nde çalışmaya devam ettiğini, davacının başka bir işyerinde çalışmaya başlayacak olması nedeniyle iş akdini feshettiğini, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, mobbing iddialarını kabul etmediklerini, davalı şirketin ... A.Ş. ile acentelik ilişkisi bulunduğunu, dolayısıyla davalı şirketin var olan müşterilerinin ......
bulunulmamasına rağmen mobbing iddiası ile iş sözleşmesini tek taraflı feshedip dava açtığını savunarak davanın reddini talep etmiştir....
Dava, hakimlerin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İstanbul 7. İdare Mahkemesinin dosya örnekleri getirtilerek incelenmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır....
E)İstinaf Sebepleri: Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvurusunda; yerel mahkemece taleplerinden daha az manevi tazminata taktir edilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketin yaklaşık 400 çalışanı olan ... faaliyet gösteren büyük çaplı sermaye şirketi olup müvekkili davacının ise şirket avukatı/hukuk müşaviri olduğunu, dolayısıyla manevi tazminat taleplerinin ne bir tarafın fakirleşmesine nede zenginleşmesine yol açmayacak ancak hiçbir şekilde kusur isnad edilmeyen ve saldırıya uğrayan müvekkilinin haklarını tatmin etmeye yetecek miktarda olması gerektiğini, bu sebeplerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak manevi tazminat taleplerinin tamamının hüküm altına alınmasını ileri sürmüştür....
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; tazminat talebine konu yazı incelendiğinde, yazı içeriğinin ------ isimli ------- ve konu ile ilgili olarak ------ yaptığı açıklama ile ilgili olduğu, manevi tazminata hükmedilebilmesi için yasa gereği bir kimsenin kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırı bulunması, kişilik hakkı saldırıya uğrayan ile zarar gören kişinin aynı olması, manevi bir zarar bulunması, nedensellik bağının olması ve davalının sorumlu olmasını gerektiren bir kusurunun veya bir kusursuz sorumluluk halinin bulunması gerektiği, ancak mezkur yazıda davacı şirketin hedef gösterilerek ticari itibarını zarara uğratacak, kişilik haklarına aykırılık teşkil edecek nitelikte bir beyanın yer almadığı, yazı içeriğinin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu, bu haliyle yazı ve içerik bir bütün olarak değerlendirildiğinde kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/09/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/04/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikayet nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı,... Başkanı olduğunu, davalının......
Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar aranındaki maddi manevi tazminat ve aidat bedelinin istirdatı idavasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan maddi-manevi tazminat davasının reddine, kooperatife karşı açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasını reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı kooperatif vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle manevi tazminat davasının davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne, davalı kooperatife yönelik maddi tazminat ve aidat bedelinin istirdatı talebinin kısmen kabulüne, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir....
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; davacının maddi-manevi tazminat talepleri ile kendilerinin işlemleri arasında illiyet bağının bulunmadığı, davacının Elazığ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğündeki görevine devam ederken 10/03/2014 günlü dilekçesi ile 25 hizmet yılını doldurduğunu beyan ederek kendi isteğiyle emekliye ayrılmak istediği, 17/03/2014 tarihinden itibaren 25 hizmet yılı üzerinden emekliye sevk edilmesinin uygun görüldüğü, davacıya 25 yıl, 10 ay, 15 gün üzerinden emekli aylığının bağlandığı, davacının 25 hizmet yılını doldurmadan emekli olmak zorunda kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir....
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle olayın özellikleri göz önüne alındığında İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu ileri sürerek daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi için kararın bozulmasını veya düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle davacının iddialarının soyut olduğunu, sadece davacı tanık beyanlarının dikkate alınması ile psikolojik tacizin ispatlanamayacağını, yönetim hakkına dayanılarak yapılan işlemlerin psikolojik taciz olarak kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle kıdem tazminatı ile manevi tazminatın kabulünün doğru olmadığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin fazla hesaplandığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir C. Gerekçe 1....
Somut olayda; davacının günlük 12 saatlik çalışmasından yukarıdaki ilke kararı doğrultusunda 1,5 saat ara dinlenme düşülmesi gerekirken, 1 saat ara dinlenme düşülmesi hatalıdır. 5- Davacı dava dilekçesinde Mart 2006-Haziran 2008 tarihleri arasında hafta sonları 08.00-17.30 arası çalıştığını bildirmiş olup, davacının haftanın 6 günü, 08.30-20.30 arası günlük 12 saat çalışma yaptığı kabulü ile hesap yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek talebin aşılması hatalıdır. 6- Mahkemenin manevi tazminata hükmetmesi yerinde ise de, hükmedilen manevi tazminat miktarı zenginleşmeye yol açacak oranda yüksektir. Daha makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminat takdiri hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


