Davalı vekili, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, davanın HMK 107. maddesinde tanımlanan belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemeyeceğini, bakiye hesap alacağının hesaplanabilir nitelikte olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yaptığı icra takiplerinde, yasal faiz isteminde bulunmuş olmakla, faiz bakımından seçim hakkını kullanmış bulunduğundan, artık yasal faiz istedikten ve buna göre verilen kararların kesinleşmesinden sonra daha yüksek olan avans faizi oranları ile ödenmiş olan yasal faiz arasındaki oran farkına göre oluşan faiz alacağı isteminde bulunmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir....
olarak belirlendiğinden taleple bağlılık kuralı gereğince davacı bankanın dava dışı asıl borçlu firmadan icra takip tarihi itibariyle kredili mevduat hesabından kaynaklanan 394.467,48-TL asıl alacak, 914,97-TL işlemiş akdi faiz, 7.889,27-TL işlemiş temerrüt faizi ve 394,46-TL BSMV toplamı 403.662,18-TL, kredi kartından kaynaklanan 37.636,51-TL asıl alacak, 156,66-TL işlemiş akdi faiz, 752,73-TL işlemiş temerrüt faizi ve 37,64-TL BSMV toplamı 38.426,88 TL, tazmin olan 2 adet teminat mektubundan kaynaklanan 250.000,00-TL asıl alacak, 1.400,00-TL işlemiş akdi faiz, 10.000,00-TL işlemiş temerrüt faizi ve 500,00-TL BSMV toplamı 261.900,00-TL olmak üzere toplam 703.989,06-TL nakit alacağına ve doğrudan borçlandırma sisteminde ödenmek üzere bekleyen 182.630,24-TL tutarında vadesi gelmeyen fatura tutarı bedelinin depo edilmesine, davalı ... 'nin müteselsil kefaletinin bulunduğu, davalı ......
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 10/06/2020 KARAR TARİHİ : 25/05/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/05/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirketin 3996 Sayılı Bazı Yatırım Ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu’nun işletme hakkı sahibi, .......
Dava; Alım satım ilişkisi kapsamında cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen fatura ve cari hesaptan kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür. Davalının, davacı tarafından kendine satılan ürünlerin ayıplı olduğu ayıplı ürünlerin bir kısmının iade edildiği, ayıp tespiti talep ettikleri davanın reddini savunmuştur. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Davalı defterlerinin incelendiği bilirkişi raporuna göre; Davalı .........Pazarlama San....
Davalı, keşide edilen kat ihtarnamesinde belirtilen faiz miktarının çok yüksek olması nedeniyle ihtarnameye itiraz edilmesi üzerine davacı banka tarafından faiz miktarının yasal sınırlara çekilerek kendisinden protokol imzalanmasının talep edildiğini, davacı tarafından söz konusu protokolün imzalandığının bildirildiğini, özellikle akdi faiz miktarının fazla gösterilerek anaparaya eklenmesi için hesabın bilinçli olarak geç kat edildiğini, davacı banka alacağının yargılama sonucu ortaya çıkacağından davacının likit olmayan alacak için %40 tazminat talep edemeyeceğini, davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu ileri sürerek, davanın ve davacının %40 tazminat talebinin reddine karar verilmesini istemiştir....
-K A R A R- Davacı vekili, davalının 25.03.2007 günlü genel kurul kararı uyarınca ödemesi gereken aidat ve faiz borcunu ödememesi nedeniyle hakkında Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2008/7166 sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, davalının haksız itirazıyla faiz borcuna ilişkin takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin aidat borçlarını ödediğini ve kooperatif tarafından kendisine borç kalmadığına dair makbuz verildiğini, bu makbuzun verilmesiyle faiz borçlarının da ödenmiş sayılacağını, 28.05.2006 günlü genel kurul toplantısında gecikme faizi hakkında karar alınmadığını, ayrıca kooperatif ile arsa sahipleri arasındaki geç konut tesliminden kaynaklanan zararlarına ilişkin Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın kooperatif lehine bozulduğu için bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir....
İtiraz üzerine alınan ek raporda, %72 temerrüt faizi uygulandığında davalının takip tarihi itibarıyla davacıdan 16.065.065,01 TL asıl alacak, 128.520,52 TL işlemiş faiz, 6.426,05 TL BSMV olmak üzere toplam 16.200.011,58 TL teminat mektup tazmini nedeniyle alacaklı bulunduğu, davalı bankanın TCMB'nin ilan ettiği ticari kredi kartları ve ticari krediler mevduatına uygulanan %24,24 akdi faiz oranının iki katı olan %48,48 temerrüt faizi oranının uygulanacağı kabul edilirse 16.065.065,01 TL asıl alacak, 86.572,94 TL işlemiş faiz, 4.328,65 TL BSMV olmak üzere toplam 16.155.966,60 TL alacaklı bulunacağı, bu durumda davalının 44.044,98 TL fazla alacak talep ettiğinin kabulü gerekeceği yönünde kanaat bildirilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/574 Esas KARAR NO : 2021/443 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/11/2020 KARAR TARİHİ : 29/06/2021 Mahkememize açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ... Hazır Beton San. Ve Tic. A.ş. 'nin, ... Mühendislik İnşaat Makina Tesisat San. Ve Tic. Ltd. Şti.’den; aralarındaki ticari ilişki gereği, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; mal satımı ve teslimi nedeniyle düzenlenen ve karşılığı ödenmeyen faturalar nedeniyle, fer’ileri hariç 29.496,46-TL. fatura anapara alacağı bulunmaktadır....
Mahkemece, asıl alacak olan 210.279,00TL dava devam ederken, davalı tarafından ödendiğinden asıl alacak yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 36.708,46TL faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı taraflarından temyiz edilmiştir. 1-Dava, ilaç alımına dair imzalanan sözleşme kapsamında ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu asıl alacak yargılama devam ederken davalı tarafından ödendiğinden bu hususta davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, faturaların geç ödenmesi nedeniyle alınan 11.4.2016 tarihli ek rapor doğrultusunda sonuca gidilerek faiz alacağının kabulüne karar verilmiştir....
Mahkemece, yapılan yargılamaya göre, davacı borçlu tarafından başlatılan icra takibine konu edilen asıl alacaklar yönünden bir itirazın bulunmadığı, uyuşmazlığın uygulanan faiz oranları ile ilgili olduğu, davaya konu uyuşmazlığın menfi tespit davası ile çözüme kavuşturulamayacağı, davacının salt faize yapmış olduğu itirazının menfi tespit davası olarak görülemeyeceği, bu hususun İcra Mahkemesince tartışılarak karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinden kaynaklanan takip alacağı nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir....


