Ancak, böyle hallerde genel muvazaa hükümlerinin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 19 maddesi ile genel muvazaa düzenlenmiştir. Mirasçı sözleşmenin tarafı olmadığından sözleşmenin muvazaalı olarak yapıldığı iddiası her türlü delille kanıtlanabilir. Özellikle, resmi sicillere bağlı tutulan malların muvazaalı devrinde TBK'nın 19.maddesinin uygulanabileceği ve muvazaa iddiasının araştırılabileceği, yasal ve yargısal uygulama gereğidir. Şirket hisselerinin devri yönünden TBK'nın 19.maddesi kapsamında değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Davacı şirket payının devrinin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ve muris muvazaası nedeni ile iptal talebinde bulunduğunu beyan etmiş, TBK'nın 19.maddesindeki muvazaa kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini beyanla talepte bulunmuştur....
aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davacı yönünden esastan reddine karar verilmesini istemiştir....
T. ilamı ve bu minvalde benzer kararları) nedeniyle bu iki taşınmaza ilişkin muvazaa iddialarının reddi gerekmiş, diğer muvazaa iddiasının bulunduğu ... ada ... parseldeki ... numaralı bağımsız bölümün ... hissesine ilişkin olarak ise davalı ...'in beyanı, davalı ...'in gerçek satışı ve bedel ödendiğini ispat edememesi, devir sırasında davalı ...'in davalı ...'in eşi olması nedeniyle bu taşınmaz devrinin muvazaalı olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı ... nolu bağımsız bölümün davalı ... adına olan ... hissesinin tapusunun iptali ile davalı ... Şirketi adına tapuda kayıt ve tesciline, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin Reddine, İİK 28 maddesi uyarınca hüküm özetinin Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken ...-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan ......
İLK DERECE MAHKEMESİNCE YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE; " davacının muvazaa iddiasıyla davalılar arasında yapılan şirket hisse devrine yönelik tasarrufun iptali isteğinde bulunduğu görülmekle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olup dava, ticaret mahkemesinin görev kapsamı dışında kalmaktadır. Hal böyle olunca 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın USULDEN REDDİNE, İş bu davaya bakmakla görevli olan mahkemenin aynı yargı çevresinde bulunan MERSİN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE," dair hüküm kurulmuştur. Kararı Davalı ... vekili istinaf etmiştir....
Dava; taraflar arasında yapılmış 20/02/2019 tarihli hisse devri borç taahhüdünden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67.md gereğince iptali istemine ilişkindir. Dava hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup; TBK'nun 89.maddesi gereğince para borcunun ifa yeri, alacaklının yerleşim yeridir. HMK'nun 10.maddesi gereğince borcun ifa edileceği yerdeki mahkemelerin de yetkili olduğu düzenlenmiş olup, davacı alacaklının yerleşim yeri ... olduğundan, mahkememiz işbu davaya bakmakta yetkilidir. Bu nedenle davalı tarafın yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği, takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Bu kapsamda, davacı tarafça bildirilen deliller toplanmış, hisse devrine ilişkin borç taahhüdünün dosya arasında olduğu görülmüştür....
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Talebin 16 yıl önce yapılan sözleşmelere dayandırıldığını; davaya konu edilen olaylar ve alacak iddiasını zamanaşımına uğradığını; öte yandan ----------- tarafından davacı ile birlikte müvekkil aleyhine de dava açıldığını; itirazın iptali davasında müvekkili hakkındaki davanın reddine karar verildiğini ve kesinleştiğini; dolayısıyla talebinde kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini; taraftar arasında 5 Nisan 2005 günü imzalanan tahsis hakkı devir ve temlik sözleşmesinde geçerlilik şartının, -------- müteşebbis heyetinin onayına bağlandığını; devrin geçerli olabilmesi için müteşebbis heyetinin devir ve sözleşmeye onay vermesi yanı sıra, üzerinde bir tesis inşaatının başlanması ve o inşaatın %10'unun tamamlanması gerektiğini; tahsis hakkı devrinin geçerli kazanabilmesi için davacının inşaata başlayıp bu inşaatın %10'unun tamamlaması gerektiğini; bu hususun davacının sorumluluğu kapsamında olduğunu; kesin hüküm itirazına konu davada da işin %...
