WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

. - 2019/71 K. sayılı ek kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekilinin 01/06/2021 havale tarihli dilekçesi ile dosyanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kaldırılması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebi üzerine mahkemece 10/06/2021 tarihli ek kararıyla davacı tarafça 30/01/2019 tarihli dilekçe ile zayi belgesi verilmesi talepli açılan davada 31/01/2019 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, kararın davacı ...'ne 29/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat parçası üzerinde temsile yetkili kişi çarşıya gitmiş olduğundan katip Muhammed Yağan'a tebligatın yapıldığı, Tebligat Kanunu'nun 17, 20 ve 21. maddeleri uyarınca tebligatın usule uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kaldırılması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 12....

maddesine açıkça aykırı yapıldığı, bu hali ile yapılan tebligatın usulsüz olduğu, dolayısı ile borçluya satış ilanının usulünce tebliğ edilmemesi başlıbaşına ihalenin feshi sebebi olduğu gerekçesi ile ihalenin feshine karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; tebligatın davacı şirketin Ticaret Siciline kayıtlı adresine yapıldığı, adresin kapalı olması nedeniyle 2 nolu ihbarnamenin davacı şirketin sicil adresinin bulunduğu adresin kapısına yapıştırıldığı, bu durumda tebligattan haberdar olunmadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ve satış ilanı tebligatının usulüne uygun olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine ve para cezasına hükmedildiği, borçlunun temyiz kanun yoluna başvurduğu görülmektedir. Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir....

İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında tebligatta adı geçen ... isimli komşuyu tanıyan ve bilen olmadığı, bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu gerekçesi ile usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile borçluya takip dosyasından gönderilen ödeme emrini içerir tebligatın usülsüzlüğünün tespiti ile tebliğ tarihinin TK'nın 32. maddesi gözetilerek 26.11.2020 tarihi olarak belirlenmesine, borçlunun araç, taşınmaz ve banka hesaplarına konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar istinaf başvurusunda bulunmuştur....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tebliğe çıkarılan 89/1. ve 89/2. haciz ihbarnamelerinin Tebligat Kanunu'nun 21/1, 23/7 maddeleri ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30, 31. ve 35. maddelerine aykırı olarak yapıldığı, 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamesi tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu ancak şikayetçiye 1. ve 2. haciz ihbarnamelerinin tebliğ olunduğu aynı adrese tebliğe çıkarılan 89/3. haciz ihbarnamesinin iade dönmesi üzerine AKS sisteminde kayıtlı aynı adresine mernis beyanı şerh olunarak tebliğe çıkarılan 89/3 haciz ihbarnamesinin, Tebligat Kanunu 21/2 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi gereğince usulüne uygun olarak 20.01.2020 tarihinde tebliğ olunduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile asıl davada şikayetin reddine, usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne...

Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emri tebliğinin alacaklı ile aralarındaki sözleşmede yer alan adreslerine yapılmadığını, tebliğin yapıldığı adreste bulunan sanal ofiste kendi çalışanlarının bulunmadığını, tebligatı teslim alan şahsın, borçlu şirketin müdürü/yetkilisi/çalışanı olmadığını ileri sürerek usulsüz tebligat şikayetiyle birlikte icra müdürlüğüne yapılan itirazın süresinde olduğunun kabulü ile hacizlerin kaldırılması isteminde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince şikayete konu tebligatın, borçlu şirket yetkililerinin tevziat saatlerinde nerede...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir." "(Ek fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."...

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, « «Dosya kapsamına göre, sanık için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195. maddesi gereğince düzenlenecek uyarılı davetiyenin, öncelikle bilinen son adresine (sanığın Mahkemeye bildirdiği veya daha önce kendisine geçerli bir tebligat yapılmış olan ya da Tebligat Kanunu’nun 35/son maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara sanık tarafından bildirilmiş bulunan adrese) gönderilmesi; tebligat memurunca, sanığın adresini değiştirmesi ve yeni adresinin belirlenememesi nedeniyle davetiyenin tebliğ edilemeyerek iade edilmesi durumunda, bu kez Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden doğrudan sözü edilen 35. maddeye göre yapılan usulsüz tebligata dayanılarak ve bu nedenle sanığın savunma hakkı kısıtlanarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.» » denilerek, anılan hükmün bozulması istenmiştir....

nın 157/1, 62, 43/1, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, 13/11/2019 tarihli dilekçesiyle, yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünü tebliğ almadığı, yapılan tebliğin usulsüz olduğundan bahisle eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz başvurusunda bulunduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığın yokluğunda verilen 21/06/2018 tarihli mahkumiyet hükmünün, sorgusunda beyan ettiği adrese çıkarılan tebligatın iadesi üzerine, sanığın MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre usulüne uygun olarak 27/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 13/11/2019 günlü...

çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, yokluklarında karar verilen, suçtan zarar gören ve katılma talebi bulunduğu halde bu hususta bir karar verilmeyen müşteki ... ve katılan ... ile katılan sanık ...'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşüldü; Sanığın, 08/04/2016 tarihli dilekçesiyle, yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünü tebliğ almadığı, yapılan tebliğin usulsüz olduğundan bahisle eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz başvurusunda bulunduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu gözetilerek yapılan incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde yer alan, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır....

UYAP Entegrasyonu