Davacı, 08/04/2003 tarihli satış protokolü ve komisyon ön sözleşmesine göre alacağını istemiş; davalı ise davanın reddini dilemiş; mahkemenin aksini düşünmesi halinde de davacı ile aralarındaki 07.04.2003 tarihli sözleşmeler gözönünde bulundurularak takas - mahsup talebinde bulunmuştur. Mahkeme, davayı kısmen kabul etmiş ancak davalının takas - mahsup talebinde bulunduğu, ... 7.İcra Müdürlüğü'nün 2003/4953E. sayılı ve ... 7.İcra Müdürlüğü'nün 2003/4954E. sayılı dosyalarına konu 07.04.2003 tarihli sözleşmeler gözönünde bulundurulmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece davalının takas-mahsup talebinin değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı vekili cevap dilekçesinde aynı kazada müvekkiline ait aracında hasarlandığını, buna ilişkin İstanbul 5.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/1394 Değişik iş sayılı dosyasında tesbit yaptırdıklarını belirterek 5.367,53 TL hasar bedelinin takas ve mahsubunu talep etmiş; yine 19.7.2007 tarihli dilekçesinde kazanın oluşu hakkında dinletmek istediği tanıklarını bildirmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı aracında meydana gelen hasar miktarı da tesbit edilmesine rağmen takas-mahsup yapılmadığı gibi davacı tarafından muvafakat edilmediği, savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalı tarafın usule uygun şekilde bildirdiği tanıklar dinlenmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuştur....
Bu açıklamalar çerçevesinde, somut olaya dönüldüğünde; mahkemece hükme esas alınan 16.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda, davalılardan ...’in sorumluluğu hesaplanır iken davalıya ait olan bir adet dükkan bedelinden davacıların almış oldukları pay ile Mesut Kılıç’ın mirasçılarının sorumlulukları hesaplanır iken de murislerine ait olan kerestelik bedelinden davacıların almış oldukları pay mahsup edilmiştir. Dosya kapsamından davalı Mesut Görek’in ve Mesut Kılıç mirasçılarından Ayşe Kılıç, Hatice Kılıç, Mine Kılıç Dönmez, ... ve ...’ ın vekillerinin takas mahsup definde bulunduğu; fakat bunlar dışındaki davalıların takas mahsup definde bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece; yukarıda zikrolunan maddi ve hukuki durum karşısında, takas mahsup talebi olmayan davalılar yönünden de bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesisi usul ve yasaya uygun görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir....
Bundan ayrı; HGK'nun 12.10.1994 tarih ve 1994/251-593 sayılı kararında da benimsendiği üzere dar yetkili İcra Mahkemesi'nin yargılama usulü göz önünde tutulduğunda takip hukuku bakımından takas ve mahsup iddiası kural olarak; 1- Takasa konu alacağın İİK'nun 68. maddesindeki belgelere dayalı bulunması ve bu alacakla ilgili olarak icra takibinin yapılmış ve takibin kesinleşmiş olması, 2- Alacağın ilama bağlanmış olması hallerinde nazara alınabilir. Borçlu takas talebini İcra Mahkemesi'ne beyan edebileceği gibi, bu başvurusunu İcra Dairesine de yapabilir. Bu istem, takibin her safhasında bildirilebileceğinden herhangi bir süreye de tabi bulunmamaktadır. Yerleşik Yargıtay içtihatları da bu yöndedir. Başka bir anlatımla tarafların ilamdan kaynaklı ve herhangi bir nedenle yapılan takipte kesinleşmiş alacakları takas-mahsup konusu yapılabilir. İlamdan kaynaklanan alacağın takas mahsup edilebilmesi için icra takibine konu edilebilmesi şartı da yoktur....
İşçinin işverenden bir alacağının bulunduğu durumda kısmi ödeme sebebiyle mahsup işlemi 6098 sayılı Kanun'un 100. maddesi çerçevesinde yapılacaktır. Aynı Kanun'un 139. maddesinde, iki kişinin, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilecekleri, takasın alacaklardan birinin çekişmeli olsa bile ileri sürülebileceği, belirtilmiştir. Takas borcu sona erdiren sebeplerden biridir. Henüz doğmamış veya takas anında sona ermiş alacaklar takas edilemez. Takas edilecek alacaklar aynı nitelikte, aynı türden olmalıdır. Borçlar doğdukları anda aynı türden olabileceği gibi, sonradan da aynı türden olabilirler. Ancak takas hakkının kullanıldığı anda, mutlaka aynı türden olmaları zorunludur. Takası için gerekli olan bir diğer şart da alacağın muaccel olmasıdır. Alacaklı tarafından zaman itibarıyla ifası istenebilir bir borç olması gerekir....
