İcra Müdürlüğü'nün 2012/2468 sayılı borçlusu Mevlüt Doğan'ın takas talebi neticesinde borcunun aynı İcra Müdürlüğü'nün 2013/59 sayılı dosyadaki alacağından mahsup tarihi olan 28 Şubat 2013 tarihindeki alacağa göre hesaplanacak tahsil harcı ve vekalet ücreti hariç olmak üzere mahsubuna karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece anılan İcra Hukuk Mahkemesi kararının bu davanın sonucuna etkisi tartışılıp değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekirken ilamda yazılı nedenlerle onandığı anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 03.07.2014 tarih 2014/7346 E. 2014/12208 K. sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün belirtilen gerekçelerle BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davacı şirket ile davalı banka arasında yapılan genel kredi sözleşmesi gereğince davacı şirketin bizzat borcundan kaynaklanan hallerde mahsup ve takas hakkı tanıdığı, başka şirketin borcundan dolayı ise davalı bankaya kendi hesabından mahsup ve takas hakkı tanımadığı, davalı bankanın ancak iflas iflas erteleme talep eden ve lehine tedbir kararı verilen şirketle kendi aralarındaki genel kredi sözleşmelerine dayalı hakları kullanacağı, davalı bankanın sözleşme ile tanınmayan bir hakka dayanarak dava dışı SMG Makina Ltd. Şti.’nin borcundan dolayı davacının bankadaki hesabındaki tutarı mahsup etmesinin sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Sivas 3....
- K A R A R - Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, tarafların imzaladığı özel sipariş ile mal alımına ilişkin sözleşmeye göre ürünlerin iade edilemeyeceğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında tedarikçi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre ticari ilişkilerin yürütüldüğünü, müvekkilinin özel sipariş ile talep ettiği mallar davalı tarafından teslim edilmeyince müvekkilinin tedarikçi sözleşmesi uyarınca sevk zarar tazminatı faturaları düzenlediğini, reklam prim faturaları ve ciro prim faturalarının da işbu sözleşmeye uygun olduğunu belirterek takas ve mahsup defi dikkate alınarak davanın reddine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir....
Sözleşmenin "Süre ve Fesih" başlıklı kısmının 42. maddesinde, davalının herhangi bir tarihte ve en az 1 ay önce ve davacıya yazılı olarak bildirmek kaydıyla sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu düzenlenmiş olup davalı bu madde doğrultusunda 06/05/2013 tarihli 9155 yevmiye sayılı Gebze ... Noterliğinin ihtarnamesi ile sözleşmenin 09/06/2013 tarihinde feshedileceğini davacıya ihtar etmiştir. Somut olayda, davacının dava dışı işçileri tarafından açılan işçilik alacaklarına ilişkin davalarda verilen kararların icrası kapsamında yaptığı ödemeler sebebiyle davalı takas ve mahsup hakkını kullanmış olup öncelikle bu talebin hukuki niteliği itibariyle takas mı yoksa mahsup mu olarak nitelendirileceği üzerinde durmak gerekir. Zira takas ve mahsup farklı kavramlardır. Ayrıca Mahkemece bu nitelendirme yapılmaksızın davalının takas/mahsup def'i doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır."...Belirtmek gerekir ki; takas ve mahsup farklı iki hukukî kurumdur....
bu miktar yönünden aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilidğini, Davalı tarafın davaya süresinde cevap vermediğini, süresinde olmayan cevap dilekçesine karşı verdikleri yazılı beyanla savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini bildirdiklerini, savunmayı genişleten istinaf dilekçesine de aynı gerekçelerle itiraz ettiklerini ve buna muvafakat etmediğimizi beyan ettiklerini, davalı tarafın süresinde olmayan cevap dilekçesi ile gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu; müvekkilin kendisine ürün sipariş ettiğini, kendisinin bu ürünleri temin ettiğini, ancak bilahare müvekkilin bu ürünleri almadığını ve dolayısıyla kendisinin de zarara uğradığını iddia ederek takas/mahsup talebinde bulunduğunu, öncelikle takas/mahsup taleplerinin defi hükmünde olduğunu, esasa cevap süresinde ve cevap dilekçesinde bildirilmesi gerektiğini, davalının esasa süresinde cevap vermediğini, takas/mahsup iddiasının bu davada dinlenmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davalı tarafın iddialarının tamamen...
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı ile imzaladığı factoring sözleşmesi uyarınca davalının yurtdışında bulunan dava dışı ... şirketi ile ticari alışverişine istinaden düzenlenmiş faturalarını temlik alıp kredilendirerek davalıya ön ödemeler yaptığını, ihracat factoringinin işleyişi gereği davalının talebi doğrultusunda davalı şirkete, muhabir ... (... ...) aracılığıyla garanti ve tahsilat hizmeti sunulduğunu, bir kısım ödemelerden sonra yurtdışı ... şirketinin ödemeleri durdurması üzerine ... ile yapılan yazışmalarda davalı ile dava dışı ... şirketi arasında takas talebi ve konsinye iddiası ile ticari ihtilaf çıktığının öğrenildiğini, tahsil edilemeyen fatura bedellerinin davalı ile imzalanan factoring sözleşmesi uyarınca davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece dosya kapsamına göre, çekin süresinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılığının bulunmaması nedeniyle 3167 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince bankanın dava tarihi itibariyle sorumlu olduğu asgari miktarın bankaca ödenmesi gerektiği, davacı yanca bu miktarın istenmediğine ilişkin imzalanan bir belge ya da delilin davalı yanca dosyaya sunulmadığı, borçlunun faiz ve masrafları ödemediği müddetçe kısmi ödemeler ana paraya mahsup edilmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, kesin olarak verilen hüküm davalı banka vekilinin talebi. Adalet Bakanlığı'nın ilgili yazısı üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca HUMK. nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istemiyle temyiz edilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan 3167 sayılı yasanın 6. maddesi uyarınca takas odaları aracılığıyla ibraz edilen çeklerde aynı yasanın 10. maddesindeki miktarlar ödenmez....
ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİN... [ Madde 10 ] 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 427 ] 3167 S. ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİN... [ Madde 6 ] 3167 S. ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİN... [ Madde 10 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı banka vekilinin talebi, Adalet Bakanlığının ilgili yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması istemi ile temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
karar verileceği, davalının cari hesap alacağına ilişkin olarak takas define veya mahsup itirazına dayanıp dayanamayacağı hususları hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olabileceği sonuç ve kanaatlerine varıldığı yönünde görüşlerini bildirmiştir....
e traktörün kooperatife ait inşaat işlerinde kullanılmış olması karşılığında oluşan alacağının aidat hesabına mahsup edilmesini istemesine rağmen sonuç alamadığını, traktörün kullanılması nedeniyle davacı lehine oluşan ve ortaklık aidatına mahsup edilmesi gereken alacak tutarının 43.506,00 TL olduğunu, bu alacağın davacının aidat hesabına geçilmediği gibi kendisine de ödenmediğini belirterek ....115,00 TL alacağın davalılardan müştereken ve mütelesilen tahsiline ve karar altına alınan alacağın kooperatif alacağı ile mahsuplaştırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı ... ve davalı kooperatif vekili; müvekkilinin ... plaka sayılı traktörü trafikte kaydı...adına olan kişiden satın aldığını, davacının bu taraktörü daha önce...'...


