WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemiyle açılmış olup mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiştir. Davacı ..., dava dilekçesinde dava değerini 16.705,01 TL olarak göstermek suretiyle davalı ...Ş. ile ... ... .... Sokaklar İçme Suyu İnşaatı işi için sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin ifası sırasında davalının kusuru ile dava dışı üçüncü kişilerin konutlarını su bastığını, verilen zararın davacıdan ..... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15.05.2013 tarih 2011/404 Esas, 2013/269 Karar sayılı ilâmı ile tahsiline karar verildiğini, verilen hükmün Yargıtay 4....

Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olarak kurulduğu, davalı işverenin belirli süreli olarak yapılan sözleşmenin belirsiz süreli olduğunu iddia etmesinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı, bu nedenle sözleşmenin belirli süreli olduğunun kabulünün gerektiği, aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin yerinde olmadığı, öte yandan cezai şartın hüküm altına alınması doğru olmakla birlikte hakkın özüne dokunmayacak bir indirim yapılması gerekmekte olup Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan %50 indirim fazla olup bozmayı gerektirmiştir....

Davacının menfi zararı yönünden ise sözleşmenin ifası için yapmış olduğu gider ve masrafları istemesi mümkündür. Ne var ki bu yönde dosyaya sunulan deliller menfi zararı ispata yeterli değildir. Hal böyle olunca açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile delil takdirinde hataya düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı vekili; davanın yetkisiz mahkemede görüldüğünü, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) hükümlerinin derhal uygulanması gerektiğini, kaldı ki taraflar arasında görülen aynı rödovans sözleşmesinden kaynaklı davalarda, Denizli Mahkemelerinin yetkili olduğunun kesin olarak belirlendiğini, ek kararla tazminata ilişkin taleplerin tefrik edilmesine yönelik verilen kararın da hatalı olduğunu, davacının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerin yerine getirilmesi talebi ile tazminat talepleri arasında hukuki bağ olduğu gibi bu taleplerin ayrı bir davanın konusu da olmadığını, alacağın belirlenebilir miktarda olduğunu bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesi gereğince davacının akdin ifası ve tazminat talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, buna göre davacının ancak sözleşmeyi fesih hak ve yetkisi bulunduğunu, sözleşmenin imzalandığı...

Böyle bir cezai şart hükmü, Borçlar Kanunun 325. maddesine göre talep konusu yapılabilecek olan sözleşmenin kalan süresine ait ücret isteğinden farklıdır. Bu durum, konuya dair yasal düzenlemenin tekrarı mahiyetinde de değildir. Gerçekten tarafların iradesi özel biçimde cezai şart düzenlemesi yönünde ortaya çıkmış olmakla, iradeye değer verilmeli ve cezai şart hükümlerine göre çözüme gidilmelidir. Bu arada işçinin bakiye süre ücreti ölçüt alınarak kararlaştırılmış olan cezai şarttan başka sözleşmenin kalan süresine ait ücretlerin de Borçlar Kanununun 325. maddesine göre talep edilip edilemeyeceği soruna değinmek gerekir ki, ifaya eklenen cezai şart çözüme gidilmesi ve buna göre koşulların varlığı halinde sözleşmenin kalan süresine ait ücretlerin ayrıca talep edilebileceği belirtilmelidir....

Noterliğinin 26/05/2011 tarih ve 8257 yevmiye nolu ihtarnamesi ile başvurduğunu ancak olumlu bir sonuç alamadığını, davalı şirketin, sözleşmeye uygun olarak davacıya talebi doğrultusunda aylık gelir ödemesi yapmak zorunda olduğunu, davacının yaptığı ödemeler göre ve 01/05/2011 tarihine göre yapılması gereken aylık ödeme tutarı tahmini 3.000,00 TL - 3.500,00 TL civarında olduğunu, ileride bilirkişi raporu ile davacıya ödenmesi gereken tutarın belirlenecek olup, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları ile maddi ve manevi tazminat haklarının saklı olduğunu, belirtilen nedenlerle; davacı sigortalıya 01/05/2011 tarihinden itibaren 15 yıl süre ile davalı sigortacının aylık gelir ödemesine; -fazlaya ilişkin hakları ile diğer maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasına, masraflarının da yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Sözü edilen hükme göre, "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." Mahkemece her ne kadar kararda, “davacının davalı işveren ile eğitim ile ilgili bir iş akdi yapması, davacının bu iş akdi devam ederken sebepsiz ve haksız şekilde işten çıkarılması karşısında maddi kayba uğramasının yanında, manevi olarak üzüntü yaşaması, toplum içinde itibar kaybına uğraması ve gelecekte mesleğini icra konusunda sıkıntı ile karşılaşmasının hayatın olağan akışına uygundur. Bu fesih nedeniyle yaşanılan üzüntü ve sıkıntılar nedeniyle davacının manevi tazminat talebi kısmen kabul edilmiştir.” şeklindeki gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, manevi tazminatın istenebilmesi için kişilik haklarının ihlal edilmiş ve buna yönelik bir saldırı gerçekleşmiş olması gerekir....

Taraflar arasındaki sözleşme asgari süreli olup, davacı, iş sözleşmesinde asgari süreden önce iş sözleşmenin feshi nedeniyle sözleşme gereği, asgari sürenin sonuna kadar olan bakiye süre ücretini talep etmiştir. Bu istemin yasal dayanağı fesih tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı B.K.nun 325. maddesine göre bakiye süre ücretinden işçinin tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği gelirleri veya kazanmaktan kasten feragat ettiği gelirler kalan süreye ait ücretler toplamından indirilebilir. Mahkemece davacının bu dönemde başka yerde çalışmalarından dolayı elde ettiği gelir bu alacaktan indirilmişse de anılan maddede takdiri indirim öngörülmediğinden ayrıca % 40 oranında indirim yapılması hatalıdır. Anılan alacaktan indirim maddede belirtilen gelirler dikkate alınarak yapılmalıdır....

nin kardeşi olan davacının araçta hatır için taşındığını ve bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, düzenli geliri olmayan davacının maddi zararı ve iddia ettiği gibi maluliyetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 52.816,69 TL maddi tazminatın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Yine bu talebini sözleşmenin karşı tarafça haksız feshi halinde de ileri sürebilir. Borçlunun temerrüdü halinde alacaklı seçim hakkını kullanarak TBK’nın 125. maddesinde yer alan seçimlik haklarından birisini talep edebilir. Dolayısıyla seçimlik haklar arasında bulunan müspet zarar ve menfi zararı birlikte isteyemez. Yine müspet zarar sözleşmenin ifası halinde elde edilecek kazanç olduğundan içerisinde kısmen menfi zararı da barındırır. Somut olayda, iş sahibinin sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle yüklenici müspet zararı istediğinden artık menfi zararı isteyemez....

UYAP Entegrasyonu