WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Sözleşme gereğince dekorasyon yapılması için kiralanan mağazanın 13.02.2009 tarihinde davalıya teslim edilmesinden sonra, alışveriş merkezinin 15.04.2009 tarihinde açılmasına karşın, davalı tarafından mağaza açılışı gerçekleştirilmediğinden davacı, 20.05.2009 keşide ve 27.05.2009 tebliğ tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin 4.6. ve 17. maddeleri gereğince sözleşmenin feshedildiğini bildirerek bir yıllık kira parası tutarındaki 26.376 Euro cezai şartın üç gün içinde ödenmesini istemiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179-182. maddelerinde (mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 158-161 .maddeleri ) düzenlenen ceza koşulu (cezai şart) esas borca bağlı olarak vücuda gelen ve borçlunun borcunu ifa etmemesi veya geç yerine getirmesi ya da noksan ifa etmesi halinde, alacaklıya muayyen bir mablağı, çoğunlukla bir miktar paranın ödenmesi şartını kapsayan bir taahhüttür. Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir....

İlçesindeki doğaltaş-mermer sahalarına ait ruhsat ve izinleri, Maden Kanunun'dan doğan tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte Maden İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde....Şirketi'ne devrine ilişkin olduğu, sözleşmenin üçüncü maddesinde devir bedelleri ile devir işlemenin yapılması sırasında ödenmesi gereken harç, vergi vb. tüm ödemelerin ....Şirketine ait olacağının hüküm altına alındığı, sözleşmenin ifası ve feshi başlıklı beşinci maddesinde devir işleminin en geç 30 Haziran 2016 tarihine kadar tamamlanacağı, anılan tarihe kadar devir işlemi gerçekleşmez veya ek sözleşme imzalanmadığı takdirde sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği, devir işlemi yapılmamasında kusuru olan tarafın sözleşmenin feshine neden olunmuş gibi yükümlü olacağının kararlaştırıldığı, 24/05/2016 ve 30/08/2016 tarihli ek sözleşmelerde asıl sözleşmenin ifası ve feshi başlıklı maddesine ilişkin düzenlemeyi içerdiği anlaşılmıştır....

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'mizin 18.01.2010 günlü bozma ilâmında, “mahkemece teslimi gereken tarih ile işin fiilen teslim edildiği tarih arasında oluşan süre için sözleşmenin 18. maddesinde belirtilen cezanın tahsilinde davalının haklı olduğunun kabul edilmesinin yerinde olduğu vurgulandıktan sonra, Hukuk Genel Kurulu'nun 20.03.1974 gün 1970/5-2053 Esas, 1974/222 Karar sayılı kararı uyarınca cezanın tacirin iktisaden mahvına neden olabilecek derecede ağır olması halinde tamamen kaldırılabileceği gibi tenkis yoluna gidilebileceği, dava konusu olayda uygulanan cezanın sözleşme bedelinin 1/3'üne yakın olduğu, davacı şirketin iflasının ertelenmesine karar verildiği, bu nedenle her ne kadar TTK'nın 24. maddesi uyarınca tacirler hakkında cezai şarttan indirim yapılmasına olanak bulunmasa da, anılan genel kurul kararı doğrultusunda mahkemesince indirim oranının takdir ve ifası için kararın bozulduğu” belirtilmiştir...

Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde özetle sözleşmenin --- hükümleri gereği davacıya yapılan ödemeler ile müvekkilinin hiçbir borcu kalmadığını, taksit tarihlerinden önce ödeme yapılması nedeni ile tüketicinin korunması hakkındaki kanun hükümleri gereği sözleşme bedelinden indirim yapılması gerektiğini, her ne kadar sözleşmede faiz kararlaştırılması yoksa da tarafların iradesinin erken ödeme durumunda sözleşme bedelinden indirim yapılması yolunda olduğunu belirtmiştir. Davalı yanın sunduğu uzman mütalaası incelenmiş taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin genel işlem koşullarını barındırdığını,erken ödeme ile hiçbir indirim elde etme imkanı olmayan davalının ayırca faiz ödeme yükümlülüğü altına girerek kredi kullanmış olmasının izah edilemeyeceğini, bu nedenle erken ödeme nedeni ile sözleşmenin -----gereği davalının indirim talebinde bulunabileceğini belirttiği görülmüştür....

