WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının kooperatif üyeliği nedeniyle banka yoluyla yaptığı bir ödeme bulunmadığı, muhasebe hizmeti karşılığı hak ettiği ücretin aidat olarak muhasebe kayıtlarına geçtiği, davacının ücretini ne olduğu konusunda şüpheye düşüldüğü, kooperatif tarafından çıkma tarihine kadar bir itirazda bulunulmadığı, davacının kayıtlara yansıdığı kadar ödemesinin bulunduğu, genel giderlerin düşülerek açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....

nın, 19.07.2006 tarihli kooperatif üyelik başvuru formunu kardeşi olan sanık ... adına doldurarak imzalaması şeklinde gerçekleşen eylemde, sanık ...'ın savunmasında, sanık ...'nın suça konu belgeyi bilgi ve rızası dahilinde imzaladığını beyan etmesi, 27.11.2013 tarihli bilirkişi raporu ile sanık ...'...

Buna göre, istediği, kooperatif üyeliği ihtilaflı olduğundan, mahkemece verilecek karar, bu davada taraf olmasa da dava dışı kooperatifin hukukunu etkileyecektir. Bu durum karşısında, mahkemece, dava dışı kooperatif hakkında dava açması için davacı tarafa süre verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilerek, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. 2) Bozma nedenine göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerele kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı vekili, müvekkili kooperatifin 25.04.2009 tarihli genel kurulunda, kooperatif üyeliği sona eren ortakların alacaklarının iki yıl içinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, buna göre alacağın henüz muaccel hale gelmediğini savunarak, davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir....

İddia ve savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı, davalı kooperatif üyesi müteveffa ...'in dava dışı mirasçılarından kooperatif üyeliği dahil olmak üzere daire satın aldığını ileri sürerek kooperatif üyeliğinin tespiti talebiyle eldeki davayı açmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/2. maddesinde "Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder." hükmü düzenlenmiştir. Ortaklığın devir biçimi yasada gösterilmemiştir. Ancak pay devrinin alacağın temliki hükümlerine göre ve yazılı olarak yapılması gerekir ve daire satımı ile üyelik kendiliğinden alıcıya geçmez (Yargıtay 23. HD'nin 2014/7612 E.-2014/5400 K. sayılı ve 08/09/2014 tarihli ilamı)....

in, bir önceki dönem kooperatif başkanı olduğunu, yeni yönetim ile eski yönetim arasındaki ihtilafın bu kararın alınmasında etken olduğunu savunarak, davalı kooperatifin müvekkili aleyhinde, üyelik talebinin reddi yönünde almış olduğu kararın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının üyelik talebi dayanağının, .... adlı şahsın .... adlı teknesini satın alması olduğunu, bu işlemin kooperatif üyelik hakkından bağımsız bir mülkiyet ilişkisi doğurduğunu, ... ile ortağı ...'in kooperatifteki bütün haklarını...'a devrettiklerini, bu kararın altında da başkan olarak davacının öz babası olan ...'in imzasının bulunduğunu, davacı tarafın, adı geçen ...'dan tekne alırken, Kooperatif üyeliği doğrultusunda bir vaad ile yanıltılmış olmasının kooperatif yönünden hukuki bir sonuç doğurmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir....

-K A R A R- Davacı vekili, asıl davada, davacının 23.06.2006 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalı kooperatife üye olduğunu, üyelik için talep edilen 500,00 TL sermaye payını ödediğini ve kooperatif kebir defterine de kaydedildiğini, davacının kooperatif üyeliği için gerekli şartları anasözleşmenin 11. maddesine göre ikmal ettiğini, davalı kooperatif yönetiminin değişmesi sonrası davacıya karşı haksız tutum içerisine girildiğini, davalı kooperatif faaliyetlerinde davacıya yer vermediğini ve üye olarak iş verilmediğini, oy kullandırılmadığını, sözlü olarak mağduriyetinin giderilmesi için yaptığı girişimlerden sonuç alınamadığını, 30.05.2005 tarihli genel kurulun 8 nolu maddesiyle üye sayısının 45'ten 51'e çıkarılmasına karar verildiğini, üye sınırlamasının olmadığını ileri sürerek, davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini, birleşen davada ise, kooperatif genel kurulunun 02.08.2011 tarihli davacının üyelikten ihracına dair kararının iptaline karar verilmesini...

GEREKÇE :Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle davalının aidat borçlarının tespiti ve alacak istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre; davalının kooperatife üye olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı gibi, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 27/12/2018 tarihli raporda, davalının davacı kooperatif ortağı olduğu, ayrıca 2007 ila 2010 yılları arasında yönetim kurulu üyeliği yaptığı, davalıyı bağlayıcı nitelikte olan ve iptal edilmemiş kooperatif genel kurul kararları gereği davalının, 132.381,00 TL asıl, 23.558,86 TL faiz borcunun bulunduğu hesaplanmıştır....

Dava konusu taşınmazlardan 1082 ada 14 parsel üzerindeki 3 nolu dükkan ise, 1996 yılında devralanın kooperatif üyeliği yoluyla edinilmiştir. Mahkemece, kooperatif üyeliği ve ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler getirtilmemiş, 01.01.2002 tarihinden sonra yapılan ödemelerin 4721 sayılı TMK.nun 202, 219 devamı maddeleri uyarınca edinilmiş mal niteliğinde olduğu, karşı davacı ...’in bu taşınmaz yönünden katılma alacağı doğduğu göz önünde tutulmamıştır....

Öte yandan, dava konusu edilen alacak, davalıların kooperatifle yapmış oldukları arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olup, kooperatif üyeliği ilişkisine ilişkin bir iddia da bulunmamaktadır. Bu durumda, davacı kooperatifin, aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılıgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu