Davacı-karşı davalı erkeğin asıl davadaki talep miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince: Somut olayda, davacı-karşı davalı erkeğin dava dilekçesinde 10.000,00 TL alacağın tahsilini talep ettiği, 19.11.2020 tarihli dilekçesinde ‘davacı-karşı davalının belirlenen alacağının 385.640,00 TL, davalı-karşı davacının belirlenen alacağının 152.760,00 TL olduğu, alacakların takas-mahsup edilerek bakiye 232.880,00 TL alacağın hüküm altına alınması’ gerektiğini belirttiği ve takas-mahsup sonucu bakiye kısım olan 232.880,00 TL’ye göre eksik nisbi harcını tamamladığı, mahkemece takas-mahsup talebi reddedilerek 232.880,00 TL alacağın tahsiline karar verildiği, davacı-karşı davalının 19.11.2020 tarihli dilekçesi bir bütün halinde değerlendirildiğinde alacak talebinin 385.640,00 TL olduğu anlaşılmakla, eksik nisbi harç yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu 30. ve 32. maddesi gereğince mahkemece kendiliğinden gözetilerek tamamlanması gerekirken eksik harcın tamamlatılmaması hatalı olmuştur...
ücretlerinin tarafınıza ait olacağını, müvekkil şirket ile muhataplar arasında diğer -------- projelerinden kaynaklanan cari hesaplara ilişkin tüm alacak ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla ihtaren ve ihbaren bildiririz." şeklinde takas mahsup talebi ileri sürülmüştür....
Mahkemece,yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu davalının toplam 78.748,94 TL ödeme yaptığı,davalının takas ve mahsup savunmasında bulunduğu gerekçesiyle takas ve mahsup nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 200.maddesi(yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı H.U.M.K’nun 288.’nci maddesi) gereğince davacı tarafından talep edilen alacak miktarı dikkate alındığında davalı ödemeyi ancak kesin delillerle kanıtlayabilir. Davalı kiracı takip konusu dönem kira paralarının ödendiğine ilişkin bir takım ödeme belgeleri sunmuştur. Ancak,davalı tarafça ibraz edilen ödeme belgeleri adi yazılı nitelikte olup,bir kısım belgeler fotokopidir. Bu ödeme belgelerinin bir kısmına davacı tarafça karşı çıkılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Faize itiraz, takas-mahsup talebi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R 1- İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HMK'nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi; 2- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Alınan bilirkişi raporu diğer delillerle birlikte değerlendirilerek yapılan inceleme sonucunda; Davalı ...nin takas -mahsup def'inin araştırılması için görevlendirilen bilirkişi raporunda belirttiği üzere davalı taraf ticari defter ve belgeleri sunmadıklarından dolayı takas mahsup defi değerlendirmesi yapılamadığı, Davalının takas defi ile ilgili olarak dosyaya sunulan mali kayıtlar ve incelemeye sunulan defterler incelendiğinde davacının davalıdan 5.725.547,22 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının davacıya olan borcundan takas edilebilecek bir davalı alacağının tespitinin yapılamadığının bildirildiği, Davacı ......
İcra Dairesi'nin 2016/11700, 2016/12404, 2016/13990 E. sayılı dosyalarıyla davacıya karşı takip yapıldığı bu çekler nedeni ile davacının davalı tarafa borçlu olduğunu ve davalının takas mahsup talebi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur....
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 176.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) hükmün kapsamı başlıklı 297/2. maddesinde; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. " düzenlenmesine yer verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davalının takas mahsup talebi bakımından hüküm kısmında bir değerlendirme yapılmadığı, böylelilikle az yukarıda değinilen düzenlemelere aykırılılık oluşturulduğu görülmektedir....
Taraflar arasındaki sözleşme eki olan "muvafakatname, taahhütname, virman, takas ve mahsup talimatı" hükümleri irdelendiğinde az yukarıda değinildiği gibi davalı bankaya her türlü hesap üzerinde takas, mahsup, rehin ve hapis hakkının verildiği görülmektedir. Davacı tarafından yukarıdaki madde kapsamında davalıya verilen yetkinin İİK’nın 83/a maddesi anlamında geçerli sayılıp sayılmayacağının belirlenmesi gerekir....
Dava açıldığı halde takas ve mahsup yapılması doğru olmamıştır. Diğer yandan Dairenin dubleks yerine tripleks haline getirildiği tarih 2004 yılı olduğundan bu imalâtın bedeli 2004 yılı mahalli rayiçleriyle saptanıp KDV eklenmeden ve davacı talebi aşılmadan değerlendirilmelidir. 2005 yılında hesaplanması doğru bulunmamaktadır. Yine davada KDV hariç tutularak alacak talep edilmiş olup sonradan verilen dilekçeyle KDV tutarı da istenmiş ise de harcı yatırılmadığından KDV'ye hükmedilmesi kabul şekli itibariyle yerinde bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre takas mahsup yoluna gidilmeden her iki dava karara bağlanmalıdır. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür....
Dava açıldığı halde takas ve mahsup yapılması doğru olmamıştır. Diğer yandan Dairenin dubleks yerine tripleks haline getirildiği tarih 2004 yılı olduğundan bu imalâtın bedeli 2004 yılı mahalli rayiçleriyle saptanıp KDV eklenmeden ve davacı talebi aşılmadan değerlendirilmelidir. 2005 yılında hesaplanması doğru bulunmamaktadır. Yine davada KDV hariç tutularak alacak talep edilmiş olup sonradan verilen dilekçeyle KDV tutarı da istenmiş ise de harcı yatırılmadığından KDV'ye hükmedilmesi kabul şekli itibariyle yerinde bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre takas mahsup yoluna gidilmeden her iki dava karara bağlanmalıdır. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür....


