüne dair Bozova Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.11.2010 gün ve 4/291 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili ile DSİ Genel Müdürlüğü vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacılar ile davaya katılanlar vekili, 295 parselin ortak miras bırakan ... tarafından uzun yıllar tarım arazisi olarak kullanıldığını, 1951 yılında ölmesi üzerine mirasçılarına kaldığını, ancak, kadastro mahkemesi kararıyla Atatürk Baraj gölünün daimi nitelikteki suların altında kalması nedeniyle tescil harici bırakıldığını açıklayarak; dava konusu taşınmazın mülkiyetinin ... mirasçıları adına tespitine karar verilmesini...

in yazıldığını belirterek, taşınmazın ½'şer paylarla davalı ve kendi adına zilyetlik tespiti görmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabülü ile dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağında beyanlar hanesindeki 2 numaralı bendin iptali ile ''2- Taşınmaz ... oğlu ... ve ... oğlu ...'in ½ paylı olarak kullanımındadır" yazılmak suretiyle tespit ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece davanın KABULÜ yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda bulunan Hazine ile H.Y.U.Y.'...

Davacı 06/07/2010 tarihli dilekçesiyle, ... mahallesi 8227 ada 1 ve 2 parsellerde kendisi de varis olduğundan çekişmeli parsellerde kendi adına da zilyetlik tespiti yapılmasını talep ederek dava açmıştır. Mahkemece sadece 8227 ada 1 nolu parselle ilgili hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalılardan Kadastro Müdürlüğü adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir....

Davacılar, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik dava açmışlarsa da, dava konusu 174 ada 21 parsel sayılı taşınmaz yargılama sırasında 6292 sayılı Yasa uyarınca satılmak suretiyle davalılara geçmiş olup, bu nedenle davacılar tarafından dava ıslah edilmek suretiyle tapu iptali ve tescil davasına dönüştürülmüştür. 6292 sayılı Yasa gereğince satış yolu ile mülkiyeti başkasına devredilen taşınmaz hakkında, Hazineye karşı tapuda kullanıcı şerhi verilmesi istemi ile açılan davanın dinlenme olanağı bulunmamakta olup, esasen davacılar davayı tapu iptali ve tescil olarak ıslah ettiğinden ortada zilyetlik şerhine yönelik bir dava bulunmadığı gibi, taşınmazın Hazine mülkiyetinden çıkarak bir üçüncü kişiye satılmış olması nedeniyle davacı yanın şerhe yönelik talebinin zilyetlik tespiti istemi olarak görülme imkanı da kalmamıştır....

İlk Derece Mahkemesi dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, orman vasfını taşımadığı, fakat orman vasfını sonradan kaybettiği ve bu nedenle orman sınırları dışına çıkarıldığı kanaatiyle zilyetlik ya da imar ve ihya yoluyla kazanımın mümkün olmadığı, davacının da zilyetlik tespiti talebinin olmayıp mülkiyet iddiasına dayandığı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir....

Hal böyle olunca, davacı tarafın taşınmazda fiili kullanımının olduğunun taşınmazın maliki olan davalı Hazine'ye karşı da kanıtlaması gerektiği ve taraflarca ibraz edilen ve tek başına zilyetliği kanıtlamaya yeterli olmayan emlak vergisi makbuzları esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilemeyeceği düşünülmeli, tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri toplanmalı, taşınmaz başında fen ve zirai bilirkişi, mahalli bilirkişi ve zilyetlik tanıkları ve 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi uyarınca Hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında gerektiğinde tutanak bilirkişileri de tanık olarak çağrılmak suretiyle taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın tümüne ilişkin zilyetlik tespiti istendiği dikkate alınarak, yapı niteliğindeki muhdesatlar haricinde kalan taşınmaz bölümlerinin de kim tarafından, hangi surette kullanıldığı, kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı mahalli bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorularak saptanmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe...

Belediyesine dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeden, delillerini sunması için süre verilmeden, işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi ya da şerhin değiştirilmesi için, taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olması gerekli olup, taşınmazın ....01.2014 tarihinde satışla ... mülkiyetinden çıkmış olması nedeniyle beyanlar hanesine şerh verilme olanağı kalmadığı ve davacının talebinin zilyetlik tespiti istemine dönüşmüş olacağı da göz ardı edilmiştir. O halde mahkemece ... Belediyesine dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmeli, davaya karşı diyecekleri ve delilleri ayrı ayrı sorulup saptanmalı, delil gösterdiği takdirde delilleri toplanmalı, bundan sonra davaya zilyetliğin tespiti davası olarak devam edilerek kullanım kadastrosu yapıldığı tarih itibarı ile fiili kullanım durumunun tespiti yönünden tarafların delilleri değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekir....

UYAP Entegrasyonu