Temerrüt şartları oluşmadığı takdirde borçlunun, TBK'nun 107.maddesine istinaden hakimden tevdi mahalli tayinini talep hakkı yoktur. Yine aynı kanunun 187.maddesinde ise; '' Kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu, ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hakim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur. Dava konusu olan çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccel ise, taraflardan her biri borçluyu, edimi tevdi etmeye zorlayabilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Tevdi mahalli tayini talep edilen mahkeme, tevdi mahalli şartlarının bulunup bulunmadığını araştıracak, ancak çekişme konusu mal hakkında bir karar vermeyecektir....
Şti. ile kefili ... olan 17.09.2022 tanzim tarihli, 30.10.2022 vadeli 50.000 TL, 30.11.2022 vadeli 50.000 TL, 30.12.2022 vadeli 50.000 TL ve 30.01.2023 vadeli 50.000 TL'lik dört senedin ...Şubeleri içerisinde kaybolduğunu, TTK'nun ilgili hükümleri gereğince senet için öncelikle ödeme yasağı kararı verilerek senet borçlusuna muhtıra çıkarıltılmasına karar verilmesini ve akabinde iptalini talep etme mecburiyetleri olduğunu belirterek TTK 661 ve 662 vd. hükmü uyarınca; karar verilmesi zaman alacağından öncelikle, senet bedellerinin ibraz eden üçüncü şahıslara ödenmesini engellemek açısından ödeme yasağı kararı verilerek senet borçlularına muhtıra çıkartılmak suretiyle ödeme yasağının tebliğine ve tevdi mahalli tayini ile senet bedelinin depo edilmesine ve akabinde senetlerin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, zayi nedeniyle senet iptali talebine ilişkindir. Davacı vekili, keşidecisi ...San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ..., lehtarı ... İnş. Malz. San. ve Tic....
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.12.1997-24.11.2004 tarihleri arası işyerinde çalıştığı, hak ettiği 3.781,20 TL tutarındaki kıdem tazminatının posta havalesi ile gönderildiği, almaması üzerine tevdi mahalli tayini istendiği, davacıların buna itiraz ettikleri bu nedenle temerrütlerinin söz konusu olmadığı belirtilerek, 3.781,20 TL kıdem tazminatını kabul ettiklerini belirterek artan kısım için davanın reddini talep etmişlerdir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıların talebinde haklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir....
Yasal anahtar teslimi bizzat anahtarı kiralayana vermek suretiyle veya tevdi mahalli tayini suretiyle yapılır. Anahtar tesliminin davalı kiracı tarafından yazılı belge ile kanıtlanamaması halinde davacının bildirdiği tarih esas alınmak suretiyle bildirilen tarihe kadar kira alacağına hük-medilmesi gerekir. Davalı dava konusu kiralananın anahtarının 2010 yılı Haziran ayında teslim edildiğini bildirmiş, buna ilişkin bir belge sunamamıştır. Bu durumda anahtar tesliminin davacının bildirdiği 01.11.2010 tarihi olduğunun kabulü ile davalıların bu tarihe kadar olan kira parasından sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın alacağa yönelik olarak (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
KARAR Davacı, davalılardan İnan ......Limited Şirketinden 3.7.2003 tarihinde satın almış olduğu araçta değişik tarihlerde aynı ve farklı arızaların meydana geldiğini, ayıplı aracın iadesi ile bedelin ödenmesi konusundaki talebinin ise kabul edilmediğini, müracaatı üzerine alınan “tevdi mahalli tayini” kararı gereğince aracın, 1.12.2004 tarihinde yediemine telsim edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 72.000.000.000 TL maddi, 1.000.000.000 TL manevi tazminatın, satış tarihinden itibaren ticari kredilere uygulanacak en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tevdi mahalli tayini ve istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine, asli müdahilin davasının kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asli müdahil vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 20 Mart 2008 tarihli menkul satış sözleşmesi uyarınca müvekkili şirket tarafından sözleşmeye konu makinelerin davalı şirkete satılarak teslim edildiğini, ancak davalının sözleşmede kararlaştırılan edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından sözleşmenin geriye etkili olarak feshedildiğini ileri sürerek taraflar arasındaki sözleşmenin fesh olunduğunun tespitine, satıma konu makinelerin davalı alıcıdan ayni olarak istirdatı ile müvekkiline teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir....
Kiralayanın anahtarı almaktan kaçınması halinde kiracının tevdi mahalli tayini isteyip tayin edilecek yere ya da notere anahtarı teslim etmesi gerekir. Anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının işgalinde olduğunun ve kiracının usulünce anahtarın teslim edildiği tarihe kadar olan kira paralarından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Anahtar teslimi hukuki bir işlem olup, bunun ancak kesin delille kanıtlanması gerekir. Davalının ibraz ettiği dava dışı F... A...' ın kiracı olduğuna ilişkin sözleşme taşınmazın tahliye edildiğini ispat etmez. Mahkemece kiralananın teslim tarihi araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile alacağın kısmen kabulüne ve tahliye talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır....
Davalı vekili cevabında; davalının ibraz ettiği bila tarihli sözleşmenin, vaad alacaklısının edimlerini içermediğini, bu hususun sözleşmenin diğer parçası olan ancak davacı tarafından ibraz olunmayan, davalı-davacı ve eşi Feyza arasındaki 18.04.2012 tarihli sözleşmede düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre alıcı sıfatıyla davacıyla birlikte imzası bulunan ve 49.000 TL'yi davacıya ödeyen Feyza ile birlikte dava ikamesi gerektiğini, müvekkilinin haricen davacı ve eşi arasındaki boşanma davasının bulunduğunu, bu davada talep olunan bedelin boşanma davasında çekişme konusu olduğunu öğrenip, daireyi satarak, her ikisi adına tevdi mahalli tayini suretiyle sözleşme nedeniyle ödenen tutarın tamamını ödediğini belirterek, konusu kalmayan davanın reddini dilemiştir....
Üniversitesi ile uzlaşma tutanağı düzenlenmek suretiyle ....034.963,50 TL bedelle kamulaştırıldığını, dava dışı üniversite tarafından kamulaştırılan taşınmaz üzerinde rehin ve ipotekler bulunması nedeniyle kamulaştırma bedelinin tevdi yerinin tayin edilmesi için G.Osmanpaşa .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/76 D.... Esas sayılı dosyası ile tevdi mahalli tayini isteminde bulunulduğunu, buna göre kamulaştırma bedelinin davalı adına açılan bir hesaba depo edilmesine karar verildiğini, müvekkilinin ipotek nedeniyle kamulaştırma bedeli üzerinde rüçhanlı hak sahibi olduğundan mahkemesince bedelin teminat mektubu karşılığında müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, kamulaştırma bedelinin teminatını teşkil ettiği kredi borçlarından mahsup edildiğini, müvekkili banka tarafından G.Osmanpaşa .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/76 D.......
Davalı Emlak Konut GYO AŞ. vekili, davaya konu hakedişin doğumundan önce Özmaş AŞ.’nin 8.1.2009 tarihli müvekkiline gönderdiği ihtarnamede temlik alan davacı şirkete herhangi bir ödemenin yapılmaması gerektiğinin bildirildiğini, bu durumun davacıya 13.01.2009 tarihli yazı ile bildirildiğini, temlik edilen hakediş alacağı çekişmeli hale geldiği için müvekkilince tevdi mahalli tayini için mahkemeye başvuru yapıldığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... San. Tic....


