Tarafından davacı şirkete ve dava dışı kooperatife gönderilen 13/12/2016 tarihli ihtarnameler ile kira parasının ödenmesi için tevdi mahalli tayini istenerek ihtilaf çözülünceye kadar kira parasının tevdi mahalline ödeneceğinin bildirildiği, bunun üzerine Ankara .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... d.İş sayılı kararıyla hak sahibi belirleninceye kadar kira tutarının yatırılması için Vakıfbank Adliye Sarayı Şubesi'nin tevdi mahalli olarak belirlenmesine karar verildiği, ... Ticaret A.Ş.'...
Tarafından davacı şirkete ve dava dışı kooperatife gönderilen 13/12/2016 tarihli ihtarnameler ile kira parasının ödenmesi için tevdi mahalli tayini istenerek ihtilaf çözülünceye kadar kira parasının tevdi mahalline ödeneceğinin bildirildiği, bunun üzerine Ankara .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... d.İş sayılı kararıyla hak sahibi belirleninceye kadar kira tutarının yatırılması için Vakıfbank Adliye Sarayı Şubesi'nin tevdi mahalli olarak belirlenmesine karar verildiği, ... Ticaret A.Ş.'...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, tevdi mahalli istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır....
Ayrıca davalı asilin her iki avukata ayrı ayrı ihtarnameler çekerek 25.02.2010 tarihi itibariyle vekalet ücret alacaklarını almaları için davette bulunduğu tevdi mahalli tayini için karar aldırdığı ve nihayetinde kendi hesaplaması sonucu, belirlediği 158,326 TL’yı davacı tarafından yapılan ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/2806 E. sayılı dosyasına yatırarak kısmi borca itirazda bulunduğu, neticeten davacının vekalet ücret alacağını temelde kabul ettiği, problemin ücret miktarı hususunda oluştuğu belirgindir....
./... arası nakliye sırasında hasar görüp, kullanılamaz hale geldiğini, ancak davalının zararı karşılamadığını ileri sürerek, asıl davada 440.000 EURO zararın şimdilik 20.000 EURO'sunun birleşen davada ise davalının kendilerini temerrüte düşürmeden 267.000 EURO tazminat için tevdi mahalli tayini istediğini, ekspertiz raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, makinenin .../... arası 6 adet tırla 16.874 TL'ye taşındığını, makinenin fabrika sahasında 200m2 yer kapladığını ileri sürerek, bakiye 420.000 EURO tazminatın, 16.874 TL nakliye bedelinin, 30.000 TL hasarlı emtia muhafaza bedelinin ve 40.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ekspertiz tarafından zararın 267.000 EURO olarak belirlendiğini, bu miktarın tevdi mahalline bırakıldığını, davacının taleplerinin poliçe teminatı dahilinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun TTK 757/1 maddesi gereği zayii olduğu iddiası ile bono iptali talebine ilişkindir. 3 adet bononun keşidecisine tevdi mahalli tayini ile bononun kendilerine ibraz edilmesi halinde ödeme yapmamaları, aksi halde 2.defa ödeme yapmak durumunda kalabileceklerine ilişkin ihtarname tebliğ edilmiş, bono borçlusu tarafından da bu hususa ilişkin mahkememize bildirimde bulunulmamıştır. Mahkememizce TTK 760. ve 762. maddesi uyarınca ticaret sicil gazetesinde 3 defa ilân yaptırılmış, TTK 761. maddesi uyarınca üç aylık süre içinde üçüncü şahıslarca 3(üç) adet bononun mahkemeye sunulmaması da dikkate alınarak TTK 764/1 maddesi uyarınca dava konusu edilen bononun iptaline dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile; a) 30/10/2023 vade tarihli, keşidecisinin ..., lehdarı ......
Kiralayanın anahtarı teslim almaktan kaçınması durumunda kiracının mahkemeye müracaatla tevdi mahalli tayini, icra dosyasına ya da notere anahtarın teslimi suretiyle anahtar teslim yükümlülüğünü yerine getirmiş olması gerekir. Somut olayda; davalı kiralananı 10.4.2009 tarihinde tahliye ettiğini bildirmiş ise de kiralananın usulüne uygun teslim edilip anahtarın davacıya teslim edildiği yazılı belge ile kanıtlanamamıştır. Bu durumda istenen aylar yönünden icra takibi yapılmasında ve itirazın iptali davası açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir....
Bu da tevdi mahalli tayini veya notere anahtarın teslimi ile olur. Kiralananı tahliye ettiğini ileri süren davalı anahtarı kiralayana teslim ettiğini kanıtlayamamıştır. Anahtar teslimi kanıtlanamadığına göre kira ilişkisinin devam ettiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece istemin kabulü ile itirazın iptali ve tahliye kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 8.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Yasal anahtar teslimi bizzat anahtarı kiralayana vermek suretiyle veya tevdi mahalli tayini suretiyle yapılır. Anahtar tesliminin davalı kiracı tarafından yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Davalı 21/11/2014 tarihli oturumda kiralananın anahtarlarını henüz davacıya teslim etmediğini beyan ettiğine göre kiralananın yasal tesliminin gerçekleşdiğinden bahsedilemez. Kiralananın terk edilmesi anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın tahliye edildiği anlamına gelmez. Temerrüt ihtarnamesine konu edilen aylar kira paraları ödenmediğine göre temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ve ödenmeyen aylara ait kira alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....
Bu da tevdi mahalli tayini veya notere anahtarın teslimi ile olur. Kiralananı tahliye ettiğini ileri süren davalı, anahtarı kiralayana teslim ettiğini yazılı belge ile kanıtlayamadığına göre cevap dilekçesinde yemin deliline de dayandığından, yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu tanık beyanları esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bette yazılı nedelerle birleşen dava ve asıl davada davalı ... hakkındaki hükmün onanmasına, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle asıl davada davalı ... hakkındaki hükmün BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıdan (birleşen dava davalısı) alınmasına, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


