O hâlde ihbar olunanın davada taraf olmaması ve aleyhine hüküm de kurulmaması nedeniyle temyiz hakkı bulunmadığından ihbar olunan vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmelidir. B- Davalı ... vekilinin direnme kararına karşı temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; 4. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “takas” ve “mahsup” kavramları açıklanmalıdır. 5. Hemen belirtmek gerekir ki; takas ve mahsup farklı iki hukuki kurumdur. Sık sık birlikte ve aynı anlamda kullanılmaları yaygın ise de bu durum sadece benzer olmalarından kaynaklanmaktadır. İki kurumu ayrı ayrı ele almak gerekir. 6. Hukukumuzda takas, birbirine karşı bir miktar para veya aynı cins alacağa sahip kişilerden birinin karşı tarafın kabulüne ihtiyaç duymaksızın tek taraflı beyanı ile bu alacakları az olanı tutarında sona erdiren yenilik doğurucu bir hukuki işlemdir. Böylece takas ifa masraf ve külfetine katlanmadan, her iki tarafı da borcunu ifa ve alacağını tahsil etmiş durumuna getirir. 7....
TBK nun 139/1 maddesi uyarınca, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya konuları itibari ile aynı türden malı birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Sonuçta her iki borç da az olanı oranında sona erer. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir....
Davalı ------ kusurludur. 818 sayılı BK'nın 118. maddesinin ------------------- başka malları birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki taraftan her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Alacaklardan biri, ----------- olunabilir." hükmünü içermektedir. 6908 sayılı TBK'nın 139. maddesinin --- fıkrasında da aynı yönde düzenlemeler yer almaktadır.--------- davadan önce ve dava sırasında ileri sürülmesi mümkün olduğu gibi----- olarak beyan edilmesi de takasın şarta bağlandığı anlamına gelmemektedir. Takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi ------ olmayıp, savunma olarak ta ileri sürülmesi olanaklıdır. Takas ve mahsup birbirinden farklı kavramlardır. Mahsupta, birbirinden ayrı ve bağımsız iki alacak mevcut olmayıp, alacak miktarından belli olgular dolayısıyla indirme talebi bulunmaktadır. Alacaktan indirilecek olan meblağ bir karşı alacak değildir. Mahsup, alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir....
SAVUNMA : Davalı vekili Mahkememize sunduğu --- havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacının müvekkiline ait olmayan bir borçtan dolayı müvekkiline ödeme emri gönderdiğini, takibe dayanak belge olarak dosyaya---- tarihli bir fatura sunan davacının düzenlemiş olduğu faturanın gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesinde sunulan faturayı kabul etmemekle birlikte, işbu fatura kapsamındaki iş ve hizmetlerin davacı tarafından yerine getirilmediğini, takas ve mahsup defi haklarını bulunduğunu, müvekkilinin davacıya karşı bir borcu olmamakla birlikte yeterli inceleme ve araştırma yapıldığında müvekkilinin davacıdan talep edebileceği alacakların bulunduğu takdirde bu alacaklardan kaynaklı açık bir biçimde takas ve mahsup hakkının bulunduğunun ve işbu definin yargılama sırasında dikkate alınması gerektiğini, takipte işletilen faiz miktarı ve faiz oranının fahiş olup, hukuk ve yasalara aykırı olduğunu beyanla, haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine, alacağın----aşağı olmamak üzere kötü...
3 ay sonra kendilerine iade edildiğini ve bu nedenle bu taşıma ücretinin de alacaktan mahsubu gerektiğini ileri sürdükleri, ancak söz konusu ürünlerin gümrükte bekletilmesi ve 3 ay sonra kendilerine iade edilmesine davacı tarafın kusurlu hal ve eylemlerinin sebebiyet verdiği hususunda bir delil sunulmadığından bu hususun davalı yanca ispatlanamadığı, işbu nedenle ikinci taşımaya ilişkin bedelin alacaktan takas ve mahsup edilemeyeceği, tüm bu nedenlerle davacı alacağı olan 6.668,74 TL'den 2.780,00 TL (ilk taşıma ücreti) takas ve mahsup edilmesi sonucunda davanın 3.888,74 TL asıl alacak yönünden kabulünün fazlaya ilişkin talebin ise reddinin gerektiği, işlemiş faiz talebi yönünden takipten önce davalının temerrüde düşürülmemesi nedeni ile işlemiş faiz talebi yönünden de talebin reddi gerektiği, alacağın faturadan kaynaklanan likit alacak olması nedeni ile likit alacak olduğu kanaatine varılarak davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulünün gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur...
