Diğer davalılar ..., ... ve ...’nun mirası reddettikleri iddia ve ispat edilmediğinden aleyhlerine mirası reddin iptali davası açılamaz. Bu durumda, ..., ... ve ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesi doğru görülmemiştir. ./.. 2) Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. (TMK. m. 617/1) Şu halde, kötüniyetle redden söz edilebilmesi için reddeden mirasçının malvarlığının borcunu karşılamaya yetmediğinin sabit olması gerekir. (TMK. m. 617) Onun için her şeyden önce davalı durumunda bulunan mirasçının malvarlığının borcunu karşılamaya yeterli olup olmadığı hususunun etraflı şekilde araştırılıp tespit edilmesi zorunludur. İcra takibinin uzun süre devam etmesi, tek başına acze delalet etmez....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, Bireysel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için vefat eden kredi borçlusunun mirasçılarına karşı girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalılar vekili, müvekkillerinin mirası red ettiklerini belirterek davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece mirası reddeden davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.03.2014 gününde verilen dilekçe ile mirası reddin iptali talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirası reddin iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler....
Böyle bir davada sulh hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığı ve mirası reddedenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise TMK'nın 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir. Mahkemece, davanın esasının karara bağlanması gerekirken bu yasal düzenleme gözetilmeden HUMK'nın 409/5 maddesi gereğince "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Anılan itiraz, ödeme, …sıfat itirazı gibi…. borçlunun borcu olmadığı, takip konusu senedin karşılıksız olduğu (veya kaldığı), hatır senedi olduğu, teminat senedi olduğu, anlaşmaya aykırı doldurulduğu, kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı, borçlunun senedin düzenlendiği tarihte temyiz kudretine sahip olmadığı, mirası reddetmiş olduğu veya mirasın hükmen reddedilmiş olduğu gibi sebeplere dayanır” (Prof. Dr. Baki KURU; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s.197, Kasım 2004-İstanbul). Öte yandan, İİK.'nun 53. maddesine göre; borçlunun ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı, mirası kabul veya reddetmemişse, mirası ret süresince mirasçılar hakkında takip yapılamaz. Bu maddenin uygulanabilmesi için, icra takibinin mirasın reddi süresinde yapılması ya da murisin takibe başlandıktan sonra ölmüş olması gerekir. İİK.'nun 53. maddesine aykırı olarak takip yapılması ya da takip işlemlerine devam edilmesi nedenlerine dayalı olarak ilgililer, İİK.'...
Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Borçlu ... yargılama sırasında 13.10.2010 tarihinde öldüğü, geriye eşi İpek ve oğlu ...’in kaldığı, eş İpek’in İstanbul (Anadolu) 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/386 Esas 2013/479 Karar sayılı ilamı ile mirası red ettiği ve kararın 31.07.2013 tarihinde kesinleştiği diğer mirascı ... ise İstanbul (Anodolu) 2012/7 Tereke 2017/1 Karar sayılı dosyasından mirası red hakkını saklı tukarak, mirasın defterinin tutulmasını istediği, 15.06.2017 tarihinde davanın takip edilmediğinden HMK’nın 320/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacın temyiz isteminin de 08.11.2017 tarihinde red edildiği, Uyap kayıtlarından kararın Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 2019/2454 Esas-8499 Karar sayılı ilamı ile onunmış, karar düzeltme isteği 23.11.2020 tarih 2020/1008 Esas 2020/7562 Karar sayılı ilamı ile red edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır....
Dava İİK'nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. l-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. 2-) Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Türk Medeni Kanunu'nun 611. maddesinde "Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer. Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır" hükmüne yer verilmiştir Yukarıda da ifade olunduğu üzere; Davalı H.. M.., mirasbırakanı E... M...'nun ölümü üzerine davaya dahil edilmiştir....
Dava; murisin su kullanım borcundan dolayı mirasçısına karşı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Murisin, borcundan mirasçıların sorumluluklarını düzenleyen 4721 Sayılı TMK'nun ilgili hükümlerini inceleyecek olursak; 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 599. maddesine göre; “Mirasçılar, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, miras bırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar. Atanmış mirasçılar ./.. -2- da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nde hasımsız bir dava açarak murisi annesinden kendisine intikal eden mirası kayıtsız ve şartsız reddettiğini belirterek ret beyanının tescilini istemiş, mahkemece 22.10.2010 günlü ve 2010/1038-1803 sayılı kararla isteği kabul ederek ret beyanının aynen tesciline karar verilmiştir. Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Hukuk düzeni bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını korumaz. (TMK m 2.) Mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse alacaklılar ret tarihinden itibaren altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. (TMK m. 617) Davalı borçlu ...'in mirası reddetmesi nedeniyle davacı-alacaklı tarafından ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/633 sayılı dosyasında ret kararının iptali için bir dava açılmış ve mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ancak hüküm kesinleşmemiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Mirası Ret Kararının İptali Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm Türk Medeni Kanununun 617. maddesine dayalı olarak açılan mirası ret kararının iptaline ilişkin olup, inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 17.07.2014 tarihli 2014/2 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 8. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 29.09.2014 (Pzt.)...


