WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Şti'nin zamanaşımı def'inin reddine, yine takas mahsup talebi yönünden ilgili davalı davacının birinci haciz ihbarnamesi cevabına delil olarak dayanmış ise de bu delil ile dahi alacağın muaccel olduğunun, takas mahsup şartlarının oluştuğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla şartları oluşmadığından bu talebin de reddine karar vermek gerekmiş, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava dışı işçi ...'...

Alacağın İİK'nun 68. maddesindeki belgelere dayanması halinde takibin kesinleşmesi koşulu aranır ise de, ilama bağlanmış alacağın takas konusu edilebilmesi için böyle bir koşul söz konusu değildir. Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi gereğince, vekalet ücreti iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez ise de borçlunun kendi lehine hükmedilen ve kendi alacağı olan vekalet ücreti alacağının borcundan mahsubu talebi bu Yasa hükmüne aykırılık teşkil etmez. Alacaklı vekilinin icra dosyasına ibraz ettiği 10.12.2012 tarihli dilekçesinde 14.000,00 TL manevi tazminat alacağının aslının ödenmesi halinde, BK'nun 84. maddesinin uygulanmaması talebi bulunduğu görülmektedir. Bu durumda borçlu lehine hükmedilen vekalet ücreti alacağının ve bunun faizinin 14.000,00 TL manevi tazminat borcundan takas mahsup edilerek kalan kısmın ödenmesiyle, manevi tazminat borcunun tamamının ödenmiş sayılacağının kabulü gerekir....

da; dosya kapsamında taşıma süreci sonunda iddia edildiği gibi bir palet yük kayıp ve 21 adet hasarlı iddiasının sabit olmadığı, öte yandan TAKAS mahsup talebi bakımından davalının 70 adet zayi ve 21 adet hasarlı emtia iddiasının sabit olması halinde bu zayi ve hasar zararının hesaplanması ve karşılığı tazminatın belirlenmesi bakımından emtia uzmanı teknik bilirkişiye tazminat hesabı yaptırılabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır....

HGK'nun 12.10.1994 tarih ve 1994/251-593 sayılı kararında da benimsendiği üzere, icra mahkemesinde takas ve mahsup iddiası kural olarak; 1-Takasa konu alacağın İİK'nun 68. maddesindeki belgelere dayalı bulunması, bu alacakla ilgili olarak icra takibi yapılmış ve takibin kesinleşmiş olması, 2-Alacağın ilama bağlanması hallerinde nazara alınabilir. Bu istem, takibin her safhasında ileri sürülebilir. Borçlu takas talebini icra mahkemesine beyan edebileceği gibi, bu başvurusunu icra dairesine de yapabilir. Bu istem, takibin her safhasında bildirilebileceğinden herhangi bir süreye de tâbi bulunmamaktadır. Yerleşik Yargıtay içtihatları da bu yöndedir. Başka bir anlatımla tarafların ilamdan kaynaklı ve herhangi bir nedenle yapılan takipte kesinleşmiş alacakları takas mahsup konusu yapılabilir. İlamdan kaynaklanan alacağın, takas mahsup edilebilmesi için icra takibine konu edilmesi şartı da yoktur....

Bu durumda, kabul edilen 50.000,00 TL’lik alacak kaleminden; davacıya ait ödenmemiş sermaye borcu, 19.631,73 TL’lik davacı borcu ve davalı savunmasında ileri sürülen 5.000,00 TL’lik davacıya ait kredi kartı ödemesinin düşümü ile sonuca ulaşılması gerekirken; davacının menfi tespit, davalının ise takas mahsup talebi olmamasına rağmen, 14.000,00 TL’nin de hatalı olarak davacı alacak kalemine eklenmesiyle yapılan hesaba dayalı hüküm benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı taraf lehine BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Maddesi gerekse 6100 sayılı HMK’na göre “Hakimin her iki tarafın iddia ve talepleri ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hükmedemeyeceği” belirtilmiş olup, davalının savunmalarında, taraflar arasındaki protokolün çatıya ilişkin hükümleri gereğince davayı konu miktardan 2500 TL lik bir takasmahsup talebi bulunmadığı anlaşılmış olmasına rağmen mahkemece anılan gerekçe ile dava konusu alacak miktarından 2500 TL lik indirim yapılması usul ve yasaya aykırıdır, BOZMA nedenidir. 3-Davalının temyiz itirazlarına gelince; Davacı dava dilekçesinde faiz talep etmiş olmakla birlikte faizin başlangıç tarihine ilişkin olarak bir belirleme yapmadığı gibi daha sonra da bu noktada davasını ıslah etmiş değildir, yukarıda 2.no’lu bentte de belirtildiği üzere hakim her iki tarafın talepleri ile bağlı olup, bundan fazlasına karar veremez....

mahsup talebi doğrultusunda davacının zararından tenkis edilmesi gerektiği, davacının zararının 12.824,80 TL olduğu, oysa daha büyük dairelerin teslim edilmesi nedeni ile kazancının 30.000,00 TL olduğu, bu nedenle davacı vekilinin eksik iş bedeline ilişkin talebinin de yerinde bulunmadığı, davacıya zemin katta teslim edilen işyerinin, mesken olarak düzenlenmesinin imar mevzuatı açısından mümkün olmadığı, ancak davacının başka bir yerden mesken vasıflı daireyi kabul etmemesi nedeni ile de davacı vekilinin buna ilişkin talebinin yerinde olmadığı, ayrıca davacının ileri sürdüğü eksikliklerin açık ayıp olup ihtirazi kayıt ileri sürerek teslim alınması gerektiği, ancak davacının böyle bir ihtirazi kayıt ileri sürdüğü hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir....

Davalı savunmasında gecikme nedeniyle borcunun bulunmadığını da savunmuş ise de, bu savunmaya yönelik bir takas mahsup talebi bulunmamaktadır. Bu hale göre mahkemece, taraflar arasında yapılan ve belirli bir miktar taşıma yapılması edimini içeren taşıma sözleşmesi uyarınca davacının üzerine düşen yükümlülüğünü yani sözleşme ile belirli olan tüm taşıma işini yerine getirdiği kabul edilerek, davacının bu sözleşme ilişkisine dayalı bir alacağının kalıp kalmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

TL taşıma ücretinin, davalının 14.178,00 TL tazminat alacağından takas - mahsubunun gerekmekte olduğunu, bu nedenlerle, davacı tarafın talep ettiği 8.668,81 TL taşıma ücretinin, İzmir ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... sayılı dosyasındaki ilama dayalı tazminat alacağımızdan takas- mahsubuna, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesi talep edilmiştir....

Davalı, satışa konu malı dava dışı kişiye düşük bedelle satmak zorunda kaldığını belirterek bu şekilde oluşan ------- gereğince ve takas mahsup yolu ile davacı alacağından indirilmesini istemektedir. Mahkemece davalının takas mahsup talebi kabul edilerek davanın konusuz kaldığına karar verilmiş ise de bu doğru olmamıştır. Zira her dava açıldığı tarih itibariyle mevcut hukuki şartlara göre değerlendirilir. 2)Davalı satışa konu malı dava dışı 3.kişiye dava tarihinden sonra satmış olması nedeniyle oluşan zararını davacının alacağından takas mahsup talebinde bulunmasına usulen imkan yoktur. Davalının bu zararı ayrı bir dava konusudur....

UYAP Entegrasyonu