Esasında kayıtlı davanın, davacının şirket hisse devri nedeni ile alması gereken paranın tahsil edilemediği gibi hisse devir sözleşmesinde gelir harici bırakılan ... plakalı aracın sözleşme gereğince müvekkiline devrinin sağlanması amacıyla açıldığı, davacının hile iddiasının haklı olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. CEVAP: Davalı vekili,... Ltd. Şti.'ne usulünce tebligat yapılmasına karşın yargılamaya katılmadığı gibi cevapta vermemiştir. GEREKÇE: Dava, yargılamanın iadesi istenilen davada, davalı şirketten alacaklı olan davacının, ... plakalı aracın, davanın taraflarının aralarında anlaşarak alacağını hükümsüz bırakmak amacıyla hile (muvazaa) yaparak, aracın mülkiyetinin anılan davanın davacısına geçişini sağladıkları iddiasına dayalı olarak HMK 376. Maddesi uyarınca yargılamanın iadesi yoluyla anılan kararın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizin ... E....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/19 Esas KARAR NO :2022/910 DAVA:Hisse Devrinin İptali (İnançlı İşlem Nedeniyle) DAVA TARİHİ:07/01/2022 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... E K DAVA:Hisse Devrinin İptali (İnançlı İşlem Nedeniyle) DAVA TARİHİ:28/02/2022 KARAR TARİHİ:15/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan Hisse Devrinin İptali (İnançlı İşlem Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkil ile davalı taraf anne - baba bir kardeş olduklarını, davacı müvekkilin dava konusu şirket hisselerini 2017 yılında davalı kardeşine devrettiği esnada dava dışı bir çok 3.kişinin borçlusu olduğunu, davacı müvekkil çeşitli ticari ve hukuki ilişkilerden kaynaklanan borçlarından kaynaklanan mali sorunlar yaşamakta olduğundan dolayı hissedarı olduğu şirketlere gerek bankaların kredi verme amaçlı iş ve işlemlerinde sıkıntı yaratması ve gerekse şahsi bu borçlarından dolayı bu şirketlere murazaa yöneltilmemesi için ......
olan pay devri sözleşmesinde yer alan ------- şeklindeki ifadenin, noterlerin devir sözleşmelerinde bu yönde bir kayıt konulmasının usul ile ilgili bir takım sebeplerden dolayı taraflardan istemesi nedeniyle konulmuş olduğu, bu nedenle de hisse devir bedelinin ödenmesi hususunda ön sözleşme hükümlerinin esas alınması gerektiği, ön sözleşmenin, bedeli karşılığında pay devrinin yapılması taahhüdünü ------ de içeren bir çerçeve sözleşme niteliğinde, noterde düzenlenmiş olan pay devri sözleşmesinin ise, çerçeve sözleşmede taahhüt edilmiş ----- olan pay devrinin gerçekleştirilmesine ilişkin tasarruf sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacı/satıcının bu sözleşmeyle taahhüt etmiş olduğu pay devretme borcunu -----yerine getirmiş ve payları devretmiş olmasından sonra, davalı/alıcının, işbu çerçeve sözleşmenin ---- noterde resmi şekilde düzenlenmediği için geçersiz olduğunu ile sürmesinin ------ kötüye kullanılmasını oluşturacağı, taraflar arasında akdedilmiş olan ön sözleşmenin geçerli ve taraflar...
Şirketindeki paylarını mirasbırakana devretmesi nedeniyle davalıya devrettiği, mirasbırakanın 2013 yılında ölümünden sonra yapılan genel kurulda hisselerin intikali ve kime ne kadar hisse kalacağı hususunda anlaşma yapıldığı ve tarafların bu anlaşmayı imzaladıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1....


