WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Bu durumda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ceza-i şartın fahiş olup olmadığı, indirim gerekip gerekmediği, fahiş ise ne oranda indirim yapılması gerektiği saptanıp, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yaılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 3-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. ve 2. bent gereğince temyiz olunan kararın bozulmasına, 3. bent gereğince tarfların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 2.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır" denilmek suretiyle; sigorta ettirenin, sözleşmenin kurulması sırasındaki doğru beyan yükümlülüğünün kapsamı düzenlenmiştir. Gerek TTK'nun 1435. maddesi ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre; sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür....

KARAR Davacı, Kuzey Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi çerçevesinde davalı ... ile imzaladığı sözleşme gereği tapu tahsis belgeli arsa ve tesislerini davalıya devrettiğini, davalının 80 m2 lik daire vermeyi taahhüt ettiğini, edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının taahhüt ettiği konutu vermediğini, dairenin teslimine kadar taahhüt ettiği kira yardımlarını 2011 yılı Haziran ayından sonra ödemediğini, kıymet takdir komisyonunca 3/A sınıfına göre değerlendirme yapılması gerekirken 2/B sınıfına göre değerlendirme yapıldığını ve yapı bedeli yerine enkaz bedeli ödendiğini ileri sürerek, 80 m2 lik dairenin aynen ifası yerine ortalama rayiç bedeli olan 107.187,00 TL müspet zarar karşılığı tazminat ile 3.420,00 TL kira yardımı ve bakiye 16.565,00 TL yapı bedeli olmak üzere 127.172,00 TL nın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre işin tamamının 30.04.1998 tarihinde bitirilmesi gerektiği yarrgılama aşamasında halen bitirilmemiş olduğu, bu yönden davalı tarafça sözleşmede belirlenen usulüne uygun ihtarnamelerin davacıya gönderilmiş olduğu, sözleşme hükümlerine göre yapılması gereken inşaat imalatının proje ve ruhsatına uygun olarak ve belediye tarafından denetime açık bir .../......

Davalılar, konut teslimindeki gecikmenin sözleşmede tanımlanan mücbir sebep ve beklenmeyen hallerden kaynaklandığını, piyasalarda yaşanan kriz ve imar planında değişiklik yapılması nedeniyle teslimin geciktiğini, bağımsız bölümün 19.06.2012 tarihinde teslimi için davetiye çıkartıldığı halde davacının hiçbir gerekçe göstermeksizin davete icabet etmediğini, davacının satış bedelinin tamamını ödeyerek ve tapusunu alarak seçimlik hakkını sözleşmenin aynen ifası yönünde kullandığını, mülkiyeti devraldıktan üç sene sonra böyle bir davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir....

erken fesih sebebiyle ve sözleşmenin ifası için yapılmış bedellere ilişkin tazminat talep edilse de buna ilişkin delil sunulmadığı ve ispat edilemediği anlaşılmıştır....

Şart ve ceza arasındaki ilişki gözetilerek, işçinin iktisadi açıdan mahvına neden olmayacak çözümlere gidilmelidir. İşçinin belli bir süre çalışması şartına bağlanan cezalardan, sözleşme kapsamında çalışılan ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirime gidilmelidir. Ancak sadece süre oranlamasına göre indirim yapılması yeterli değildir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında düzenlenen 1.7.2013 tarihli iş sözleşmesi ile 01/07/2013-30/08/2014 tarihleri arasında geçerli 14 aylık belirli süreli iş sözleşmesi imzalanmış olup bu iş sözleşmesi gereğince, davalı işçi ... ... ile ortaklaşa gerçekleştirilen projesi kapsamında Boynuyoğun kampında çalışmıştır. İş sözleşmesinin 38.maddesinde, "...süresinden önce haklı bir neden olmadan feshedilir ise fesheden taraf sözleşmenin fesih edildiği tarihten sözleşme süresinin bitiş tarihine kadar süreye ilişkin görev yapılan kadronun brüt ücretini tazminat olarak ödemeyi peşinen kabul eder." düzenlemesi mevcuttur....

Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece itibar edilen 08.06.2012 tarihli sözleşme belirli süreli olarak düzenlenmiş ve süresinden önce feshe bağlı olarak hak veya borç doğuracak şekilde cezai şart kararlaştırılmıştır. Davacı işçi, sözleşmenin süresinden önce işveren tarafından feshine bağlı olarak cezai şart ile birlikte bakiye süre ücretini ayrı ayrı talep etmiş ve Mahkemece her iki istek hüküm altına alınmıştır. Bakiye süreye ait ücret bakımından indirime gidildiği halde cezai şart yönünden herhangi bir indirim yapılmamıştır. İş sözleşmesinin 7. maddesinde, sözleşmenin süresinden önce feshine bağlı olarak sözleşmenin kalan süresi içinde ödenmesi gereken haklar toplamı kadar cezai şart ödemesi kararlaştırılmıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.5.2005 ve 27.5.2005 gününde verilen dilekçeler ile sözleşmenin ifası ve maddi tazminat, karşılık dava ise kira sözleşmesinin münfesih olduğunun tesbiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın ve karşılık davanın reddine dair verilen 16.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-k.davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taraflar arasındaki hasılat kira sözleşmesine konu restoran-bar niteliğindeki kiralananın hükmen teslimi, dava tarihine kadar teslim işlemi yapılmadığından uğranılan kar kaybı zararının tahsili, eylemli engellemeler nedeniyle kiralananın davalı elinde kalması olası döneme ait de kar kaybı zararı ödetilmesine ilişkindir....

Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 438 ... maddesinin ikinci fıkrasına göre işçinin, sözleşmenin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir araştırılarak indirim yapılması gerektiği hususunun göz önünde bulundurulması ve ödenen ihbar tazminatı da mahsup edilerek bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat yönünden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B....

UYAP Entegrasyonu