Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve iyileştirme bedeline ilişkin usulüne uygun takas ve mahsup talebi bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Sonuç itibariyle takas ve mahsup farklı kavramlardır. Takasta karşılıklı aynı cins muaccel alacak ve borç söz konusu olduğu hâlde, mahsupta karşılıklı birer alacak söz konusu değildir. Mahsup, bir alacaktan (zararlı olayın zarar görene sağladığı diğer faydalar, giderlerdeki tasarruflar gibi) bazı kalemlerin düşülmesine izin veren bir sayışma işlemidir....
savunmasında kendisininde davacının kefili olarak dava dışı bankaya ödemede bulunduğunu,ödediği paranın tahsili amacıyla davacıya karşı ... 20.İcra Müdürlüğü'nün 2003/2019 esas sayılı dosyası takip başlattığını,takibin kesinleştiğini ve kendisinin alacağının daha fazla olduğunu savunarak takas ve mahsup talebinde bulunmuştur.Bu durumda mahkemece,davalının dayandığı az yukarıda zikredilen icra dosyası getirtilmeli,her bir icra dosyasından dolayı tarafların alacak ve borç miktarı teredddüde yer vermeyecek bir şekilde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmeli,gerekli mahsup yapıldıktan sonra sonucuna uygun bir karar verilmelidir.Her ne kadar alınan 29.09.2006 tarihli raporda bu yönde inceleme yapılmış ise de rapor açık ve denetime elverişli değildirBu rapora itibar edilemez.Mahkemenin az yukarıda açıklanan yönleri gözardı ederek,Dairemiz bozma ilamına uymasına rağmen bozmadan sonra bozma gereklerini yerine getirip,takas ve mahsup konusunda herhangi inceleme yapmaksızın yazılıl...
/02/2016 tarihli yazı ile İflas Müdürlüğüne itirazen ve cevaben bildirildiğini, İflas Müdürlüğünün 19/04/2021 tarihli yazısı ile icra iflas yasasının bir kısım maddelerin yanlış yorumlamak suretiyle muflis şirket hesaplarındaki tutarlarının tamamının gönderilmesini istediğini, iflas tarihinden önce müflis hesaplarına tahsil olunan 29.346,85 TL ve 668.94 Euro tutarındaki miktarların kredi sözleşmesinden kaynaklanan rehin-takas-mahsup haklarına ve İİK, TBK, TMK'nın amir hükümlerine istinaden 07/04/2016 tarihinde risklere mahsup edilmiş olup yapılan işlemin yasa ve usule uygun olduğu hususunda İflas Müdürlüğüne bilgi verildiğini, İflas Müdürlüğünün davacı bankanın Anayasa ile güvence altına alınan rehin, takas, mahsup haklarından oluşan mülkiyet haklarını bertaraf edecek şekilde yasanın amir hükümlerine, kamu güvenine ve HMK mad. 2 de yer alan iyi niyet kurallarına aykırı söz konusu talebi davacı bankaya ait olan bir hakkın kullanılmasının engellenmesi niteliğinde olup iflas müdürlüğünün davacı...
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının takas-mahsup defi ile istirdat talebinin yargılama sırasında değerlendirilmesinin gerekip gerekmeyeceği noktasında toplanmaktadır. HUMK'nun 204.maddesinde, takas-mahsup talebinin davayı mütekabile (karşı dava) addolunacağı belirtilmiştir. Borçlar Kanununun 122.maddesi uyarınca, takas, borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle vaki olacağından, takasın sağlanması için mutlaka ayrı bir dava veya karşı dava açılması gerekmez....
İcra Müdürlüğü'nün 2015/941 E. sayılı takip dosyasında başlattığı takipteki alacağının, ilam ve icra vekalet ücreti dışındaki kısmının takas-mahsubunu istediği, icra müdürlüğünün ise yetkisinde olmadığından bahisle talebi reddettiği ve anılan bu kararın şikayet edildiği, mahkemece, takas ve mahsup talebinin kabulüne karar verildiği görülmektedir. Takas beyanı, TBK'nun 139. maddesi gereğince tek taraflı olarak ileri sürülebilen, karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, şartların oluşması ve iradenin açıklanmasıyla kendiliğinden sonuç doğuran hukuki bir işlemdir....
