e tebliğ edildiği” şerhi ile tebliğ edildiği, sunulan rapora göre borçlunun 21.06.2021 tarihinde hastaneye yattığı ve 02.07.2021 tarihinde hastaneden çıktığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih itibariyle borçlunun hastanede olduğu, ödeme emri tebliğ mazbatasındaki beyanın gerçeği yansıtmadığı, her ne kadar dava gecikmiş itiraz olarak açılmış ise de hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu, borçluya çıkarılan ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile tebligat tarihinin düzeltilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B....
Eski hale getirme talebi, karar düzeltme yoluna başvuru hakkının düşmesine dayalı olarak istendiğine göre, bu talebin Yargıtay'ca incelenip karara bağlanacağında kuşku yoktur. Davalı-karşı davacının ibraz ettiği belgelerden M.. B..'nun işçisi olmadığı, iş hanında kapıcı olduğu anlaşılmaktadır, o halde tebliğ, Tebligat Kanununun 17. maddesine aykırıdır.Bu itibarla eski hale getirme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı-karşı davacının karar düzeltme talebine hasren yapılan incelemeye gelince: Davalı-karşı davacı Yargıtay ilamının tebliğinin usulsüz olduğunu iddia edip, bu nedenle eski hale getirme talebinde bulunmuş ve talebi kabul edilmiş ise de, tebligatı 14.09.2015 tarihi Yargıtay ilamı karar düzeltme talebinde bulunan tarafa 14.09.2015 günü tebliğ edilmiş ve fakat söz konusu karara karşı yasada öngörülen (HUMK.440/1) onbeş günlük süre geçtikten sonra 18.11.2015 tarihinde verilen dilekçe ile karar düzeltme talebinde bulunulmuştur....
Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamaya ilişkin düzenlenen birinci ve ikinci celseye ait duruşma tutanaklarında zabıt katibinin ıslak imzası ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan kontrole göre elektronik imzasının bulunmadığı anlaşılmakla, söz konusu imza eksikliğinin tamamlanmasının ardından tebligatın muhatabın bilinen en son adresine yapılması, bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmaması veya tebligat yapılamaması halinde adres kayıt sistemindeki adresine tebligat yapılması gerektiği, bu adrese de tebligat yapılamaması durumunda ise aynı Kanunun 21/2. maddesi gereğince mernis adresine tebligat yapılması gerektiği halde ilk derece mahkemesince yokluğunda verilen hükmün sanıktan şikayetçi olmakla birlikte katılma talebi hakkında karar verilmeyen müşteki Yasemin'in mernis adresine koşulları oluştuğu takdirde 7201 sayılı sayılı Kanunun 21/2. maddesine göre tebliği şerhiyle gönderilip muhatabın adreste hiç oturmadığının veya...
Tebligat mazbatasında, muhatabın "görevde" olduğu bilgisinin kimden alındığı belirtilmediği gibi, borçlunun tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği de tesbit edilmemiştir. Bu durumda yukarıdaki yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda, borçlu 01.12.2015 tarihinde ...1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/1100 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin iptali istemi ile dava açmış ise de, ilk çıkan ve iade gelen tebligatın örnek 4-5 icra emrini ihtiva ettiği, alacaklı vekilinin talebi ile borçluya, genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin 02.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, borçlunun, takibin iptali istemi ile 01.12.2015 tarihinde dava açtığı ve takipten bu tarihte haberdar olduğu gerekçesi ile usulsüz tebligat şikayeti reddedilmiş ise de, örnek 7 ödeme emri 02.12.2015 tarihinde tebliğ edildiğinden borçlunun 01.12.2015 tarihi itibariyle icra takibinden haberdar olduğu kabul edilemez....
Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK'nun 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E. - 1991/344 K. sayılı kararı). Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için usulsüz de olsa bir tebligatın varlığı ön koşuldur. Eş söyleyişle, henüz ortada usulüne uygun olmayan bir tebligat dahi bulunmazken, böyle bir tebligatın gönderileceği öğrenilmiş olsa bile, bu şekilde sonraki bir tarihte yapılacak tebligata muttali olunduğunun kabulüne olanak yoktur. Usulsüz tebligatın yapıldığı tarihten sonraki bir tarihte gerçekleşen ittıla ile ancak bu tebligat geçerli sayılabilecektir. Somut olayda, borçluya gönderilen ödeme emrinin 15.10.2015 tarihinde bila ikmal iade edildiği, sonrasında da borçluya, usulsüz de olsa, herhangi bir ödeme emri tebliğinin yapılmadığı görülmekle yapılan tebligat yok hükmünde olduğundan, borçlunun öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulü mümkün değildir....
Tebligat Kanununun 10/2 ve 21/2. maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması ve bu hükme göre tebliğ edilmesi, yukarıda belirtilen hükümlere aykırı olduğundan ve muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından usulüne uygun değildir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; davalı ...'a yapılan gerekçeli karar tebligatının yukarıda açıklanan ilke ve kurallara aykırı olarak TK'nın 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, davalı adına önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK'nın 21/2. maddesine göre yapıldığı ve usulsüz olduğu görülmüştür....
nın UYAP kayıtlarında tebliğ tarihinde cezaevinde bulunduğu, bu nedenle sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu bu suretle sanığın 18.02.2011 tarihli talebi doğrultusunda gerekçeli kararın adı geçen sanığa tebliği için mahkemece müzekkere yazıldığı ancak dosya içeriğinde gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine dair tebellüğ belgesinin bulunmadığı anlaşıldığından, anılan eksikliğin giderilmesinden sonra ve gerekirse ek tebliğname de düzenlenerek temyiz incelemesi için Dairemize iade edilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Hakkında yokluğunda hüküm kurulan sanıklardan ...’e 02/12/2013 tarihinde ceza infaz kurumunda yapılan tebliğ işleminde gerekçeli kararın okunup anlatılmadığı, tebligatın 5271 sayılı CMK’nin Kararların açıklanması ve tebliği başlıklı 35. maddesinin 3. fıkrasının “İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.” hükmüne aykırı ve usulsüz olduğu anlaşılmakla, Sanığa usulüne uygun tebligat yapılarak hükmü temyiz etmesi halinde bu temyiz talebi hakkında ek tebliğname de düzenlendikten sonra dosyanın incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet karar tarihinde cezaevinde bulunduğu halde usulsüz bir şekilde mahkemede beyan ettiği adrese tebligat yapıldığı ve süresinde temyiz edilmediğinden bahisle kesinleştirilmişse de, sanığın 14.05.2012 tarihli dilekçe ile hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, tutuklu yargılandığı başka bir dava dosyasındaki sürelerin bu cezadan mahsup edilmesi talebinde bulunduğu ve mahkemece talep kabul edilerek mahsup işlemi yapıldığı, sanığın en geç bu tarihte karardan haberdar olduğunun kabulü ile kararı 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 09.09.2020 tarihlinde temyiz eden sanığın yerinde görülmeyen eski hale getirme talebi ile süresinde olmayan temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, 10.02.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" Usulsüz tebligat nedeniyle eski hale iade ve infazın durdurulması talebi hakkında yapılan inceleme sırasında; Antalya 2. İnfaz Hakimliğiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğname ile daireye verilmekle incelendi; Dosyanın mahiyeti itibarıyla ön inceleme denetimine tabi olmadığı, kararların sonucunda da uyuşmazlığın doğduğu tespit edilmekle gereği düşünüldü: İncelenen dosya içeriğine, talebin niteliğine ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen Antalya 2. İnfaz Hakimliğinin 07.11.2022 tarih ve 2022/9167 İnfaz Hakimliği Dosyası, 2022/9230 Karar sayılı GÖREVSİZLİK kararının oy birliğiyle KALDIRILMASINA, Dava dosyasının mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2023 tarihinde karar verildi....


