- K A R A R - Davacılar vekili; müvekkillerinin davalı bankanın Antalya şubesindeki farklı hesaplarda bulunan tasarruf hesaplarından davalı banka tarafından takas mahsup adı altında para çekildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı bankanın takas mahsup adı altında yaptığı işlemin hukuka aykırılığının tespitine, müvekkillerinden ...'un hesabından çekilen 36.000 TL ile müvekkillerinden ...'in hesabından çekilen 10.000 TL'nin işlem tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle birlikte reeskont faiziyle birlikte müvekkillerine ödenmesine ve ... aleyhine Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2007/6003 esas sayılı dosyasında yapılan takipte müvekkili ...'in 9.858,52 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Alacaklı İstinaf Sebepleri Alacaklı, katılma yoluyla, borçlunun alacaklarının zamanaşımına uğradığını, dosya alacağına konulmuş hacizler bulunduğundan takas mahsup istemekte hukuki yararının olmadığını, istenen faiz oranları ve işlemiş faiz tutarlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücreti isteminin yerinde olmadığını, lehine vekalet ücreti ve disiplin para cezasına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI C.1.Gerekçe ve Sonuç Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6693 Esas sayılı sayılı dosyasındaki alacak henüz kesinleşmediğinden takas ve mahsup talebi şartlarının oluşmadığı, henüz ilama bağlanmayan ve yargılaması devam bir alacağın da takas mahsuba konu olamayacağı, bu nedenle Ankara 7....
Davalı vekili; müvekkilinin takibe konu temliknameyle ilgili olarak dava dışı ...ne bir borcu bulunmadığı gibi davacıdan alacaklı olup, bu alacağın tahsiline yönelik davanın sürdüğünü, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının davasının kabul edildiği takdirde takas mahsup talebinin gözetilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin dava dışı ...ye temliknameye konu 14.583 TL tutarında borçlu olduğunun saptandığı gibi davalının takas mahsup istemine konu talebiyle ilgili dava açılarak karar verilmiş olduğundan bu davada takas mahsup yapılamayacağından bahisle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaliyle 14.513,87 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %16 oranını aşmayacak şekilde avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, takdiren %40 oranında hesaplanan 5.805,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir....
Sürücü olarak değil, ölen malikin mirasçısı sıfatıyla takas mahsup talebinde bulunabilir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, takas mahsup talebinde bulunmuştur. Davacı ..., TTK.’nun 1301. maddesinde yer alan yasal halefiyet hakkına dayanarak sigorta ettiren yerine geçmiş ve bu sıfatla dava açmıştır. Zarara sebebiyet veren davalı, sigorta ettirene karşı haiz olduğu def’ileri sigortacıya karşı da ileri sürebilir. Bu durumda mahkemece, davalı ...’ün takas ve mahsup def’i üzerinde durularak, delilleri toplanıp, gerektiğinde trafik hasar uzmanı bilirkişiden tazminat raporu alınarak, kusur oranında takas mahsup talebi konusunda bir karar vermek gerekirken, bu hususta olumlu – olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir....
Davacının iddiaları karşısında davalı, takas-mahsup itirazında bulunarak davacıdan demuraj bedeli alacağı bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece, davacının alacağı muaccel hale geldiği zaman davalının alacağının henüz mevcut olmadığı ve düzenlenen konşimentoda demuraj giderlerinden alıcının sorumlu olacağı şeklinde düzenleme bulunduğu gerekçesiyle davalının takas- mahsup itirazı reddedilmiş ise de; davalı tarafça delil olarak sunulan ve davacı tarafından da inkar edilmeyen 19.08.2009 tarihli email metnine göre, davalının demuraj bedeli talebi karşısında, davalı, malın boşaltılmasını bütün sorumluluğun kendisine ait olacağını taahhüt etmiştir....
gerekçesiyle davalının takas- mahsup talebi dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir....
alacağının davalı tarafça alınan kira bedellerinden takas- mahsup edilmesini" talep ettiğine göre mahkemece davacının takas-mahsup talebi dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ve davalının yaptığı imalat ve masraflara ilişkin hakkı saklı tutulmak suretiyle karar verilmesi doğru değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, HUMK 187 maddesi gereğince def'ilerin esasa cevap süresi içerisinde bildirilmesinin zorunlu bulunmadığı, dolayısı ile takas-mahsup def'i esasa cevap verme süresi geçtikten sonra dahi bildirilebileceği, ancak definin esasa cevap verme süresi geçtikten sonra bildirilmesinin savunmanın genişletilmesi anlamına geleceği, böylesi bir def'inin dikkate alınabilmesi için karşı tarafın buna muvafakat etmiş olması gerektiği, davaya konu olayda ise davacı vekili takas mahsup define karşı süresinde muvafakat etmediklerini bildirerek davalının takas mahsup talebine karşı çıktıkları, bu nedenle davalının takas mahsup definin dikkate alınmaması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 142.795,00 TL’nin 31/01/2003 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir....
Dosyada mevcut bilirkişi raporunun incelenmesinde; takas mahsup talep eden borçlunun sorumlu olduğu miktarın tamamının hesaplamaya dahil edilmediği, raporun takas-mahsup için yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmektedir. O halde, ilk derece mahkemesince, bilirkişi tarafından alacaklının ... 31. İcra Müdürlüğü’nün 2010/14572 E. sayılı dosyasındaki alacak miktarının tamamı dikkate alınarak hesaplama yapıldıktan sonra takas mahsup işleminin şartları dahilinde tereddüte mahal vermeyecek şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 03.07.2019 tarih ve 2018/1221 E.-2019/1684 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, ... 1....
Diğer yandan 06.02.2012 tarihli Bireysel Kredi Sözleşmesi’ne Ek Rehin Sözleşmesi ve Taahhütname ile verilen Virman – Takas – Mahsup Talimatı davacının 44268031 no’lu mevduat hesabına ilişkin olup diğer kredi sözleşmelerine ilişkin takas-mahsup ve virman talimatı verildiğine ilişkin bir bilgi ve belge yoktur. Bu durumda, verilen karar eksik incelemeye dayalı olup varılan sonuç hatalıdır. O halde mahkemece, davacının emekli maaşından yapılan kesintilere konu kredi sözleşmelerinin de getirtilerek bir değerlendirme yapılıp, gerektiğinde bilirkişi raporu da alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir....