Hükmüne amirdir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız icra takibinde bulunulduğu, 16.11.2017 tarih ve 2017-A-2513/47sayılı İnceleme ve Değerlendirme Raporunda tespit edilen hususun borcu ispat edici nitelikte olduğu, davalı borçlu tarafından takas ve mahsup iddiasında bulunulduğu, her ne kadar takas ve mahsup iddiası 670 sayılı KHK ve ..... A.Ş.'nin kapatılmasından çok daha önceki tarihlere ait ise de, 670 sayılı KHK gözetildiğinde, OHAL kapsamındaki hak ve alacaklar ile borçlar bakımından mahsup hükümlerinin uygulanma olanağı fiilen ve hukuken bulunmadığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken takas nedeni ile borcun sona erdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca, OHAL kapsamında KHK dan doğan bu dava nedeni ile davacının yasal hasım olması sebebi ile aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde görülmemiştir....
Davalılar vekilleri, tarafların birbirinden talep edebilecekleri alacaklarının eşit olduğunu, bu nedenle takas ve mahsup def'i taleplerinin kabul olunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, asıl davada elatmanın önlenmesi talebinin reddine; ecrimisil talebi açısından davalı ... yönünden bu davalıdan 5.376 TL ecrimisilin tahsiline ve diğer davalılar Funda ve Cengiz açısından davanın reddine; birleştirilen davalarda ise takas ve mahsup nedeniyle başkaca bir alacak olmadığından ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl dava ortak alana elatmanın önlenmesi ve ecrimisil; birleştirilen davalar ise ecrimisil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu 13 parsel sayılı taşınmazda bulunan 8 adet dairenin tarafların murisi adına kayıtlı olduğu, tarafların iştirak halinde mülkiyet esasına göre paydaş olduğu, taşınmazda kat irtifakının tesis edildiği sabittir....
Bozma Kararı Dairemizin 05.06.2017 tarih, 2016/1318 E. ve 2017/3857 K. sayılı kararıyla davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 139. maddesi uyarınca iki kişinin, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her birinin alacağını borcuyla takas edebileceği; alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takasın ileri sürülebileceğinin düzenlendiği, anılan Kanun hükmü uyarınca davalı-borçlunun, davacı-alacaklı nezdindeki muaccel alacağını alacaklının navlun alacağı ile takas etme hakkını haiz olduğu gibi sözleşmeye konu yükün teslim edilmemesi nedeniyle navlun ücreti ödenmesinin gerekmediğine yönelik savunmasının aynı zamanda bir mahsup talebi olduğu, davalının, takas ve mahsup taleplerini kendisine karşı açılan davada ileri sürebileceği, mahkemece davalının takas ve mahsup talebine yönelik değerlendirme yapılarak olumlu veya olumsuz bir karar vermesi...
Ancak, meselenin doğru bir şekilde çözümlenmesi için birbirinden farklı kavramlar olan takas ve mahsup kavramlarının netleştirilmesi zorunludur. Takas, bir miktar para ya da konuları itibariyle aynı türden malı birbirine borçlu olan tarafların, borçların muaccel olması ve takas itirazının dermeyan edilmesi kaydıyla, az olan borcun çok olana nazaran sona erdirilmesi olarak tanımlanabilir. Takas, hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir hak olup, sözleşme niteliğinde bulunmadığından, takas iradesinin muhatabına ulaşmasıyla birlikte sonuç doğurmaya başlayacağı kabul edilir. Bu nedenle, takas iradesinin açıklanmamış olması ya da açıklansa bile karşı tarafa varmaması halinde borçların takasından söz edilemez. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, takas, borcu sona erdiren nedenlerden biridir....


