Oysa davada ... bedeli ödemeler ve takas mahsuba konu edilen imalât konusunda çekişme bulunmaktadır. Takas ve mahsup istemi karşılıklı dava olarak ileri sürülebileceği gibi (HUMK. M.204) Borçlar Yasası’nın 118. maddesi uyarınca def’i yoluyla da ileri sürülebilir. Mahsup talebi ise yargılama devam ettiği sürece karşı tarafın onayı gerekmeden ileri sürülebilir. Takas mahsuba konu edilen fazladan yapılan dairelerle ilgili imalât konusunda herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi, eksik ... bedeli ve ödemeler konusunda da yeterli inceleme yapılmaması yerinde görülmemiştir....
Maddesinde) takas isteminin kabulü için öngörülen koşullar genel mahkemelerde görülmekte olan davalarla ilgili olup, icra mahkemesindeki takas talebi yukarıda yazılı koşullara göre değerlendirilmelidir. (Dairemizin 2006/13044-16237 E. K. Sayılı ve 2006/7639-10447 E.K. Sayılı içtihatları.) Somut olayda, takas def’inde bulunulan borç ve mahsubu istenen alacak çekten kaynaklanmaktadır. Her iki icra takibi çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılmıştır. 2013/5601 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklı... Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti’nin borçlu ... San ve Tic Ltd. Şti. hakkında 41.258,35 TL alacağın tahsili için 26.09.2013 tarihinde takibine geçilmesinden sonra ve henüz takip kesinleşmeden icra dosya alacağının, alacaklı... Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti tarafından ... 2. Noterliği’nin 01.10.2013 Tarih ve ... yev. No’lu temliknamesi uyarınca ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne temlik ettiği görülmektedir....
Davalı üçüncü kişi Banka, borçlunun bankalarına çek bedeli riski, kredi sözleşmeleri ve kiralık kasa ücretinden kaynaklanan borcu bulunduğunu, bu nedenlerle borçluya ait tüm hak ve alacakları üzerinde rehin ve hapis haklarının olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmaktadır. Davalı üçüncü kişi Banka ve takip borçlusu arasında kredi sözleşmeleri imzalanmıştır. Davalı üçüncü kişi Banka'nın dayandığı rehin, hapis, takas ve mahsup hakkının anılan kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte doğduğunun kabulü gerekir. Bununla birlikte üçüncü kişi Bankanın borçlusuna karşı ileri sürebildiği rehin, hapis, takas ve mahsup hakkını, borçlusunun alacaklısına karşı da ileri sürebilmesi mümkündür. Nitekim Yargıtayın ve Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir....
Esas sayılı dosyası üzerinden haklı olarak icra takibi başlattığını, daha sonra ise davalı borçlu şirket 02.12.2022 tarihinde, haksız, usule ve yasaya aykırı şekilde, takas/mahsup iddiası ve müvekkil şirketin borcunu gereği gibi ifa etmediği ve takip dayanağı belgenin kendilerine gönderilmediği gibi nedenlerle takas/mahsup talebi ile borca itiraz ettiğini, yasal zorunluluk neticesinde müvekkili tarafından arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, Konya Arabuluculuk Bürosu, ... arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuk görüşmeleri yapılmış fakat anlaşma sağlanamadığını, tutanak e-imza ile imza altına alındığını, davalı borçlunun söz konusu itirazlarını haksız olup süreci uzatmaya yönelik ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle söz konusu itirazın iptali gerekmekte olduğunu, müvekkilinin şirketi ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, bu ticari iş neticesinde bir kısım borç tahsil edilememiş olduğunu, müvekkilinin Şirketi adına Konya . İcra Müdürlüğü ......
Davacının talep konusu yapmasına rağmen bazı talepleri hakkında hakem heyetince karar verilmemiş olması Milletlerarası Tahkim Kanunu uyarınca iptâl sebebidir. 3-Davalı yüklenici vekili tarafından hakem kuruluna verilen 18.02.2009 tarihli cevap dilekçesinde, yüklenici şirket, davacı iş sahiplerinden 250.920 Dolar alacağı bulunduğunu, bu alacakla ilgili karşılık dava veya yeni bir tahkim/takip başlatma haklarını saklı tuttuğunu belirterek, 250.920 Dolar alacak yönünden takas ve mahsup savunmasında bulunmuştur. Davalı yüklenici vekili daha sonra 31.08.2009 tarihinde hakem kuruluna verdiği dilekçede ise, takas ve mahsuba konu ettiği miktar yönünden hesaplama hatası yaptığını belirterek, takas ve mahsubunu istediği miktarı 152.936 Dolara düşürmüştür. Hakem kararında ise, davalı yüklenicinin 31.08.2009 tarihli dilekçesindeki takas ve mahsuba konu miktarın 152.936 Dolar olduğuna ilişkin açıklaması gözardı edilerek, 250,920 Dolarlık miktar dikkate alınarak hüküm kurulmuştur....
