WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Davacının mahkeme ilamlarına dayanan 11.685 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının göndermiş olduğu ihtarnamedeki talebi dikkate alındığında davacının davalıya olan aidat borcunun ise 10.100 TL olduğu, davacı taraf, ihraç ihbarına karşı göndermiş olduğu cevabi ihtarnamede alacağının aidat borcuna mahsup edilmesini talep etmiştir. Takasa ilişkin TBK. m. 139 hükmü: “İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir”. şeklindedir. Dolayısıyla ilama dayanan davacının alacağının aidat borcuna mahsup edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır....

Davalı üçüncü kişi Bankanın dayandığı rehin, hapis, takas ve mahsup hakkının anılan kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte doğduğunun kabulü gerekir. Bununla birlikte üçüncü kişi Bankanın borçlusuna karşı ileri sürebildiği rehin, hapis, takas ve mahsup hakkını, borçlusunun alacaklısına karşı da ileri sürebilmesi mümkündür. Nitekim Yargıtayın ve Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. (HGK'nin 28.03.2012 tarihli ve 2011/12-849 Esas 2012/242 Karar) Gerçekten de TMK’nin 881. maddesinde: “Halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir…” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre; anılan düzenleme alacak rehnine kıyasen uygulandığında, ileride doğacak alacakların da rehnedilebileceği sonucuna varılabilir....

Davalı taraf gerek takibe yaptığı itirazda, gerek ise davaya cevaplarında davacının işçilerine davalı tarafından yapılan ödemeler ve davalar nedeniyle anılan fatura bedellerinin ödenmediğini savunması karşısında, davalının anılan takas/mahsup iddiasının sözleşmeye de uygun olduğu, davacı vekilinin yargılamanın 4 ve 5. celsedeki beyanlarında takas ve mahsup talebini kabul etmesi nedeniyle mahkemece takas/mahsup taleplerinin araştırılarak inceleme yapılması yerindedir. Ancak davalının davalar dışında da davacının işçilerine ödemeler yapıldığını beyan ederek bir kısım ödeme belgeleri sunduğu, bu hususta mahkemece bir araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiği görülmüştür. Ödeme olgusu borcu söndüren sebeplerden olduğundan bu nitelikte bir belge sunulmuş ise, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Diğer bir anlatımla, yargılama aşaması henüz tamamlanmamış ise böyle durumda, borcu itfa eden belge değerlendirmeye alınmalıdır....

Hal böyle olunca mahkemece; ölen kişi için bir tazminat davası açılsaydı talep edilebilecek tazminat miktarlarını gösterecek şekilde uzman bilirkişiden Yargıtay denetimine uygun rapor alınıp, davalıların kusurları oranında sorumlu olacakları miktarın tespit edilip hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. 2-Davalının takas-mahsup def'ine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemenin gerekçeli kararında, taraflar arasında halen devam eden yargılama sebebiyle borç alacak ilişkisi olduğu, bu nedenle net ve kesin olarak ... Ltd. Şti.'nin ... Ltd. Şti.'den alacaklı olduğunun ya da olmadığının söylenebilmesinin mümkün olmadığı belirtildiğinden takas talebi kabul edilmediği belirtilmiştir. Taraflar rasındaki kira sözleşmesi hususunda bir ihtilaf bulunmamakta olup, davalı cevap dilekçesi ile takas ve mahsup talebinde bulunmuştur....

Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir.Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında evvela,------- Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında ticari satıma bağlı olarak düzenlenen faturalara bağlı olarak genel haciz yolula icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır....

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödenmemiş ortak gider borcunun bulunmadığını, ayrıca davacı site yönetiminin kusuru nedeniyle uğradıkları zarar bedelinin icra takibinde talep edilen alacak ile takas edilmesini talep ederek, takas-mahsup definde bulunmuş ve davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne kesin olarak karar verilmiştir....

ATM'nin 2017/299 esas da dava açtıklarını, davalı- birleşen davacının orada takas mahsup talebinde bulunduğunu , eldeki talebin mükerrer olduğunu ,davanın reddi gerektiğini, olmadığı taktirde Bakırköy 1. ATM nin 2017/299 esas sayılı dosyada açılan davanın bekletici mesele yapılmasını ve kayıp emtia bedeli 2.660-Euro için takas mahsup taleplerinin olduğunu, davanın reddine ,koşulları olmadığından icra inkar tazminatı talebininn reddine karar verilmesini istemiştir....

Mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kooperatif üyesi olan davalının aidat borcunu ödemediği, icra takibine de haksız olarak itiraz ettiği, toplam borcunun 4.296,25 TL olduğu, alacağın likit olduğu, davalının yasal sürede takas ve mahsup isteminde bulunmadığı gibi 05.05.2010 tarihli dilekçesinde alacak miktarını da açıkça göstermediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.675,00 TL asıl alacak ve 1.621,25 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline, davacının icra inkar tazminatı isteminin ve davalının takas ve mahsup isteminin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, ödenmeyen aidat borçlarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir....

Takas ve mahsup birbirinden farklı kavramlardır. Mahsupta, birbirinden ayrı ve bağımsız iki alacak mevcut olmayıp, alacak miktarından belli olgular dolayısıyla indirme talebi bulunmaktadır. Alacaktan indirilecek olan meblağ bir karşı alacak değildir. Mahsup, alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Mahsup itirazının karşı dava olarak ileri sürülmesine gerek olmadığı gibi, ayrı bir davada istenmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır. Takasta ise birbirinden bütünüyle ayrı ve bağımsız, karşılıklı iki alacak (borç) vardır. Ayrıca takas edilecek alacakların muaccel, dava edilebilir olması ve takas hakkının kanunla veya tarafların yapmış oldukları bir sözleşmeyle ortadan kaldırılmaması gerekir. Bu alacak sahiplerinden her biri takas ileri sürebileceği gibi, bu yola gitmeksizin alacaklarını ayrıca dava konusu edebilirler. Takas savunmasında bulunan taraf, hem kendi, hem de karşı tarafın alacağını ortadan kaldırmayı istediğinden, her iki alacak üzerinden de etkin olur....

e vesayeten ... istinaf başvurusunda özetle; dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere hesaplamaların ve değerlendirmelerin takas mahsup hükümlerine göre yapılmasının mümkün olmadığı, takas mahsup talebinden önce üçüncü şahıslar tarafından haciz konulduğu ve konulan bu haciz nazara alındığında bakiye alacak kalmıyorsa takas mahsup talebinde bulunulması, hesap talebindeki mahsup hususunun takas şeklinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, şikayet süresi geçtiğinden reddi gerektiği, anılan ibranamenin kendileri tarafından imzalanmadığı ve sair iddialar ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C....

UYAP Entegrasyonu