WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Somut olayda, davacıya gönderilen yazıda aylık % 10 oranına göre hesaplanmış işlemiş faiz borcu TBK'nın 120/2. maddesindeki sınırlamaya tabi olup, davalı kooperatifin genel kurullarında kabul edilmiş temerrüt faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata yani 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1. maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı açıktır. ... havale tarihli raporda ... ayına kadar kooperatif genel kurulu kararına göre aylık % 10 üzerinden, sonrası 01/07/2012 yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK gereği en fazla temerrüt faizi olan % 18 üzerinden yapılan hesaplamalar neticesinde davacının 399,86.-TL fazla ödemesinin olduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının üyesi olduğu ... üye hesap cetvelinde belirtilen 8.860,30....

Davalılar vekili, müvekkillerinin genel kurulda ibra edildiklerinden ibraların yok hükmünde sayılılarak yeni genel kurulda yeniden önceki dönemlere ait gündeme alınmasının yasal olarak mümkün olmadığını, davacıların hukuken geçerli olmayan bir karara dayanarak aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, 1163 sayılı Kanunu'nun 98 maddesi yollamasıyla TTK'nın 341. maddesi uyarınca yöneticiler hakkında sorumluluk davası açılması için kooperatif genel kurulunun bu konuda karar alması ve davanın murakıplarca açılması yahut murakıpların açılan davaya muvafakatlarının sağlanması gerektiğini, müvekkillerinin kooperatif genel kurulu tarafından geçerli olarak ibra edildiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece idda, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların davacı kooperatife yönetici ve denetleyici olduğu dönemlerde gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kooperatifin zararına yol açtıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....

KARAR Davacı, Tasfiye Halinde S.S Yaşamkent Konut Yapı Kooperatifi üyeliğinden iktisap ettiği daireyi 27.01.2011 tarihinde davalıya sattığını, davalının dairenin kooperatif dairesi olduğunu ve henüz tamamlanmadığını bilerek satın almasına rağmen kooperatif üyeliğini devralmadığını, bunun üzerine üyelik kaydının silinmesi için Kooperatife yaptığı başvurunun da reddedildiğini, Kooperatif tarafından 21.06.2011 tarihli Kooperatif Genel Kurulu kararına dayanarak ... 16. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1364 esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve daireyi davalıya satmış olmasına rağmen icra takibine konu borcu ödemek zorunda kaldığını, bunun üzerine ödemiş olduğu 3.762,00 TL’nin tahsili amacı ile davalı hakkında ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4124 esas sayılı icra dosyası ile başlattığı takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....

Kooperatif genel kurulu bir sonraki yıl gündemine bu hususu almazsa veya genel kurulda çoğunluk tarafından alınan karara göre şerefiye paylarının bir kez daha ertelenmesi söz konusu olursa bu kez kooperatifin bir hakkı kötüye kullandığından söz edilebilir. Ancak bu yıl özelinde kooperatifin vergi borçlarının tasfiyesi öncelikli görülerek dava konusu şerefiye paylarının görüşülmesinin ertelenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamıştır....

Mahkemece iddia savunma ve dosya kapsamında; dava konusu taşınmazın dava dışı üçüncü kişilere ait olduğu, taşınmaz malikleri ile kooperatif arasında herhangi bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi olmadığı gibi davalı Kooperatif Genel Kurulu tarafından dava konusu daire ve dükkanların satışı için kooperatif yönetim kuruluna herhangi bir yetki verilmediği bu nedenle usulüne uygun bir satışın olmadığı gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin reddine, ayrıca davacı tarafından dava konusu dairelerden dolayı eksiklik ve kira alacağına ilişkin herhangi bir usulüne uygun delil sunulamadığı gerekçesiyle de tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava kooperatif aleyhine açılan tapu iptal, tescil ve tazminat davasıdır....

K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "...Kooperatif genel kurullarında alınan kararlar, kooperatifin tüm üyeleri için bağlayıcı olup, kooperatif üyesinin maliki olduğu taşınmazı kiraya vermesi hâlinde, kiracının toplu işyerindeki taşınmazı kooperatif genel kurul kararlarında belirlenen şartlar çerçevesinde kullanması, kira ilişkisinin doğal sonucudur. Aksi durumda, yani kiracının taşınmazı kooperatif genel kurul kararlarındaki şartlar dışında kullanması hâlinde, kooperatif genel kurul kararlarının bağlayıcılığı ilkesi zedenlenmektedir. Bu açıdan site işletme alanına dahil taşınmazlar ile ilgili kooperatif genel kurulu kararlarının kooperatif üyesi olan malikten taşınmazı kiralayarak şahsi hak elde eden kiracıyı da bağlayacağını kabul etmek gerekir. Kooperatiflerin yönetim kurulu kararları ile uygulanan ceza işlemlerinin taşınmazların kullanma şartlarını belirleyen kooperatif genel kurul kararları doğrultusunda alındığı tartışmasızdır....

Dava, kooperatif aidat borcuna ilişkin menfi tespit davası olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan borç hesaplaması, esas itibarıyla taraflar arasındaki üyelik ilişkisi gereği uygulanması gereken ilkelere göre yapılmamıştır. Bilirkişi raporunda, kooperatif genel kurulu tarafından bu yönde bir karar alınmadığı gerekçesiyle, gecikmiş olarak yapılan ödemelerin hesaplanmasında BK'nın 84. maddesi hükmüne göre, öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmemiştir. Bu kural kooperatif genel kurulunca aksi yönde bir karar alınmadıkça, kooperatif alacaklarında da uygulanır. Bu itibarla, anılan ilkeye aykırı görüşe dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporunun davada esas alınması isabetsizdir....

Yukarıda bahsi geçen alacak davaları dışında kooperatifin bazı davaları kaybetmiş olmasından kaynaklı bir kaç adet borçlu olduğu icra dosyası da mevcut olup, alacağını tahsil edemeyen kooperatif bu aşamada, mevcut icra dosyalarını da ödeyememektedir. Güncel durumda kooperatifin banka hesaplarında hiç bir mevcut bulunmamakta olup, seçilmiş olan Tasfiye Memurları ..., ... ve ... genel kurulu toplantıya çağıramamaktadır. Toplantıya çağrı maliyetini karşılayacak bütçe mevcut olmadığından tasfiye memurları genel kurulu toplayamamış ve genel kurul yapılamadığından tasfiye memurlarının da görev süresi uzatılamamıştır. Tasfiye memurlarının görev süresi 15.01.2026 tarihinde dolacaktır....

Davalı vekili, yönetim kurulu çalışma raporunun Bakanlık tebliğine uygun olduğunu, iptali istenen genel kurul gündem maddelerinin yasa ve anasözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir....

Davanın çözümünde öncelikle, davalı kooperatif yönetim kurulunun gayrimenkul satışına yetkisi bulunup bulunmadığı, harici suretle oluşturulan satışın hüküm ve sonuçlarının ne olacağı yönü üzerinde durulması gerekmektedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 42/6 maddesi hükmüne göre, kooperatiflerde gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerini ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek yetkisi kooperatifin en üst organı olan genel kurula tanınmıştır. Başka bir anlatımla, genel kurul kararı olmaksızın veya bu konuda kooperatif genel kurulu yetki vermeden yönetim kurulunun gayrimenkul satım yetkisi yoktur. Mahkemece öncelikle bu husus üzerinde durulmalı, kooperatif yönetim kurulunun 05.01.1998 günlü kabul iradesinin genel kurulun verdiği yetkiye dayalı olup olmadığı araştırılmalıdır....

UYAP Entegrasyonu