WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

, 2016, 2017 faaliyet yıllarına ait genel kurul toplantılarına çağrılmadığını, kooperatif üyeliği sona eren davalıdan kooperatif üyelik ilişkisinden kaynaklanan herhangi bir hak ve alacağın istenmesi hukuken mümkün olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir....

GEREKÇE : Dava; kooperatif üyeliği nedeniyle parasal yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddiasıyla başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı kooperatif üyeliği nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 22.12.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 26.12.2016 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın alacaklıya tebliğine ilişkin dosya kapsamında mazbata bulunmadığından işbu davanın hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır....

nun davalı kooperatifin üyesi olduğunu, Kooperatif üyeliği nedeniyle baba ...'na bir daire tahsis edildiğini, ...'nun vefatı ile birlikte kooperatif üyeliği ve bu üyeliğe bağlı hakların şahsına ve vekil olduğu diğer mirasçı davacılara geçmiş olduğunu, Kooperatif üyesi ...'nun 19.01.1993 tarihinde vefat ettiğini, muris olarak eşi ..., çocukları ... ,... ,... kaldığını, vefat ile birlikte ...'nun bütün haklarının yasal mirasçılara intikal ettiğini, davalı kooperatif, tahsis edilen dairenin satılmış olduğu gerekçesiyle ...'nun hukuka aykırı bir biçimde üyelikten çıkarılmasına karar verildiğini, davalı ...'nden alınma muris babamız ...'na ait daireyi babalarının 19.01.1993 tarihinde vefatından sonra, kanuni mirasçıları sıfatıyla sattıkları gerekçesiyle, davalı kooperatif yönetim kurulunun 25.02.1994 tarih ve 19 No'lu kararı ile, babam muris ...'...

Aile Mahkemesinden verilen 17.12.2009 gün ve 388/1028 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: Davacı vekili, evlilik birliği içinde kooperatif üyeliği yoluyla davalı koca adına tescil olan 7046 ada 54 parseldeki 4 numaralı bağımsız bölümün edinilmesine katkıda bulunulduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 27.000 TL. katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsili ile vekil edenine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu taşınmazın edinildiği tarihten dava tarihine kadar Borçlar Kanununun 125. maddesine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının katkısı bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur....

Bu nedenle davalının artık kooperatif üyeliği bulunmadığından kooperatif üyeliği için aidat ödemesi yapılamayacağı anlaşılmakla 30/03/2018 tarihinde Mudanya Noterliği'nin 4773 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihraç edildiği tarihten ihtar edildiği tarihe kadar tahakkuk eden 30.600,00 TL kira bedelinin tebliğden sonra 15 gün içinde belirtilen hesaba yatırması ve işgal edilen villanın tahliyesi ihtar edilmiştir. Davacı vekilinin dava talebi fuzuli işgal nedeniyle tahliyeye ilişkindir. Davacı ecri misil talep etme hakkını saklı tutarak iş bu davayı açmıştır. Bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere 27/03/2016 tarihinde yapılan Genel Kurul'da davalının üyelikten ihracına ilişkin husus görüşülerek ihracına yönelik kararın kesinleşmesine karar verilmiştir. Bu nedenle hukuken oturma hakkı bulunmadığı halde davalının taşınmazda oturmakla işgalci duruma düştüğü anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Bu kooperatif üyeliği ve durak hakkı ile ilgili devrin iptaline karar verilmesi için kooperatif üyeliği ve durak hakkının devir silsilesi içindeki tüm satışların muvazaalı olduğunun ispatlanması gerekir. Ancak dava konusunun yargılama sırasında davalı tarafından devri halinde HMK’nun 125. maddesine göre davacının devir alan şahısları davaya dahil etmek veya davasını tazminata dönüştürmek gibi ihtiyari bir hakkı vardır. Davacı 25/11/2015 tarihli dilekçe ile davayı bedele dönüştürdüklerini belirtmiştir....

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, çekişme konusu 51 nolu bağımsız bölümün davalılardan Şeker...nın kooperatif üyesi olması nedeniyle ve 53 nolu bağımsız bölümün ise muris Mehmet'in kooperatif üyeliği ve ferdileşme sırasında üyelik hakkını davalılardan Oktay'a temlik edilmesi nedeniyle davalılar üzerine sicil kayıtlarının oluştuğu, doğrudan mirasbırakanın üzerindeki sicil kaydının temlik yoluyla davalılara intikal etmediği gözetildiğinde, böylesi temliklerin koşullarının varlığı halinde TMK.'nun 560. ila 571. maddeleri arasında öngörülen tenkis davasına tabi olacağından, 1.4.1974 tarih, ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulamasının mümkün olmadığı ve ayrıca davada tenkis isteğinin de bulunmadığı gözetildiğinde bu gerekçe ile davanın reddi doğru olduğuna göre; davacıların temyiz itirazı yerinde değildir....

Dava, sona eren kooperatif üyeliği sırasında ödenen aidat bedellerinin iadesi için başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, davacının çıkma payından genel gider payının düşülüp düşülmeyeceği hususundadır. Mahkemece, bir kısım üyelere ödeme yapılırken gider payı düşülmediği, buna göre eşitlik ilkesi gereğince davacıların alacağından da gider payı düşülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bir kısım üyeler hakkında açıklanan şekilde uygulama yapılması kooperatif yöneticilerinin sorumluluğunu gerektiren bir husus olup, bu durum davacılara da aynı uygulamanın yapılması yönünden bir hak kazandırmayacağı gibi emsal alınan sekiz üyeliğin yükleniciye olan borca mahsuben verilmiş üyelikler olup, açılan bir başka dava nedeniyle bu üyeliklerin kısa sürede sona ermiş olması nedeniyle bu üyeliklerin davacıların durumuna örnek gösterilmesi de doğru değildir....

Belli günde davalı kooperatif vekili Avukat... gelmiş, tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, müvekkilinin oturabileceği bir evinin olması için davalı kooperatif ile 18.07.1988 tarihli sözleşme yaptığını, müvekkilinin bu sözleşme ile kooperatifin 239 no.lu üyesi olduğunu, sözleşme gereğince bedelleri peşin ödemek şartıyla üyelik verildiğini, D Blok 6 no.lu dairenin teslim edileceğinin taraflar arasında kabul ve taahhüt edildiğini, müvekkilinin kooperatif üyeliği ile ilgili olarak üstüne düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalı kooperatifin taahhüdünü yerine getirmediğini, müvekkiline verilecek dairenin 3. kişilere satıldığını ileri sürerek, dairenin dava tarihindeki bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....

Davalı kooperatif vekili, hatalı numaralama sonucu bu durumun ortaya çıktığını, dairelerin ham halde teslim edildiğini ve şimdiki aşamada geri dönülmez bir durumun söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, dairelerin aynı olduğunu, daire içinin müvekkilince döşendiğini ve geri dönülmez noktaya gelindiğini savunmuştur. Mahkemece, genel kurul kararının iptali istenmediğine ve bu karar doğrultusunda işlem yapılacağına göre tapu iptali ve tescil istenemeyeceği, ancak tazminat ve masraflara ilişkin hakların saklı olduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle, kuraya aykırı olarak yapılan daire tahsisine göre verilen tapunun iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Kural olarak, kuraya göre tahsis yapılması zorunlu olup, somut olayda kuranın iptal edilmediği ve halen geçerli olduğu hususunda bir uyuşmazlık yoktur....

UYAP Entegrasyonu