- K A R A R - Davacılar vekili, davalı Kooperatifin olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkillerinin murisini kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin karar aldığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ihracın iptaline ilişkin kararının onandığını, davacıların davalı kooperatife başvurarak kooperatif üyeliği gereğince tasarrufları altında bulunan kamyon ile faaliyette bulunmak istemişler ise de, davalı kooperatif yönetiminin bu talebe olumlu karşılık vermediğini, çalışmalarının engellediğini, davalı kooperatif üyeliğince hiçbir kazanç elde edemediklerini, elde edilen ortaklık karlarından mahrum bırakıldıklarını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL tazminatın dava tarihi itibariyle davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir....
Kooperatif üyeliği, kooperatif yetkili organlarının açık kabulü ile gerçekleşebileceği gibi bu hususta açıkça bir karar alınmasa da kooperatifin bu kişi ile üye sıfatıyla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, ödemelerini kabul etmesi suretiyle zımnen de gerçekleşebilir. Başka bir anlatımla, bir kişi fiili uygulama ile de ortak olarak benimsenebilir....
Şoförler Odasından kaydını sildirdiği, 07/11/2003 tarihinde de vergi kaydını sildirdiği, ana sözleşme gereğince kooperatif üyeliği vasıflarını kaybettiği, davacının üyelikten ihraç karar tarihi olan 10/09/2004 tarihinden sonra adına kayıtlı ticari motorlu aracı ve plakası olduğuna dair herhangi bir iddiada bulunmadığı gibi 14/01/2003 tarihinden sonrada herhangi bir kooperatif aidatı da yatırmadığı, davacının kooperatif denetçisi olup yapılan işlemlerden haberinin olmadığı şeklindeki iddiasının gerçeği yansıtmadığı, davacının 12 yıl geçtikten sonra ortaklığının varlığını iddia etmesinin TMK'nın 2. maddesiyle bağdaşmadığı ve hayatın olağan akışına da aykırı bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....
Dava, davacıların kooperatif üyeliği nedeniyle uğradıkları haksızlığın giderilmesi, maddi ve manevi zararlarının tazmini istemine ilişkin olup, 03.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 48. maddesi uyarınca temyiz kaydı yapılmış ise de, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından, her davacı için ayrı ayrı temyiz harcı yatırılması gerekmektedir. Hükmü temyiz eden davacılar ... ve ... tarafından sadece biri adına temyiz harcının yatırıldığı anlaşılmış, diğer davacı için temyiz harcının yatırıldığına dair bilgi ve belgeye rastlanmamıştır....
DAVA : Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 26/11/2018 KARAR TARİHİ : 15/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkilinin, İnegöl Ticaret Siciline kayıtlı 2985 sicil numaralı S.S İnegöl Tuna Arsa Yapı Kooperatifi' ne 19.07.1993 tarihinde üye olmuş olduğunu, üyeliğin gerçekleşmesi ile birlikte kooperatifin Emlak Bankası hesabına 11.000-TL yatırmış olduğunu, müvekkiline kooperatif yönetim kurulu tarafından 116-124 Ada, 3 Parsel No ile İnegöl Karalar Köyü Arpalık Mevkii'nde 200 metrekarelik Arsa Tahsis Belgesi verilmiş olduğunu, yine müvekkiline bu arsa üzerinde planlanan ev için ücret karşılığında proje dahi çizdirilmiş olduğunu, Müvekkilinin kooperatif üyeliği boyunca tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, aidatlarını düzenli olarak ödediğini, buna rağmen 07.12.2011...
Fakat kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin herhangi bir hisse devir sözleşmesi ve 8. Maddede bahsedilen yazı ile kooperatife başvurulduğu hususu ispatlanamamıştır. Kooperatifin elinde olması gereken bu belgeler dosyaya sunulamamıştır. Dolayısıyla davalının kooperatif üyeliğini kazandığı hususu davacı tarafından ispatlanabilmiş değildir. Bu sebeple davalının kooperatif üyesi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davacının ileri sürdüğü diğer bir iddia ise davalının bir kısım ödemeleri yapmış olduğu ve kötü niyetli olduğu iddiaları ise de, davalının yaptığı ödemeleri oturduğu eve ilişkin çevre düzenlemesi yapılması amacıyla yaptığı, kooperatif üyeliği kaynaklı bir ödeme yapmadığı yönünde savunmasına itibar edilmiştir. Kooperatifin davalı aleyhine , davalının kazanımları nedeniyle sebepsiz zenginleşme kaynaklı dava açabileceği kabul edilse de, kooperatif aidatlarına ve şerefiyeye ilişkin herhangi bir alacağı olamayacağı açıktır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen kooperatif üyeliğinin tespiti davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 23.03.2015 gün ve 2014/10333 Esas, 2015/1886 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı kooperatif vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, adına kayıtlı ....ı aracını davalı ...'a üyeliği devretmeden sattığını, daha sonra 35 Y 3729 plakalı aracı satın aldığını ve güzergah belgesi verilmesi için davalı kooperatife başvurduğunu ancak güzergah belgesinin kendisine değil davalı ...'ya çıkarıldığını ileri sürerek, müvekkiline Değirmendere-İzmir hattında çalışmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Bu hususta talep olmadığı gibi, dava 26.06.2011 tarihli genel kurulun 7. ve bilanço ile ilgili maddelerin iptaline ilişkin olup, kooperatif üyeliği sona eren üyenin bu taleplerde bulunmasının yasal dayanağının bulunmaması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sonucu itibari ile doğru olan hükmün onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan kararın değişik gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda davacının malların teslim edildiğini yasal delillerle ispat etmesi gerekir. 07.11.2007 tarihli faturaya konu malların, kooperatif üyeliği karşılığı yapılan işten ayrı bir mal teslimi olduğu davacı tarafça da kabul edilmesine rağmen mahkemece taraflarca sunulan deliller çerçevesinde 07.11.2007 tarihli faturaya konu malların davalıya teslim edilip edilmediği hususu üzerinde durularak sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 545.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
CEVAP :Davalı ; davacı kooperatif tarafından aleyhine açılan ve Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haklı itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davacı vekilinin verilen durdurma kararına haksız itirazda bulunduğu ve itirazın iptali dilekçesinde dahi gerekçe gösteremediğini sadece itirazın haksı olduğunu ileri sürdüğünü, davacı kooperatifin toplanan aylık aidatları çevre düzenlemesi vs. yapacağını ileri sürerek aidatları yükselttiğini, aidatların yükseltme nedeni olarak gösterilen işlemlerin yapılmadığını bu nedenle aidatların bina sakinlerini maddi yönden mağdur etmeye yönelik olduğunu, kooperatif yetkililerinin kendilerince saf çoğunluğun görüşü ve kabulü olmadan keyfi kararlar aldığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava; kooperatif üyeliği nedeniyle aidat alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir....