İcra Müdürlüğü'nün 2014/387 Esas sayılı dosyasındaki kesinleşmiş alacağı bulunduğunu belirterek takas mahsup iddiasıyla İcra Mahkemesi'ne başvurduğu; Mahkemece, takas şartlarının oluştuğu gerekçesiyle borçlu ...'nin ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/727 Esas sayılı dosyasındaki borcunun ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/387 Esas sayılı dosyasındaki alacağından takas ve mahsubuna karar verilmiştir. Avukatlık Kanunu’nun 164/5. maddesinde, dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez hükmü yer almaktadır. Somut olayda, ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/727 Esas sayılı dosyasında takip dayanağı ilamda hükmedilen 4.284,50 TL vekalet ücretinin de takip konusu edildiği anlaşılmaktadır....
Mahkemece, cevap dilekçesinin aynı zamanda karşı dava dilekçesi olarak sunulduğu, ancak karşı dava için harç yatırılmadığı, davalının savunmalarının takas-mahsup olarak değerlendirildiği, ayrıca karşı dava bakımından değerlendirme yapılmadığı, aldırılan bilirkişi raporlarına göre davaya konu cari hesap bakiyesinin hem davacının, hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının alacağı konusunda ihtilaf bulunmadığı, takas-mahsup talebine dayanak olarak davalının vade farkı faturası iadesine ve yaptığı aracılık komisyon alacağına dayandığı, alınan bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre davalının defterine işlediği vade farkı faturasının iadesine ilişkin fatura alacağının davalı alacağı olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca davalının komisyon alacağına dayanak gösterdiği 19 adet biçerdöver satışını komisyoncu sıfatı ile yapmadığının anlaşıldığı, bu sebeple takas-mahsup talebinin yerinde olmadığı, davalının takas-mahsup talebine konu ettiği faturaların da davacı ticari defterlerinde...
Alacağın dayanağını teşkil eden sözleşmede bankanın rehin, hapis ve takas hakkı hüküm altına alındığı, bankaya hesap ve alacaklar üzerinde rehin, takas ve mahsup hakkı tanındığı görülmektedir. Bu durumda kredi sözleşmeleri ve davacıdan alınan ek sözleşmedeki taahhütü kapsamında davacının davalı banka nezdinde ki maaş hesabına bloke konularak kesinti yapılması haksız şart niteliğinde değildir. Taraflar arasındaki sözleşme ile bu husus taahhüt edilmiştir....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının takas-mahsup talebinin yargılama sırasında değerlendirilmesinin gerekip gerekmeyeceği noktasında toplanmaktadır. ... HUMK'nun 204.maddesinde, takas-mahsup talebinin davayı mütekabile (karşı dava) addolunacağı belirtilmiştir. Borçlar Kanununun 122.maddesi uyarınca, takas, borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle vaki olacağından, takasın sağlanması için mutlaka ayrı bir dava veya karşı dava açılması gerekmez. Borçlu, kendisine karşı açılmış olan bir dava içerisinde takas-mahsup talebinde bulunabilir ve böylesi bir talep, usul hukuku anlamında bir defi niteliği taşır .......
Hukuk Dairesinin 11...2015 tarihli ve 2014/6288 Esas, 2015/20328 Karar sayılı ilâmı ile Mahkemece, davalının takas mahsup def'i her iki alacağın aynı tür ve nitelikte olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de, davalının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak takas mahsup def'inde bulunduğu, her iki alacağın da işçi işveren ilişkisinden kaynaklandığı, para ile ölçülebilir nitelikte alacaklar olduğu ve aynı nitelikte bulunduğu dikkate alındığında takas mahsup def'inin reddinin doğru olmadığı, bilirkişi raporlarında hesaplama için gerekli belgelerin tamamı dosyada mevcut olmadığından raporda belirtilen hususların doğruluğunun denetlenemediğinin belirtildiği, takas mahsup def'ine konu olayların denetime elverişli şekilde değerlendirilemediği de gözetilerek teftiş raporlarında belirtilen usulsüz işlemlerin yapılıp yapılmadığının işyeri kayıtları üzerinden araştırılarak, davalının itirazları ve davacının iddiaları da dikkate alınarak, mali müşavirlerden oluşacak bilirkişi heyetinden yeniden...


