Davacı taraf kooperatif üyeliği nedeniyle tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde konut bedelinin tazminat olarak kendisine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Kadıköy .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas, ... karar sayılı ilamı ile davacının davalı kooperatife 131 ortak numarası ile üye olduğu tespit edilmiştir. Yüklenici sıfatıyla ........
Ancak somut olayda, dava, cevap ve replik dilekçesinde, davalının kooperatif üyesi olmadığı, konutu, dava dışı müteahhitten satın aldığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, öncelikle, davada taraflar arasında kooperatif üyeliği ilişkisinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, bu ilişkinin varlığı halinde, anasözleşmede kooperatif merkezinin Ankara olarak yazılmış olmasına göre, Ticaret Sicilinden kooperatifin ikametgah adresinin sorulması ve HUMK'nın 17. maddesi kapsamında kesin yetki kuralının buna göre değerlendirilmesi; taraflar arasında üyelik ilişkisinin bulunmadığının anlaşılması halinde ise, bu kez davalı tarafça bir yetki itirazında bulunulmaması ve davalının ikametgahının Eryaman olması nedenleriyle davanın esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
ın dosya kapsamındaki delillere ve bizzat kendi beyanına göre takas sözleşmesini ve bu sözleşme gereği davacının kendisine kooperatif üyeliği devri yapıldığını .../... bilen, yani karşı edim yerine getirilmediğinden kendisine yapılan tapu devrinin sebepsiz kalacağından dolayısıyla tapunun iade edileceğinden haberdar olan kişi olduğu, şu halde mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek ikinci kez bozulmuştur. Bu kez, davalı ... ile davalılar ... Konut Yapı Kooperatifi ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır. ... ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir....
vekili, müvekkilinin kooperatif üyeliği devam ederken, davalı kooperatif yönetim kurulunun müvekkili hakkında anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak ihraç kararı aldığını ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacıların aktif dava ehliyetlerinin olmadığını, davacı ...'nin kooperatif üyeliğinde aranan vasıflara haiz olmadığından, üyelik isteminin red edildiğini, diğer davacıların ise kooperatif paralarını zimmetine geçirmekten dolayı aleyhine açılmış ve yürürlükte olan ceza ve tazminat davası olduğunu, ... nezdindeki üyelik haklarının davalar sonuçlanıncaya kadar el koymanın kooperatifin yasal yetkisi olduğunu, ceza davası sonucu verilen hükmün onandığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir....
-K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin 31.03.2010 tarihinde davalı kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini ve istifasının 02.04.2010 tarihli yönetim kurulu kararıyla kabul edildiğini, 2010 yılı bilançosunun kabul edildiği 25.06.2011 tarihli genel kuruldan itibaren yasada öngörülen süreyi beklediğini, çıkma payı alacağının muaccel olduğunu, ödemiş olduğu aidatların iadesi gerektiğini, tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili kooperatifin 25.04.2009 tarihli genel kurulunda, kooperatif üyeliği sona eren ortakların alacaklarının iki yıl içinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, buna göre alacağın henüz muaccel hale gelmediğini savunarak, davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir....
Hukuk Dairesi'nin 2004/12817 Esas 2005/10838 Karar sayılı ilamıyla dava konusu adi yazılı belgede ödendiği belirtilen 7.000 USD'nın hangi nedenlerle ödendiği ve bu yazılı belgenin hangi nedenlerle davacıya verildiğinin ispatının davalıya düştüğü, ispat külfetinin davalıda olduğu gözetilerek, davalıya bu konuda delilleri sorulup toplandıktan sonra delillerin değerlendirilmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının yemin teklifi üzerine davacının yemin beyanında 7.000 USD’yi iki adet kooperatif üyeliği için davalıya ödediğini ancak kendisine tek daire teslim edildiğini ve kooperatife ödediği aidatların tek daire borcuna yeterli olduğunu, 7.000 USD’nin karşılıksız kaldığını beyan ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün Yargıtay 11....
e toplam 5.900.000.000 TL bedelle satış suretiyle temlik edildiği, yine çekişmeli 1147 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu mesken niteliğindeki bağımsız bölümün miras bırakanın kooperatif payı ile ilgili davalıya yapmış olduğu 18.10.1997 tarihli temlik sebebiyle kooperatif üyeliği sonucu tahsis suretiyle davalı ... adına 17.12.1997 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.Hemen belirtmek gerekir ki,davada ileri sürülen iddianın içeriğine, davalının savunmasına ve dosya içeriğine göre yanlar arasındaki uyuşmazlık murisin gerçekte bedelini bizzat ödeyip, üçüncü kişiden satın aldığı taşınmazı ve murisin kooperatif payı ile ilgili yapmış olduğu temlik sebebiyle mirastan mal kaçırmak amacı ile tapu siciline yarar sağlamak istediği kişi (davalı) adına kaydettirmesi halinde 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulup bulamayacağı noktasında toplanmaktadır....
Dava dışı kooperatif yoluyla edinilen taşınmaza yapılan katkıya yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde: Somut olayda, mahkemece dava dışı kooperatif yoluyla edinilen 195 ada 2 parsel 15 nolu bağımsız bölümün satışından elde edilen paranın kullanıldığının kabulü yerinde ise de, kadının dava dışı taşınmaza katkısı olmadığına yönelik mahkemenin kabulü hatalı olmuştur. Şöyle ki, dava dışı taşınmaz erkek eşin evlenmeden önce kooperatif üyeliği yoluyla edindiği, evlenme tarihinden sonra (14.02.1994) 11.11.1994 tarihinde erkek eş adına tahsis nedeniyle tescil edildiği anlaşılmakla, kooperatife yapılan ödemelere ilişkin kayıtların temin edilememiş ise de, 25.03.2013 tarihli bozma ilamında belirtildiği şekilde evlilik tarihinden tahsisin yapıldığı tarihe kadar tarafların her ikisi de çalışarak gelir elde ettiğinden kadının katkısının olduğunun kabulü gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalı kooperatifin davacı üniversitenin menfaatine faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş bir kooperatif olduğunu, davacının davalı kooperatifin en büyük ortağı bulunduğu, 14.05.2014 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında üniversitenin ve kooperatifin aleyhine esas sözleşme değişikliğine gidilmek suretiyle Gazi Üniversitesi ile hiçbir ilgisi olmayan yabancı tüzel kişilik olan ... Üniversitesi'nin davalı kooperatife üye kaydedildiğini, bu genel kurulda alınan kararların iptali için Ankara 8. ATM' de açılmış olan davanında devam ettiği, tüzel kişilik olan ... Üniversitenin kooperatif ortağı olabilme şartları taşımadığını ileri sürerek ......
Konut Yapı Kooperatifi'nce kabul edilerek kooperatif kasasına intikal ettiği ve davacının kooperatif üyeliğine kabul edildiği uyuşmazlık dışıdır. Bu itibarla, davacı, davalı ... Konut Yapı Kooperatifi'nin üyesi olup, üyelik hakkına dayalı olarak fiilen ikamet etmekte olduğu konuta ilişkin olarak tapu iptal ve tescil, olmassa tazminat isteminde bulunmuştur. Adı geçen davalı kooperatif inşaatlarının dava tarihi itibariyle tümüyle tamamlanmadığı ve henüz ferdileşmeye geçilmediği anlaşılmış olup, şu aşamada erken açılan davanın, bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de, karar neticesi itibariyle doğru olduğundan, HUMK 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiştir....


