Noterliğinin 27.09.2021 gün ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talep etmiş oldukları bilgi ve belgeler ile ilgili olarak PTT tebligat iade zarfı ile ulaşılamadığından taleplerine yanıt verilmediğini, davacı murisinin terekesinde bulunan davacının mirasçı olarak hak sahibi olduğu kooperatif üyeliği ve bu üyeliğin durumu hakkında; kooperatif üyeliğinin tespiti yönünden dava açılmasına gerek duyulduğunu ileri sürerek, davacı murisinin terekesinde bulunan davacının mirasçı olarak hak sahibi olduğu kooperatif üyeliği ve bu üyeliğin durumunun tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 01/12/2021 tarihli dilekçesi ile; İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ......
Bedel karşılığında devir aldığı, bu devir işlemlerinin davalı kooperatife yazılı olarak bildirildiği ve davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından kabul edildiği, davalı kooperatifin ... tarihli ... nolu yönetim kurulu kararına göre, davacının ve üyeliği devir aldığı ...'ın başvuruları davalı kooperatif tarafından kabul edildiği ve davacının ...'dan devir aldığı kooperatif üyeliği kabul edilerek, davacının ... tarihinden itibaren ... nolu bağımsız bölüm karşılığı olarak davalı kooperatif üyesi olduğunun kabul edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının tapu iptali ve tescil talebinin ise davacının kooperatif üyeliğinin tespitine ilişkin kararın kesinleşmesi gerektiği, zira kooperatif üyesi olmadan davalı adına halen kayıtlı olan taşınmazın davacı adına tescili mümkün olmadığından bu talebin dosyadan tefrikine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir....
Kolluk araştırması ve tanık beyanlarıyla davacının tarımsal faaliyetinin devam ettiği anlaşılmasına rağmen Mahkemece, kooperatif üyeliğinin sona erdiği 31.12.2007 tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalılığa hükmedilmiş olması hatalıdır. Yapılacak iş, davacının kooperatif kaydının silindiği tarihten sonra tarımsal faaliyetinin devam edip etmediğine dair araştırma yapmak, bu kapsamda muhtar, aza ve köy halkından tanık dinlemek, bu yıllara ilişkin eşinin tarımsal faaliyetten dolayı sigortalılığının bulunup bulunmadığını araştırmak, davacının tarımsal faaliyetinin devam ettiğinin anlaşılması halinde (kooperatif üyeliği sona ermiş olsa bile) dava tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalılığına karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....
Kooperatif ana sözleşmesinin 16. maddesinde de ferdi ilişkiye geçilmeden önce ölen ortağın yasal mirasçılarının üç ay içinde terekeye temsilci tayin ettirerek bildirmeleri halinde ortaklık hak ve yükümlülüklerinin yasal mirasçılar lehine devam edeceği, temsilci tayin edilmemesi ya da ortaklığa devam etmek istenmemesi halinde ise ölen ortağın alacak ve borçlarının tasfiye edileceği hususu düzenlenmiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde somut olayda ölen üyenin mirası taksim edilmemiş ve kooperatif üyeliği mirasçılar adına geçirilmemiş olup, ölen üyenin dört mirasçısından üçü, genel kurulda oy kullanan vekile vekaletname vermiş dava sırasında sunulan ve genel kuruldan 4 ay önceki tarihli belge ile de aynı vekilin tereke temsilcisi olarak dört mirasçının tamamının imzasını taşıyan belge ile atandığı, bu suretle tüm mirasçıların anılan vekile yetki verdiği anlaşılmıştır....
