Mahkemece, kooperatif kayıtlarında davacıların bir borçlarının bulunmadığı, bu nedenle iptali istenilen genel kurul kararının haklı bir dayanağının bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulüne, genel kurulun 10. maddesinde alınan kararın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, kooperatif genel kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53/1.maddesi genel kurulda alınan kararların eşitlik ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararlarının iptali için dava açılabileceği hükme bağlanmıştır. Anılan kanunun 1. maddesinde, kooperatifin tarifi yapılırken “karşılıklı yardım ve dayanışmadan” bahsedilmiş olması, aynı kanunun 23. maddesinde, “ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dâhilinde hak ve vecibelerde eşittirler” düzenlemesi dikkate alındığında, ortaklar arasında hak ve görevlerde eşitliğin esas olması gerekir....
nin yargılama sırasında 06.07.2008 tarihinde ortaklığa kabul edildikleri gerekçesiyle bu davacılar yönünden dava konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar yönünden, davalı kooperatifin konuları itibariyle kamusal nitelikte olduğu, davacıların ortaklığa başvuru için tüm yükümlülükleri yerine getirdiği, davalı temsilcisinin savunmalarının kişisel olduğu, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 12.06.2007 tarihli üyeliklerin kabul edilmemesine ilişkin genel kurul kararının iptaline, kooperatife üye olmalarına dair verilen karar, davalı kooperatif temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.12.2010 tarih,2009/6778 Esas, 2010/12859 Karar sayılı ilamıyla, davacıların henüz kooperatif ortağı olmadığından genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma hakkı bulunmamakla birlikte tüm taahhütlerini yerine getirmeleri halinde kooperatif genel kurulu tarafından ortaklığa kabul edilmelerinin tespitini isteyebilecekleri, mahkemece, davanın ortaklığın kabulü için...
Davalı vekili, davalıya gelen ödeme emrinde 30.10.2008 tarihli genel kurul kararından bahsedildiğini, oysa davaya konu edilen alacağın 14.06.2008 tarihli genel kuruldan kaynaklandığının söylendiğini savunarak, öncelikle bu nedenle davanın reddini, aksi takdirde icra inkar tazminatına hükmedilmemesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının talebe konu aidatını ödemediği, kooperatif genel kurulu kararının tüm üyeleri bağlayıcı nitelikte olmakla birlikte davalı tarafça da bir iptal davası açılmadığı, kurul toplantısının gazete ilanı ile duyurulup, davalının bizzat iştirak ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.000,00 TL asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline, % 40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir....
Kooperatif olarak kurulan Şirindostlar isimli sitede ikamet eden katılan tarafından sitenin bahçesine dikilen ağacın, aynı sitede ikamet eden sanık tarafından kesildiğinin iddia edildiği olayda; oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; kooperatif genel kurulu tarafından, adı geçen sitenin elektirik enerjisi kullanımında ferdi abonelik sistemine geçilmesine karar verilerek altyapı çalışmalarına başlanıldığı, elektirik kablolarının söz konusu ağacın bulunduğu yerden geçmesi zorunluluğunun bulunması ve elektrik kablolarının sitenin alanına döşenebilmesi amacıyla site yönetiminin talebi doğrultusunda ağacın kesildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın, eylemini mala zarar verme kastıyla gerçekleştirmediği dikkate alınarak verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir....
