Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 03/03/2009 tarihli ve 02 sayılı inceleme raporunun eklerinin eksiksiz olarak temini ile daha önceden hukuk ve ceza mahkemelerince keşif yapılmış olması halinde alınan teknik bilirkişi raporlarının temini, yapılmamış olması halinde ise mimari, restorasyon ve inşaat hususlarında uzman bilirkişilerin katılımıyla mahallinde keşif yapılıp suç tarihleri itibarıyla yapılan onarım işlerinin projeye ve sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, projeye göre yapılan işlerle varsa proje harici işlerin belirlenmesi, proje harici fazladan yapılan işler olup olmadığının, fazla imalat yapılmış olması halinde yapılan işin gereği olarak yapılması gerekip gerekmediğinin, yapılan işin toplam maliyetinin, ayrıca yapılmayan veya eksik yapılan işler varsa bunların da değerinin tespitinden sonra dosyanın Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek sözleşme ve ekleri detaylıca incelenerek edimlerin sözleşme hükümlerine uygun şekilde ifa...
gözetilmeden, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu kül halinde basit zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; Hükmün esasını oluşturan kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, temel cezanın belirlenmesi sırasında "alt sınırdan uzaklaşılacak herhangi bir neden görülmediğinden" denilmesine rağmen, alt sınırdan uzaklaşılarak takdiren ve teşdiden 8 yıl olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı madde ve fıkranın "e" bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına...
NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SUÇUBELEDİYE BAŞKANININ İMZASINI TAKLİT EDEREK İŞLENEN DOLANDIRICILIK SUÇUZİNCİRLEME SUÇRESMİ BELGEDE SAHTECİLİKCEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 260CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 233CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 234MAL BİLDİRİMİNDE BULUNULMASI, RÜŞVET VE YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE KANUNU (3628) Madde 18TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 204TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 249TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 158TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 52TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 58CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 321 "İçtihat Metni"Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi: CMK'nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan H.....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/879 Esas KARAR NO :2024/137 DAVA:Öz Sermaye Tespiti DAVA TARİHİ:29/12/2023 KARAR TARİHİ:27/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Öz Sermaye Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: HMK 114/1-h maddesine göre öz sermaye tespiti taleplerinde hukuki yararların olduğunun açık ve net olduğunu, bağımsız şirket değerlendirme uzmanları yaptırılan değerlendirmeyi mirasen pay sahibi olan ... yeterli ve güvenli bulmayarak tevdi mahalli talep ettiğini, pay bedelini kabul etmediğini, tevdii mahalli talebine itiraz ettiğini, TTK 49/5 maddesinde " Devralan, payların gerçek değerinin belirlenmesini, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden isteyebileceğini, bu halde mahkeme şirketin karar tarihine en yakın tarihteki değerini esas alır, değerleme giderlerini şirket karşılar" dendiğini, 1995 yılından bu yana varlığını sürdüren müvekkili şirketin hukuki belirsizlik içinde...
-------sayılı kararı ile, Somut olayda mahkemenin de kabul ettiği gibi davalının 30.05.2001 tarihli ihtarı ile sözleşmenin feshedilip makineler, inşaat direkleri, kereste ve diğer malzemelerin alınıp inşaat alanının boşaltılmasını davacıdan isteyerek sözleşme ve fesih tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 90. maddesi gereğince alacaklı temerrüdü gerçekleşmiş ise de 91. madde hükmünce tevdi mahalli tayin ettirmediği ve söz konusu malzemeler ticari eşyadan olup aynı maddenin son cümlesi uyarınca ardiyeye tevdi ettirmediği ayrıca 92. madde hükmünce de hakim izniyle sattırarak bedelini tevdi etmediğinden yüklenicinin bu makine ve malzemelerin çürümesi ve bozulması nedeniyle uğradığı zarardan sorumlu olacağından bu miktarın hesaplattırılarak hüküm altına alınması gerekçesi ile kararın bozulmasına karar vermiştir....