Somut olayda, davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan edimin yüklenici tarafından eksik ve ayıplı ifası nedeniyle, teslim edilen eser bedelinden indirim yapılması istemine ilişkin olduğu, hükme esas alınan 28/08/2020 tarihli bilirkişi raporu kapsamında davalı tarafça teslim edilen tıbbi atık strerilizasyon ekipmanının teknik şartname gereklerini karşılamayan daha düşük kapasitede olduğu, eserdeki ayıp sebebiyle talep edilebilecek miktarın 17.500-euro olduğu anlaşılmaktadır. Eser sözleşmelerinde, iş sahibinin eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır.( TBK m. 475) Yine satış sözleşmelerinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde, alıcının satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme hakkı bulunmaktadır.(TBK m.227) Davacı tarafça davalıya Beşiktaş 19.Noterliğinin 20.01.2014 tarihli 01816 yev....

Ancak, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebi, azaltılması talebini de içermekte olduğundan, bu durum nafakanın miktarını tayinde ve indirilmesinde etken olarak dikkate alınmalıdır. O halde; nafakanın kaldırılması isteminin aynı zamanda nafakanın azaltılması istemini de kapsadığı gözetilerek, davalının aylık düzenli olarak elde ettiği gelirin davalıyı yoksulluktan tamamen kurtarmadığı, ancak mali durumunu olumlu yönde değiştirdiği dikkate alındığında nafakada hakkaniyete uygun bir oranda indirim yapılması gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir....

Doktrinde cezanın aşırı olup olmadığının hakkaniyet ölçüsüne göre belirleneceği benimsenmekle birlikte, cezai şartın amacı, borçluyu ifaya zorlayan bir tazyik vasıtası olduğu, borcun ifası halindeki menfaat ile cezai şartın ödenmesi halindeki menfaat arasında makul ve adil denge kurulması gerektiği, cezai şart miktarının borçlunun ezilmesini ve ekonomik olarak mahvına neden olacak dereceyi bulması halinde fahiş kabul edilmesi ve uygun bir miktara indirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Dairemizin 01.02.1974 gün 168-132 karar sayılı ilamında da kabul edildiği gibi, cezanın fahiş olup olmadığının anlaşılması için, sözleşmenin yerine getirilmemesinden dolayı davacının uğradığı zararın tespiti zorunludur....

Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece itibar edilen 08.06.2012 tarihli sözleşme belirli süreli olarak düzenlenmiş ve süresinden önce feshe bağlı olarak hak veya borç doğuracak şekilde cezai şart kararlaştırılmıştır. Davacı işçi, sözleşmenin süresinden önce işveren tarafından feshine bağlı olarak cezai şart ile birlikte bakiye süre ücretini ayrı ayrı talep etmiş ve Mahkemece her iki istek hüküm altına alınmıştır. Bakiye süreye ait ücret bakımından indirime gidildiği halde cezai şart yönünden herhangi bir indirim yapılmamıştır. İş sözleşmesinin 7. maddesinde, sözleşmenin süresinden önce feshine bağlı olarak sözleşmenin kalan süresi içinde ödenmesi gereken haklar toplamı kadar cezai şart ödemesi kararlaştırılmıştır....

Birleşen 2011/855 Esas sayılı davada davacı vekili, arsa sahibi müvekkili ile yüklenici arasındaki sözleşmenin yüklenici tarafından sözleşmeye aykırı yapılması neticesinde 227.000,00 TL. zararı oluştuğunu ileri sürerek inşaatın teslim tarihi olan 227.000,00 TL.nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2014/224 Esas sayılı davada davacı vekili, arsa sahibi müvekkili ile yüklenici arasındaki sözleşmenin yüklenici tarafından eksik ve ayıplı olarak ifa edildiğini, sözleşmeye göre 13 ay içinde teslim edileceğinin kararlaştırılmasına rağmen 12 ay sonra teslim edildiğini ileri sürerek 12 aylık kira bedelini ile ayıplı iş toplamının tahsilini talep ve dava etmiştir Birleşen davalarda davalı vekili, davanın reddini istemiştir....

Taraflar, bundan başka herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz" şeklinde düzenleme yer almaktadır. Mahkemece, davacının sözleşmeyi haklı nedenlerle fehsettiği kabul edilmiş ancak cezai şarttan takdiren % 50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak neticeden 50.000 USD cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kural olarak sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde taraflar ceza-i şart miktarını tayinde serbesttir. Sözleşmede düzenlenen cezai şart ödeneceğine ilişkin hüküm, taraflarca itiraz edilmeksizin imzalanmış olmakla ve aksi yönde yasa hükmü de bulunmamakla sözleşme serbestisi ilkesi gereğince geçerlidir ve sözleşmenin taraflarını bağlar. Davalı tacir olup, ticari olarak mahfına neden olmayacak cezai şarttan indirim yapılamaz. Mahkemece cezai şarta ilişkin talep yönünden davanın tümden kabulü gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir....

UYAP Entegrasyonu