Davalı RTÜK tarafından yapımcı şirket olan davalı firmaya kesilen idari para cezalarının ve cezai şartın davacının alacaklarından takas/mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Takas ve mahsup birbirinden farklı kavramlardır. Mahsupta, birbirinden ayrı ve bağımsız iki alacak mevcut olmayıp, alacak miktarından belli olgular dolayısıyla indirme talebi bulunmaktadır. Alacaktan indirilecek olan meblağ bir karşı alacak değildir. Mahsup, alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Mahsup itirazının karşı dava olarak ileri sürülmesine gerek olmadığı gibi, ayrı bir davada istenmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır. Takasta ise, birbirinden bütünüyle ayrı ve bağımsız, karşılıklı iki alacak (borç) vardır. Ayrıca takas edilecek alacakların muaccel, dava edilebilir olması ve takas hakkının kanunla veya tarafların yapmış olduğu sözleşmeyle ortadan kaldırılmamış olması gerekir....
Şti'nin yapmış olduğu işler nedeniyle davalıya yönelik olarak ... tarih ve ... seri nolu ve 111.876,98 TL miktarlı fatura düzenlediği, dosya kapsamıyla yapılan iş toplam bedelinin 84.477,46 TL, davalının talebi mümkün cezai şart alacağının 96.531,94 TL olduğu, bu miktarlar takas ve mahsup edildiğinde davalının 12.054,48 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Talimat yoluyla alınan rapor bir önceki rapor ile örtüşmekle birlikte daha önceki raporlarda elde edilen sonuçlarla çelişkiyi gidermek bakımından yeterli olmadığından bu kez akademisyen bilirkişi inşaat yüksek mühendisi ... ve muhasebe - finans uzmanı bilirkişi ...'ndan alınan 22/03/2021 tarihli bilirkişi raporu ile; tüm dosya ve daha önce alınmış olan raporlar incelenmek suretiyle yapılan teknik incelemede, temlik eden ... Ltd....
E sayılı dosyasından tahsil edilmiş bulunduğunun tespitine, mahsup talebi sonrası işbu dosyadan tahsil edilen fazla tutarın - fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve ileride arttırılmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL alacağımızın icra dosyalarındaki tahsilat tarihinden ve bankaya yapılan ödemeler yönünden ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, mahsup talebi kabul edilmemesi durumunda ise Bursa 14. İcra Müd.'nün 2019/... E takibe konu çekteki imzanın davacıya ait olmaması, taraflar arasında herhangi bir borçlanma ilişkisinin bulunmaması sebebi ile menfi tespit taleplerinin kabulüne karar verilmesine ilişkindir. Davaya konu edilen iki adet icra dosyası olduğu tespit edilmiştir. Bursa 14. İcra Müdürlüğü'nün 2019/......
Ltd.Şti'nin nezdinde hak ve alacağı bulunması halinde üzerine haciz konulmasına yönelik haciz yazısı gönderildiğini, borçlunun müvekkili bankaya da borcu olduğu ve rehin takas mahsup hakkına istinaden ilgili tutarların alacağa mahsup edilerek bakiyesinin ise alacaklıya ödeneceği gerekçesi ile hacze itiraz edildiğini, davalı tarafından gönderilen 1.ve 2.haciz ihbarnamelerine de aynı şekilde itiraz edildiğini, İcra Müdürlüğü'ne yaptıkları itirazın istihkak iddiası olarak değerlendirilerek reddedildiğini ve istihkak davası açılması hususunda kendilerine verilen süre içerisinde istihkak davasını açamadıklarından bahisle takibin devamına karar verildiğini, icra tehdidi altında bulunduklarını belirterek müvekkil bankanın davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
geçerliliğini koruyan ihaleye dayanarak zarar iddiasında bulunan belediyenin eldeki davada bu iddiasına yönelik olarak ispat vasıtalarını kullanmadığı, bu yönde bir talebi olmadığı, tazmin raporuna dayanarak davayı reddettiği görülmekle zarar iddiasını ispat edemediği, zararın oluştuğunun kabul edilmesi halinde dahi, bu zararın alacaktan takas suretiyle mahsup edilmesi hususunun Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve Türk Borçlar Kanunu takas mahsup hükümleri uyarınca gerçekleştirilmemiş olması nedenleriyle davanın kabulüne ve borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğundan davacının, kabul edilen alacağın %20’si oranında icra inkar talebinin kabulüne karar verilmiştir....