-------sayılı kararı ile, Somut olayda mahkemenin de kabul ettiği gibi davalının 30.05.2001 tarihli ihtarı ile sözleşmenin feshedilip makineler, inşaat direkleri, kereste ve diğer malzemelerin alınıp inşaat alanının boşaltılmasını davacıdan isteyerek sözleşme ve fesih tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 90. maddesi gereğince alacaklı temerrüdü gerçekleşmiş ise de 91. madde hükmünce tevdi mahalli tayin ettirmediği ve söz konusu malzemeler ticari eşyadan olup aynı maddenin son cümlesi uyarınca ardiyeye tevdi ettirmediği ayrıca 92. madde hükmünce de hakim izniyle sattırarak bedelini tevdi etmediğinden yüklenicinin bu makine ve malzemelerin çürümesi ve bozulması nedeniyle uğradığı zarardan sorumlu olacağından bu miktarın hesaplattırılarak hüküm altına alınması gerekçesi ile kararın bozulmasına karar vermiştir....
Şti. tarafından düzenlenen 60.193 TL miktarındaki 76 adet faturanın sahte olduğu iddiasına ilişkin soruşturma ile ilgili olarak...Cumhuriyet Başsavcılığınca 26/10/2010 tarihinde verilen ayırma kararı sonrası 01/11/2010 tarihinde görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği...Vergi Dairesinin 05/05/2011 tarihli cevabi yazısında incelemenin halen devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmakla, bahse konu soruşturmanın akıbetinin araştırılması, aslı veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması, gerektiğinde söz konusu şirketin ticaret sicil kayıtlarının getirtilmesi, yetkili temsilcilerinin tanık olarak dinlenilmesi sonrasında tüm delillerin birlikte değerlendirilerek suça konu faturaların sahteliğinin tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi, 08/12/2009 tarihli muhasebe kayıtlarına göre stokta görülmesine karşın aynı tarihli sayım tutanağı ile ambarda bulunmadığı tespit edilen malzemelere ilişkin zimmet eylemi yönünden; 21/12/2009 tarihli iç denetçi, tarihsiz tevdi raporu ve kovuşturma...
e verdiğinden bu makbuzlardaki açığın üzerinde göründüğü şeklindeki savunmaları karşısında maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılabilmesi için dosyanın kül halinde konunun uzmanı Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip; suç tarihleri arasındaki tüm kayıtların incelenerek sanıkların üzerlerine atılı zimmet iddiaları yönünden tüm savunmaları karşılar ve sorumluluklarını irdeler şekilde zimmetlerinde kurum parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, kullanma zimmeti niteliğindeki eylemler yönünden zimmetin konusu geçici süre kullanılan paradan bu süre içinde elde edilebilecek nema miktarı olmakla sanıkların uhdelerinde kasten tuttukları kabul edilen paraların miktarı, süresi, elde ettikleri nema tutarının belirlenmesi hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, hüküm kurmaya elverişli nitelikte...
Hukuk Dairesinin 2018/5664-2019/2611 EK sayılı bozma ilamı ile "Davacı dava dilekçesinde açıkça 4 adet sabit reklamın her iki kalenin sağına ve soluna yerleştirilmek suretiyle iddia oyununun reklamının yapıldığını ileri sürdüğü halde bilirkişi kurulunca kale arkası panolar için de reklam bedeli tayin edilmesi doğru olmadığı gibi hükmüne uyulan bozma ilamında işin bedelinin yapıldığı tarih itibarı ile mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gereğine değinildiği ve taraflar arasında yazılı sözleşme mevcut olmadığı, iş bedelinin yabancı para üzerinden ödeneceğinin kararlaştırıldığı kanıtlanmadığı halde bedelin TL olarak belirlenmesi yerine Amerikan Doları üzerinden hesap yapılması doğru olmamış, yeniden tayin edilecek bilirkişi kurulundan sadece 2 kalenin sağına ve soluna yerleştirilen reklamlar nedeniyle talebe hak kazanılan reklam bedelinin yayının yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre Türk Lirası üzerinde belirlenmesi gerektiği” gerekçeleri ile bozulmuştur....
GEREKÇE ve KARAR A.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.02.2020 tarihli ve 2017/8-948 Esas, 2020/162 sayılı kararında belirtildiği üzere, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığının resmen ilan edilmesinden önceki evrede aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar söz konusu olduğunda, diğer bir ifadeyle 1412 sayılı CMUK’un 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanması gereken hâllerde, mahalli Cumhuriyet savcılarının duruşmalarına iştirak etmediği Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına yönelik temyiz sürelerinin de bu Kanun’un 310. maddesinin üçüncü fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle belirlenmesi ve bu sürenin “tefhim tarihinden itibaren bir ay” olduğunun kabul edilmesi gerektiği; 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 3. madde uyarınca mahalli Cumhuriyet savcılarının, duruşmalarına iştirak etmedikleri Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına...