Bunun dışında, davacı yanca davalının kooperatif üyesi olduğuna dair herhangi bir delil ibraz edilememiştir. Esasen taşınmaz mülkiyetinin kazanımı ile kooperatif üyeliği farklı hususlar olup taşınmaz mülkiyetinin devralınması kooperatifin de üyesi olunduğu anlamına gelmez. Bu itibarla, mahkemece davanın reddi yerine davalının taşınmazı devraldığı tarihte de hataya düşülerek ilk satın alım tarihi olan 06.08.2012 tarihi değil kat irtifakının kat mülkiyetine çevrildiği tarih olan 28.02.2014 tarihi olarak kabulüyle bundan hareketle davalının taşınmazı devraldığı tarihte borçlu olduğunu bildiği gibi bir sebeple ve esasen taşınmaz devriyle kooperatif üyeliğinin farklı şeyler olduğu da gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma nedenine göre, diğer hususların incelenmesine gerek görülmemiştir....
nın inşası amacıyla kurulmuş bir kooperatif olduğunu, Kooperatifin halen faaliyetlerine devam etmekte olup, söz konusu bina inşaatı tamamlanmış ve oturulur vaziyette üyelere teslimi sağlanmış olduğunu, davalı borçlu ..., 14/02/2011 tarihinde davacı kooperatife üye olmak için başvurmuş ve üyeliği kabul edilmiş olduğunu, devamında ise kooperatif üyeliği boyunca sorumlu olduğu aidatları ödemekten kaçınmış, bugüne değin herhangi bir ödeme yapmamış olduğunu, 2011 yılından itibaren süregelen aylara ilişkin aidat ödemelerini yerine getirmeyen davalı borçluya karşı Kayseri Genel İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine girişilmek zorunda kalınmış ancak borçlu tarafından işbu takibe itiraz edilmiş ve takibin durdurulmuş olduğunu, davacı kooperatif tarafından 20/03/2011 tarihinde yapılan noter tarafından düzenlenmiş kura çekimi sonucunda 1....
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatife ait inşaatta yapmış olduğu imalatın bedelinin 100.214,68 TL olarak belirlendiği, her ne kadar davalı taraf davacının kooperatif üyesini olduğunu ve yapılan imalatların kooperatif üyeliği karşılığında yapıldığını beyan etmişse de, davalı tarafın ibraz ettiği defterlerin 1999, 2000 ve 2001 yılına ait olduğu, bu defterlerin noterden kapanış tasdiklerinin yapılmadığının belirlenmesi karşısında söz konusu defterlerin Ticaret Kanunu anlamında kesin delil niteliğinde olmadığı, kesin süreye rağmen diğer yıllara ait defterlerin ve davaya konu olan imalatlara ilişkin fatura, kayıt ve belgelerin davalı tarafça dosyaya ibraz edilmediği, 17.05.2011 tarihli bilirkişi raporunda kooperatifin 9 ortağının isminin tespit edildiği ve en fazla para yatıran üyenin 1.700,00 TL ödemede bulunduğu, davacının üyeliğine ilişkin herhangi bir kayıt ve belgenin dosyaya ibraz edilmemesi nedeniyle davalının bu yöndeki savunmalarına itibar...
-K A R A R- Davacı vekili; müvekkili ile davalılardan ...A.Ş. arasında yapılan ve diğer davalı kooperatif tarafından uygunluğu kabul edilen kooperatif ortaklığı satış sözleşmesi gereğince dava konusu taşınmazın satın alındığını, davalı şirkete daire ve üyelik bedelinin ödendiğini, müvekkilinin kooperatif üyeliği isteminin yerine getirilmediğini, taşınmazın da 3. kişilere satışına karar verildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatife üye kaydedilmesi gerektiğinin tespiti ile üye olarak tesciline karar verilmesini veya kooperatife üye kaydedilmesi mümkün olmadığı takdirde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile dava konusu olan dairenin dava tarihi itibari ile rayiç değerinden şimdilik 6.000,00 TL'nin ihtarın tebliğinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir....
HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava; kooperatif üyeliği yoluyla edinilen taşınmaz hakkında mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/151 Esas KARAR NO : 2021/588 DAVA : Kooperatif Üyeliği ve Tazminat DAVA TARİHİ : 21/12/2018 KARAR TARİHİ : 13/10/2021 Mahkememizde görülen Kooperatif Üyeliği ve Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Sınırlı Sorumlu Gümüldür Midibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi üyesi dava dışı ...'a ait kooperatif hissesini Menderes .. Noterliğinin ...yevmiye nolu ve dava dışı ...'...


