"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : GÖLCÜK AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2015 NUMARASI : 2014/65-2015/181 Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması-indirilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosya içerisinde bulunması gereken Gölcük 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin(Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2009/116 Esas 2010/83 Karar sayılı dosyasına rastlanılamamıştır. Ayrıca Tebligat Kanununun 17. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesine göre, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır....
K.. aralarındaki nafakanın kaldırılması davasına dair İstanbul .... 6. Aile Mahkemesinden verilen 27/05/2014 günlü ve 2010/93 E. - 2014/503 K. sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 02/03/2015 günlü ve 2014/16700 E. - 2015/3199 K. sayılı ilama karşı davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesine göre; belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ, aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır....
a tebliğine ilişkin mazbatada, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince, mahalle muhtarına yapıldığı görülmekte ise de mazbatada muhatabın geçici olarak adreste bulunmama sebebi tevsik edilmemiştir. Bu haliyle davalı ...'a aynı zamanda hasım durumunda bulunan davacı kadının oturduğu yer olan adreste yapılan bölge adliye mahkemesi kararının tebliği usulsüz olup, bölge adliye mahkemesi kararının yukarıda bahsedilen usullere uygun biçimde ...'a tebliği ile temyiz süresi de beklenildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi. 02.12.2019 (Pzt.)...
Mahkemece, her ne kadar, takip dayanağı kira sözleşmesinde yazılı kiralanan taşınmazın adresinin borçlu ... yönünden bilinen son adres olup, bu adrese tebligat gönderilmeden takip talebine başka bir adresin yazılarak tebligat yapılmasının usulsüz olduğu kabul edilmiş ise de, adı geçen borçlu, kefil sıfatıyla kira sözleşmesini imzalamış olup, kiralanan taşınmazın adres bilgisi yerinde yazılı adresin, borçlu ... yönünden bilinen adres olduğunun kabulü mümkün değildir. Takip talebi ve ödeme emrinde yazılı adres, bu borçlu yönünden bilinen son adres olup, buraya gönderilen tebligatın bila tebliğ iade edilmiş olması nedeniyle mernis adresi olmasından dolayı aynı adrese TK'nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebliğ işlemi usule uygundur....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde belirlendiği, borçlu şirketin tebligat adresinin, ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerektiği, somut olayda, ödeme emri tebliğ evrakının takip talebi eki olarak sunulan noter satış sözleşmesinde belirtilen şirket adresine gönderildiği, bu adresin borçlunun 24.06.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen adresinden önceki adresi olduğu, ödeme emri Ticaret Sicil Gazetesi ilan tarihinden sonra 06.08.2020 tarihinde TK'nın 21/1 maddesi gereğince tebliğ edildiği, davacı şirketin yeni adresinin Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmesi nedeniyle adresin bilinmediği savunmasının kabulünün mümkün olmadığı,...
Birleşen dosya davacısı vekili tarafından istinaf başvuru dilekçesinde; asıl borçlu açısından zamanaşımı yönünden şikayetin kabulü ile bu durumda 89 borçlusunun da etkileneceğinin açık olduğunu, şikayetçiye yapılan tebligatların usulsüz olduğunu beyanla usulsüz tebligat şikayetinin reddi yönünde verilen kararın kaldırılması istenmiştir. C....
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan tebligatın usulsüz olduğu nitekim aynı şekilde yapılan tebligatın usulsüz olduğuna dair ... Vergi Mahkemesinin kararı bulunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ......
Dosyada daha önceden bu adrese yapılıp da bila ikmalen iade edilen bir tebligat bulunmamaktadır. Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. m. 10/1). Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar (Teb. K. m. 10/2)....
rağmen, tüm tebligatların usulsüz yapıldığını, müvekkil yargılamadan hiç haberdar olmadığını, dosyadaki tüm tebligatlar usul ve yasaya aykırı olup, savunma ve delil sunma hakkımızı usulsüz tebligatlar nedeniyle davadan haberdar olmadığımızdan kullanılamadığını,Tüm bu sebeplerle Mahkemenin yargılanmanın yenilenmesine karar vermesi gerekirken, talebimizin reddi hususunda hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14.02.2023 Tarih, 2022/797 Esas 2023/94 Karar sayılı ilamı ile, müvekkile gönderilen İ.İ.K. 89/1 haciz ihbarnamesinin usulsüz olduğu ve itiraz olması nedeniyle İ.İ.K. 89/2 ve İ.İ.K. 89/3 maddesine göre tebliğ edilen haciz ihbarnameleri de geçerli olmadığından iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini,müvekkilinin dava konusu menfi tespit davasının açılmasında bir kusuru bulunmadığını, Tebligat Kanunu'na aykırı, usulsüz tebligat yapıldığını bilen davalı alacaklının buna rağmen İİK 89/2 ve İİK 89/3 gönderilmesi için talepte bulunduğunu, davanın açılmasına sebebiyet verenin, usulsüz tebligatı bildiği halde icra işlemlerine devam eden davalı alacaklı olduğunu, HMK 312/2md dikkate alındığında davalı taraf davayı kabul etmiş olsa bile, diğer şart gerçekleşmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olması gerekirken, bu yönde karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını...


