WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

itirazın iptali ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

ın terekesinin borca batık olması nedeniyle mirasın hükmen reddinin tespitini istemiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.12.2014 tarihli 2013/13020 Esas, 2014/2336 Karar sayılı ilamında özetle; ".... miras bırakanın ölüm yani mirasın açıldığı tarih itibarıyla borç miktarı ve mal varlığı değerleri (aktif ve pasifi) tespit edilmemiştir. Bu anlamda, miras bırakanın borcundan dolayı yapılan icra takiplerine ilişkin dosya bulunup bulunmadığı, bankalarda mevduat hak ve alacağı olup olmadığı, mirasçılar tarafından veraset ve intikal beyannamesi verilip verilmediği, miras bırakan adına kayıtlı araç ya da taşınmaz kaydı bulunup bulunmadığı gibi hususlar ilgili yerlerden sorulmamış, terekenin aktifi ve pasifi yeterince araştırılmamış, davacının mirası kabul anlamına gelen davranışının bulunup bulunmadığı sorgulanmamıştır....

ın mirası reddettiği, mirası ret nedeni ile mirasçı olan ... ... (...), ..., ..., ..., ... ve ...'ın mirası ret süresi beklenmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, mirası reddedenlerin durumu gözetilerek ve mirası ret nedeni ile açılan davaların sonucu beklenilerek karar verilmesi gerekir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez. (TMK m. 605/2, 610/2) Davacı ..., ..., ..., ..., ... tarafından davacı ...'e 01.04.2005 tarihinde muris ....'e ait banka hesaplarındaki parayı çekmek için vekaletname verdiği, davacı ...'in de aldığı bu vekaletnameyle murise ait banka hesabındaki 11.500,00 USD parayı murisin ölümünden yaklaşık üç buçuk ay sonra çektiği dosya içindeki belgelerden anlaşılmıştır. Davacıların murisin banka hesabındaki parayı çekmesi TMK'nın 610/2 maddesine göre terekeyi sahiplenme anlamına gelen bir davranış şeklidir. Bu nedenle davacıların mirası hükmen ret hakkının düştüğünün kabulü gerekeceğinden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir....

nin mirasının reddinin tespit ve tescili olduğunu belirtmiş ve alacaklılar hasım gösterilmemiştir. Talep eden vekili tarafından temyiz dilekçesinde de talebin, mirasın gerçek reddine ilişkin olduğu beyan edilmiştir. Mirasın gerçek reddinde, mirasçıların, mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin sözlü veya yazılı beyanı yeterli olup, talep edenler herhangi bir alacaklıya husumet yöneltmeden mirası kayıtsız şartsız hak düşürücü süre içinde reddederler. Terekenin borca batık olduğunu belirtmek mirasın hükmen reddi istemi olarak anlaşılamaz. Mahkemece, işin esasına girilerek inceleme araştırma yapılıp, bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 17.10.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi....

Somut olayda, talep edenler vekili tarafından talep dilekçesinde açıkça talebin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/1. maddesi uyarınca hasımsız olarak açılan muris ...’in mirasının kayıtsız şartsız reddinin tespit ve tescili istendiği gibi alacaklıların hasım gösterilmediği, yine talep edenler vekili tarafından temyiz dilekçesinde de talebin mirasın gerçek reddine ilişkin olduğu beyan edildiği anlaşılmıştır. Mirasın gerçek reddinde, mirasçıların, mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin sözlü veya yazılı beyanı yeterli olup, talep edenler herhangi bir alacaklıya husumet yöneltmeden mirası kayıtsız şartsız hak düşürücü süre içinde reddetmişlerdir. Terekenin borca batık olduğunu belirtmek mirasın hükmen reddi istemi olarak anlaşılamaz....

Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.10.2012 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı SGK vekili ve davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasın hükmen reddinin tespiti isteğine ilişkindir. Davacılar vekili, 15/10/2012 tarihinde vefat eden mirasbırakan ....’ün terekesinin borca batık olması nedeni ile mirası hükmen reddin tespitini istemiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmü, davalı SGK vekili ve davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, TMK'nun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir....

Davacılar Türk Medeni Kanununun 610/2. maddesi anlamında, tereke mallarını kendilerine maletmiş (mirası benimsemiş) ve ret hakkından yoksun kalmışlardır. Öyleyse davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

S.. mirası reddettiğinden düzenlenecek mirasçılık belgesinde mirasçılık sıfatına sahip kişi veya kişiler miras paylarının gösterilmesi, mirası ret durumuna işaret etmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin (kime kalacağının) gösterilmesi gerekir. TMK'nın 611/1. maddesinde düzenlenen "yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer" hükmü uyarınca, mirası reddedenlerin miras paylarının diğer mirasçılara intikal şekli kararda gösterilmelidir. Mahkemece nüfus kayıtları ve mirasçılardan M.. S..'a ilişkin mirası ret kararı değerlendirilerek, mirası reddeden mirasçıların paylarının kime kalacağı hususunun açıkça gösterilmek suretiyle mirasçılık belgesi düzenlenmesi gerekir....

Taraflar arasındaki mirasçının alacaklısı tarafından açılan mirası reddin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekilinin davalıdan alacaklı olduğunu, davalının borçlarını ödemeye yeterli malvarlığının olmadığını, müvekkile güvence de göstermediğini, mirasbırakanının aktifi fazla olmasına karşın kötüniyetle davalının mirası reddettiğini ileri sürerek mirası reddin iptalini istemiştir. II....

UYAP Entegrasyonu