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; görülmekte olan davanın açılması hususunda TTK'nın 341. maddesi gereğince kooperatif genel kurulu tarafından herhangi bir karar alınmadığı gibi davanın da kooperatif denetçileri veya vekilleri aracılığı ile açılmadığı, bu hali ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62. maddesi ile aynı Yasa'nın 98. maddesi yollaması ile TTK'nın 441, 359, 309 maddelerinde aranan dava açma şartlarının oluşmadığı, davadışı kooperatifin ortağı olan davacılar tarafından açılan bu davada hükmolunacak tazminatın kendilerine ödenmesi talebinde bulunulduğundan bu husustaki eksikliğin yargılama sırasında da tamamlanamayacağı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hükmün davacılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.04.2013 gün, 2013/1042 E., 2013/2179 K. sayılı ilamı ile mahkeme kararı bozulmuştur. Bu kez, davalılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, alacağın kaynağının kooperatif genel kurulu kararları uyarınca ödenmesi gereken aidatlar olduğunu, 28.08.2010 tarihli genel kurul kararı ile kooperatifin tasfiyesi kararı alındığını, bu kararın tescil ve ilan edildiğini, 25.06.2011 tarihli genel kurulda yeniden tasfiye kararı alındığını, bu kararın da tescil ve ilan edildiğini, 28.08.2010 tarihli genel kurulunda oluşturulan tasfiye bilançosu uyarınca 25.06.2011 tarihli genel kurula kadar doğmuş borçların ödendiği için talep edilemeyeceğini, istenilen borçlarda talep edilen faiz oranlarının fahiş olduğunu ve iptalinin gerektiğini ileri sürerek, davalının icra takibinin iptal edilmesine, takip talebinde yazılı borcun olmadığının tespit edilmesine, alacağın %50 oranında tazminata hükmedilmesine, icra takibinin yargılama sonuna kadar durdurulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatif genel kurulu tarafından verilen ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin peşin para ile anahtar teslimi şartıyla üye olduğunu aidat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı halde kooperatif yönetimi tarafından aidat borcu çıkarılarak ödenmesinin istendiğini, 20.10.2013 tarihli genel kurulda müvekkili hakkında ihraç kararı verildiğini belirterek 20.10.2013 tarihli genel kurulda ve 14.11.2013 tarihli 2013/27 nolu yönetim kurulu kararı ile üyelikten ihracı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur....
Mahkemece, davalının kooperatif üyesi olmadığı tespit edilerek taşınmazı edindiği tarih ile takip tarihi arasındaki döneme ilişkin genel giderlerden sorumlu olacağı kabul edilerek bilirkişiden bu döneme ilişkin genel giderlerle ilgili rapor alınması ve belirlenen miktarın hüküm altına alınması gerekirken, genel giderler ve inşaat finansman giderleri ayrımı yapılmaksızın genel kurulca kararlaştırılan aidat miktarının tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış ise de temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Öte yandan mahkemece, kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan faiz oranının kooperatif üyesi olmayan davalı için uygulanamayacağı gerekçesiyle, işlemiş faiz oranının yasal faiz oranı olacağının kabulü gerekirken, yanılgılı olarak 2012 yılı genel kurulunda faiz oranı kararlaştırılmadığı gerekçesiyle, yasal faiz oranının uygulanması gerektiğinin kabulü doğru olmamış ise de bu yanlışlığın sonuca etkisi olmamıştır....
Dava kooperatif genel kurul kararının iptaline ilişkindir. 1-Davalı vekili temyizi yönünden; yapılan bir usulsüz işlemden dolayı yönetim kurulunun sorumlu olup olmadığı açılacak bir sorumluluk davası ile tespit edilebilir. Kooperatif genel kurulu bu usulsüz işlemden dolayı yönetim kurulu aleyhine dava açılıp açılmayacağına karar verecek tek yetkili organdır. Yapılan işlemden dolayı zararın doğmuş veya doğmamış olmasının bir önemi yoktur. Mahkemece yönetim kurulunun bu konuda sorumlu olduğu gerekçesiyle genel kurul kararının 7/b maddesinin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2- Birleşen dava davacısı ...vekilinin temyizi yönünden; her ne kadar genel kurul kararının iptali ile ilgili davalar birlikte görülmekte ise de her dava bağımsız niteliğini koruduğundan birleşen dava davacısı ......
Mahkemece 20.07.1997 tarihli kooperatif genel kurul toplantı tutanağında davacıdan daha önce satın alındığı belirtilen taşınmaz bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı alacağının dayanağı olarak 20.07.1997 tarihli kooperatif genel kurul toplantı tutanağına dayanmış olup, davalı ise davacıya ait 65 ve 66 nolu parseller dışında 2010/12769-2011/658 davacının iddia ettiği ve genel kurul toplantı tutanağında belirtilen 3.900 m2 bir taşınmazın davacıdan satın alınmadığını savunmuştur. 20.07.1997 tarihli davalı kooperatif genel kurulu toplantı tutanağının 7. bendinde “Alınan karar doğrultusunda daha önceden satın alınmış bulunan 3.900 m2 arsanın sahibi olan ...'ye beher ortaktan 35.000.000 TL tahsil edilmesi yolu ile toplam 1.750.000 TL ödenmesine oybirliği ile karar verilmiştir” şeklinde bir kararın alındığı anlaşılmaktadır....