Takas mahsup talebinin defi olarak süresi içinde ileri sürülmedikçe mahkemece resen gözetilemeyeceği, takas mahsup defisinin dinlenebilmesi için definin ileri sürüldüğü anda davalının muaccel bir alacağının bulunması gerektiği, Davalıların hapis hakkı ile takas mahsup talebinde bulundukları, işçilik alacaklarına ilişkin açılan davalarda ve buna mukabil yapılan icra takibindeki davalılardan talep edilen alacak miktarının, davacının davaya konu icra takibinde talep ettiği alacak miktarından daha fazla olduğu hapis hakkında ilişkin şartlar ile takas ve mahsuba ilişkin şartların oluştuğu, İş mahkemelerinin kararlarının kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı, usul ekonomisi ve yargılamada hedef süre de dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar verildi....
Takas bir sözleşme olmadığı için karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Takas aynı zamanda borcu sona erdirdiği için bir tasarruf işlemidir. Bu nedenle borçlunun takas edilecek alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olması gerekir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir. Her ne kadar davalı tarafça açık bir takas beyanı bulunmamakta ise de cevap dilekçesinde davacı tarafından gönderilen 5.000 TL'nin nakliye parası olarak ödendiğini, 2.480,00 TL'nin ise zararlara karşılık alıkonulduğunu beyan etmekle içerik itibariyle takas definde bulunduğu sonucuna ulaşılmış ve bilirkişi heyetinin takas defiinde bulunulmadığı yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/12 D. iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini davalının yaptığı bu masraflar nedeniyle takas-mahsup talebi bulunduğunu ve davanın reddini savunmuştur. Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01/01/2003 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile davacıya ait otel davalı şirkete kiralanmış olup kira sözleşmesinin 33.maddesinde kiracının günün şartlarına göre ihtiyaç olarak ortaya çıkacak ilave ve yeni hizmet ünitelerini davacı kiralayanın izni ile yapılabileceği, işletmeci (kiracı) tarafından yapılan bütün bu ilavelerin ve ek yapılaşmaların hiç bir kısmı veya parçası sökülmeden ve değiştirilmeden sözleşme sonunda bila bedel ve eksiksiz olarak idareye (kiralayan) bırakılacağı kararlaştırılmış ise de davalı kiracı kiralananın 10 yıllık sözleşme süresi dolmadan cebri icra sonucu 14/06/2008 tarihinde tahliye ettiğine göre söz konusu maddenin olayımızda uygulama imkanı yoktur....
saklı kalmak şartıyla davalıdan tahsili talep edilmiş davalı ise, davacının kullandığı kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek, ihtarname gönderildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede, rehin verene herhangi bir ihtarda dahi bulunmaksızın rehin konusu mevduata veya menkul kıymetin, borçlunun borcuna mahsup ve takas edebileceğine dair hüküm bulunduğunu ve davacı tarafından ödenmeyen ve muaccel hale gelen borçlarından dolayı takas mahsup yetkisinin kullanıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile,davalı tarafça kiralananın zeminine, kapısına ve çatısına verilen toplam 5,575 TL zararın davalıdan alınarak davacıya verilmesine;fazlaya ilişkin talebin ve takas mahsup talebinin reddine dair verilen hüküm taraflarca temyiz edilerek dairemizin 2017/8284 E2019/5038 K sayılı, 27.05.2019 tarihli ilamıyla; “(...) mahkemece; alanında uzman ayrı bir 3'lü bilirkişi heyetinden davacının hor kullanma nedeni ile tazminat talebine ilişkin olarak rapor alınması, alınacak raporda; taşınmazın tahliye tarihi itibari ile taşınmazda oluşan hasar kalemlerinin her biri için ayrı ayrı olağan kullanımdan mı yoksa hor kullanımdan mı kaynaklandığına ilişkin değerlendirme yapılıp belirlenecek hasar bedelinden kullanımla orantılı yıpranma payının düşülmesi; davacının dava konusu ettiği elektrik tesisat bedeli talebi yönünden de mahkemece hükümde değerlendirme yapılması, davalının süresi içinde cevap dilekçesinde ileri sürdüğü idari binaya ilişkin takas - mahsup def'i isteminin...


