WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Somut olayda; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.02.2011 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kira parası aylık 3000,00-TL olarak belirlemiş, sözleşmenin 4. maddesinde artış hükmünün ‘’her yıl dönem başı %10 oranında artırım ve 3 yılın sonunda ise sözleşmenin devam edip etmeyeceği, artış miktarları ve kira süresi hakkında yeniden görüşülüp belirleneceği’’ kararlaştırılmıştır. Kira bedelinin indirilmesi talep edilen dönemde yukarda anlatıldığı gibi ekonomik koşullarda olağanüstü değişmeler olmaması, işlem temelinin çökmesi ile ilgili bir delil sunulmaması, yine kiralananın bulunduğu semte özgü ekonomik koşullarda olağandışı bir değişiklik yaşanmaması karşısında uyarlama koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından bu nedenle kira bedelinden indirim istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kira bedelinden indirim yapılması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....

Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.nun 43. maddesi (6098 sayılı TBK’nin 51. md.) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmakta, ancak yakın akrabaların taşınmasının ahlaki bir ödevin ifası kapsamında olduğu kabul edilmektedir....

Bozmaya uyan mahkemece %75 hakkaniyet indirimi ve mahsup sonrası tespit edilen toplam 1.228,72TL cezai şart kabul edilmiş ise de yüzde 75 oranındaki indirim hakkın özünü etkileyecek oranda fahiş olmuştur. Davalı işçinin, davacı işverene ait okulda 01.09.2013- 07.02.2014 tarihleri arasında çalıştığı, aldığı ücret miktarı ve çalıştığı süre ve işin niteliği nazara alınarak, daha uygun bir indirim yapılması gerekmektedir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

ten, 1.793,44 TL'nın da diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 03.11.2014 tarihli ve E:2014/14119, K:2014/14940 sayılı bozma ilamında; davalı askerin askerlik görevini (hak ve yükümlülüğünü) yerine getirdiği sırada askeri araçta şoför olarak görevlendirildiği ve araç onun tarafından kullanılırken trafik kazası gerçekleştiğini, her ne kadar askerlik yükümlülüğü karşılıksız bir borç ise de; olayda bu görevin ifası sırasında bir kasıt bulunmaksızın kusurlu davranış sonucunda bir zararın ortaya çıktığını, davalının diğer kamu görevlileri gibi yaptığı hizmetin karşılığında bir ücret de almadığı, tazminat kapsamı belirlenirken davalının içinde bulunduğu bu durumun göz önünde tutulması, hakkaniyet gereği belirtilen hal ve mevkii gözetilip onun icabı olarak tazminattan uygun bir indirim yapılması gerektiği belirtilmiş; mahkemece davalı...

Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır" denilmek suretiyle; sigorta ettirenin, sözleşmenin kurulması sırasındaki doğru beyan yükümlülüğünün kapsamı düzenlenmiştir. Gerek TTK'nun 1435. maddesi ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre; sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 1435. maddesi (eki 1290. maddesi) “Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür....

Kanunu'nun 182/son maddeleri gereğince %30 oranında indirim yoluna gidildiği görülmüştür....

Davalı sözleşmeyi ... taraflı fesih hakkı olduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat isteyemeyeceği gibi talebin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak 1.405 YTL.nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılarına ilaç satışına dair yapılan sözleşmenin 1.1.1999 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar geçerli olduğu ve davalı tarafça sözleşmenin VII.(b) maddesi gereğince, “fiyat küpürlerinde tahrifat yapılması” gerekçesi ile sözleşmenin feshedilmesi üzerine, davacı tarafından açılan feshin iptali davasının sözleşmenin VII....

Şti.ne satıldığını, yapılan satışların sözleşmenin ifa imkanını ortadan kaldırmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek sözleşmenin ayakta tutulması suretiyle ifası ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi şerhinin tapuya tescilini ve dava konusu bononun iptali ile borçlu olmadığının tesbitini yahut sözleşmenin keyfi olarak davalı taraf kusuru ile feshi kabul edilirse şimdilik 250.000 TL. tazminatın reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillleri ... ve ... Ltd. Şti. aleyhine husumet yöneltilemeyeceğini, senedin bono vasfı taşımadığını, sözleşme konusu taşınmazın arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığını, inşaat yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davalılar ... ve ... Ltd. Şti. yönünden husumet sebebiyle diğer davalı ... açısından esastan davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine 15....

İş Mahkemesine açılan davada cezai şart alacağından %90 oranında indirim yapılmış olup bu karar Dairemizce 5.3.2013 gün 2010/29728 E. 2013/7812 K. sayılı ilamı ile onanmıştır. Davacının hüküm altına alınan cezai şart alacağından emsal dosyada nazara alınarak BK 161/son uyarınca indirim yapılması gerekir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tazminat davasının kabulüne, tapu iptali ve tescil davasının ise tefrikle yeni esasa kaydına dair verilen 27.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise sözleşmenin ademi ifası sebebiyle tazminat taleplerine ilişkindir. Davalı yüklenici, davacının kararlaştırılan satım bedelini eksik ödediğini, dava konusu bağımsız bölümün bu nedenle üçüncü bir kişiye tapuda satıldığını, davanın reddini savunmuştur....

UYAP Entegrasyonu