-K A R A R- Davacı-karşı davalı, devir suretiyle davalı kooperatife üye olduğunu, davalı kooperatifin devir işlemini kabul etmemesi üzerine mahkeme kararı ile üyeliğinin tespitine karar verildiğini, aidat ödemelerindeki ihtilaf nedeniyle üyelikten ihracına karar verildiğini, ihraç kararına karşı açtığı iptal davasının reddedilerek kesinleştiğini, yaptığı ödemelerin iadesi amacıyla davalıya gönderdiği ihtarnameye verilen cevapta 1.625,00 TL'nin tevdi mahalli tayini kararıyla bankaya yatırıldığının bildirildiğini ileri sürerek, kendisinin ve üyeliği devraldığı kişinin yaptığı ödemelerin güncelleşmiş değerinden şimdilik 11.000,00 TL'nin ihraç kararının kesinleştiği tarihten itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TEVDİ MAHALLİ TAYİNİ Taraflar arasındaki davadan dolayı ...Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 04.09.2013 gün ve 6-7 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü. -KARAR- Tevdi mahallinin belirlenmesi, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 382.maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin (3.) alt bendinde sayılan hallerden olup; bu kararlara karşı 387.madde uyarınca ilgililerin istinaf kanun yoluna başvurabilmeleri öngörülmektedir....
Kiralayanın anahtarı almaktan kaçınması halinde kiracının tevdi mahalli tayini isteyip tayin edilecek yere ya da notere anahtarı teslim etmesi ve teslim keyfiyetinin kiraya verene bilidirilmesi gerekir. Anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının işgalinde olduğunun ve kiracının usulünce anahtarın teslim edildiği tarihe kadar olan kira paralarından ve aidat alacğından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Anahtar teslimi hukuki bir işlem olup, bunun ancak kesin delille kanıtlanması gerekir. Davalı tarafça davacıya yemin teklif edilmiş, davacı asil 11.11.2014 tarihli celsede taşınmazın iddia edilen tarihte tahliye edilmediğine dair yemin eda etmiştir. Davacı vekili 01.04.2014 tarihli dilekçesi ile taşınmazın 2013 yılı Ekim ayı ortasında tahliye edildiğini beyan etmiştir. Bu durumda davaya konu kiralananın 15.10.2013 te tahliye edildiğinin kabulü gerekmektedir....
Şti.’nin müvekkili ile imzaladığı 15.02.2016 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile 03.02.2025 tarihine kadar davalıdan doğmuş/doğacak alacaklarının 2.000.000,00 TL tutarındaki kısmını müvekkiline temlik ettiğini, müvekkilinin 24.03.2016 tarihinde temliknameyi davalıya bildirdiğini, davalının bu yazıya cevabi yazısında “takip dosyalarında gönderilen haciz ihbarnameleri olduğunu, temlik edenle olan sözleşmeyi de 16.03.2016 tarihinde feshettiklerini” bildirip hesaplaşma neticesinde temlik edenin şirketten alacağının bulunması halinde haciz alacaklılarına ödeme yapılacağını, bakiye kalması halinde müvekkiline ödeneceğini belirttiğini, bu yazıya müteakip Mahkemeye başvurarak tevdi mahalli tayini istediğini, Mahkemece depo hesabı gösterildiğini, alacağın ancak müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek alacağın müvekkiline aidiyetinin ve bu surette müvekkilinin temlik eden yerine kaim olarak davalıdan alacaklı bulunduğunun tespitini, davalının tevdi mahalline yatırdığı temlik edenin alacağından...
Hukuk Mahkemesinin 2018/241 D..İş ve 2018/268 K. sayılı dosya kapsamında tevdi mahalli tayini talebinde bulunulduğu, mahkemece talebinin kabulüne karar verilmiş ise de kararın istinaf edildiği ve bu kararın bozulması üzerine Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/184 D. İş sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda mahkemece tevdii mahalli tayini isteyen ... sigorta A.ş'nin hukuki yarar yokluğundan tevdii mahalli tayini talebinin reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, yani sonuç olarak davalı tarafça usulüne uygun olarak alınmış bir tevdii mahalli tayini kararının bulunmadığı, dolayısıyla davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır....
İbraz süresi geçmiş bir çek için keşideciyi çek bedelini tevdi etmeye zorlama anlamına gelecek tevdi mahalli tayini talebi ve geçmişe dönük olarak keşidecinin muhatap bankada çek bedelini yatırması yönünde karar verilmesi çekin hukuki niteliklerine uygun ve geçerli değildir. Bu nedenle de davacı tarafın TTK'nun 757/2. maddesi uyarınca tevdi yeri tayin edilmesi ve çek bedelini tevdi etmeye izin verilmesi taleplerinin reddine dair karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın kabulü ile, ...Şubesi'ne ait keşidecisi ...Ltd....
Davacı vekili, yargılama aşamasında verdiği dilekçe ile kira parasının yatırılması için tevdi mahalli tayinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur....
Bono keşidecisine tevdi mahalli tayini ile bononun kendisine ibraz edilmesi halinde ödeme yapmaması, aksi halde 2. Defa ödeme yapmak durumunda kalabileceğine ilişkin tebligat gönderilmiş, bono borçlusu tarafından da bu hususa ilişkin mahkememize bildirimde bulunulmamıştır. Davacı tarafın iddiasının hamili bulunduğu senedin kaybolduğu iddiasına dayandığı; iddianın yasal dayanağının 6102 Sayılı Kanunun 757 maddesi olduğu anlaşılmakla dava konusu senetlerin davacının rızası dışında elinden çıktığı, yapılan ilan süreleri içerisinde senet üzerinde hak iddia eden başka kişilerin başvuruda bulunmadığı anlaşılmış ve 3 ay geçmekle davacı tarafın davasının kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kabulü ile; keşidecisinin ..., lehdarının ......
Bu da tevdi mahalli tayini veya notere anahtarın teslimi ile olur. Kiralananı tahliye ettiğini ileri süren davalı, anahtarı kiralayana teslim ettiğini kanıtlayamamıştır. Davalı tahliye tarihini kanıtlayamadığından davacının bildirdiği tahliye tarihinin esas alınması gerekir. Bu durumda anahtar teslim tarihi davacıdan sorularak muacceliyet şartının da gerçekleşmiş olması nedeni ile bildirilen tahliye tarihine kadar kira alacağı miktarı üzerinden itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve tahliye tarihinden sonraki aylara ilişkin olan kira alacağı miktarı yargılama gerektireceğinden bu miktar üzerinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
ŞTİ. adına Müvekkil bankamızda hesap açılarak TEVDİ MAHALLİ TAYİNİ talebimizin TTK' nun 757/2. maddesi uyarınca kabulü ile, senedin 30/10/2022 olan ödeme gününün gelmiş olduğu hususu da dikkate alınarak, ileride hak sahibine ödenmek üzere, 180.000,00TL olarak gösterilen senet bedelinin Borçlu ... tarafından açılan hesaba depo edilmesine izin verilmesini ve yapılacak yargılama neticesinde de İPTALİNE karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK.m.818/1-s hükmü atfı ile TTK.m.757/1 hükmü gereği zayii olduğu iddiası ile bononun iptali talebine ilişkindir. Mahkememizce TTK.m.760 ve m.762 hükümleri uyarınca Ticaret Sicil Gazetesi'nde üç defa ilan yaptırılmış, TTK.m.761 hükmü uyarınca üç aylık süre içinde üçüncü şahıslarca bononun mahkemeye sunulmamış olması nedeni ile TTK.m.764/1 hükmü uyarınca bononun iptaline dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -Borçlusu ......


