WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Alacağın dayanağını teşkil eden sözleşmede bankanın rehin, hapis ve takas hakkı hüküm altına alındığı, bankaya hesap ve alacaklar üzerinde rehin, takas ve mahsup hakkı tanındığı görülmektedir. Bu durumda kredi sözleşmeleri ve davacıdan alınan ek sözleşmedeki taahhütü kapsamında davacının davalı banka nezdinde ki maaş hesabına bloke konularak kesinti yapılması haksız şart niteliğinde değildir. Taraflar arasındaki sözleşme ile bu husus taahhüt edilmiştir....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının takas-mahsup talebinin yargılama sırasında değerlendirilmesinin gerekip gerekmeyeceği noktasında toplanmaktadır. ... HUMK'nun 204.maddesinde, takas-mahsup talebinin davayı mütekabile (karşı dava) addolunacağı belirtilmiştir. Borçlar Kanununun 122.maddesi uyarınca, takas, borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle vaki olacağından, takasın sağlanması için mutlaka ayrı bir dava veya karşı dava açılması gerekmez. Borçlu, kendisine karşı açılmış olan bir dava içerisinde takas-mahsup talebinde bulunabilir ve böylesi bir talep, usul hukuku anlamında bir defi niteliği taşır .......

Takas bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. 6098 Sayılı Borçlar Kanununun 102.maddesinde mahsup; “ Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, davalı takas def'inde bulunmakla beraber mahsup talebinde bulunmuştur. Yukarıda da belirtildiği üzere, mahsup her aşamada ileri sürülelir. Yeterki davacının savunmasının genişletilmesi itirazı ile karşılaşmasın. Davalının mahsup talebi, davacının, süresinde olmadığı yönünde bir savunması ile de karşılaşmamıştır....

Mahsupta, birbirinden ayrı ve bağımsız iki alacak mevcut olmayıp, alacak miktarından belli olgular dolayısıyla indirme talebi bulunmaktadır. Alacaktan indirilecek olan meblağ bir karşı alacak değildir. Mahsup, alacağın gerçek belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Mahsup itirazının karşı dava olarak ileri sürülmesine gerek olmadığı gibi, ayrı bir davada istenmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır. Takasta, birbirinden bütünüyle ayrı ve bağımsız, karşılıklı iki alacak (borç) vardır. Ayrıca takas edilecek alacakların muaccel, dava edilebilir olması ve takas hakkının kanunla veya tarafların yapmış oldukları bir sözleşmeyle ortadan kaldırılmaması gerekir. Bu alacak sahiplerinden her biri takas ileri sürebileceği gibi, bu yola gitmeksizin alacaklarını ayrıca dava konusu edebilirler. Takas savunmasında bulunan taraf, hem kendi, hem de karşı tarafın alacağını ortadan kaldırmayı istediğinden, her iki alacak üzerinden de etkin olur. Bu niteliği ile takas, inşai bir haktır....

Davacı ... şirketinin TTK’nun 1301. maddesinde yer alan yasal halefiyet hakkına dayanıp sigorta ettirenin yerine geçerek ve bu sıfatla dava açmış bulunmasına göre zarara sebebiyet veren davalılar sigorta ettirene karşı haiz olduğu defileri sigortacıya karşı da ileri sürebilir, karşı dava açmak veya takas ve mahsup isteminde bulunmak yetkilerini kullanabilir. Bu hale göre mahkemece davalıların süresinde yaptıkları takas ve mahsup talebi dikkate alınarak delillerin toplanması, gerçek zararların belirlenmesi, davalının uğradığı zararın kanıtlanması halinde mahsup işleminin yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalıların talebiyle ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Sayılı dosyasına verilen kesin mühlet kararı gereği davacı şirketin borcundan davalı banka tarafından mahsup edilip edilmediği, edilmiş ise bu hususun takas mahsup yasağına aykırılık teşkil edip etmediği, davacı tarafından bu çek bedellerinin davalı bankadan talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. DELİLLER: Bornova 3. Noterliğinin ......yevmiye nolu 11.01.2021 tarihli ihtarnamenin tebliğine ilişkin belge sureti, davacı şirketin Ticaret Sicil Kaydı dosyamız içerisindedir. İzmir 17. İcra Müdürlüğü' nün .......... sayılı takip dosyası sistem üzerinden getirtilerek dosyamız arasına alınmış, dosyanın yapılan incelemesinde; Davacı .......... Plastik San Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı banka aleyhine ödeme emri göndermek suretiyle 12.02.2021 tarihinde başlatılan ilamsız takip olduğu, ödeme emrinde: 315.000.-TL Takas mahsup yasağı kapsamında tahsil edilen tutarların talebi olmak üzere 315.000....

davacı alacağından takas/mahsup edilmesine, kötü niyetli davacının alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet (icra inkar) tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir....

ileri sürülebilir." hükmünün yer aldığı, davalının bilirkişi raporlarındaki tespitlerin aksine takas mahsup talebinin olmadığı, kaldı ki BK 139/3.madde gözetildiğinde takas mahsup koşullarının oluşmadığı belirlenmekle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. ------- sayılı kararı ile; davanın davacı kooperatif üyesinin davalı kooperatiften olan alacaklarının tahsili istemine ilişkin olduğu TBK 147/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, somut olayda zamanaşımının başlangıç tarihinin davacı üye tarafından ikame edilen menfi tespit davasının kesinleşme tarihi olduğu bu durumda mahkemece uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözülerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek bozulmasına karar verilmiştir....

Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Asıl dava, tazminat, birleşen dava kalan iş bedelinin tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-1086 Sayılı HUMK'nın 204 ve devamı maddeleri uyarınca takas ve mahsup talebi karşı dava niteliğindedir. Somut olayda, karşı davada iş bedelinden bakiye alacak asıl davadaki zarar istemine karşı talep olunmuştur. Esasen taraflar arasında bakiye alacak kaldığı uyuşmazlık konusu değildir....

İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını belirterek takas ve mahsup talebi ile ... 31. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takibinin iptalini talep etmiştir. Alacaklı vekili ilama dayalı alacakların kesinleşmeden takasa konu edilemeyeceğini, avukatlık ücretinin takasa konu edilemeyeceğini iddia ederek itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, her iki tarafın da alacak ve borçlarının maddi anlamda kesinleşmesi gerektiği, takibin şeklen kesinleşmesinin yeterli bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir. HGK'nun 12.10.1994 tarih ve 1994/251-593 sayılı kararında da benimsendiği üzere, icra mahkemesinde takas ve mahsup iddiası kural olarak; 1-Takasa konu alacağın İİK'nun 68. maddesindeki belgelere dayalı bulunması, bu alacakla ilgili olarak icra takibi yapılmış ve takibin kesinleşmiş olması, 2-Alacağın ilama bağlanması hallerinde nazara alınabilir....

UYAP Entegrasyonu