Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davalı ...’ye alacağı krediye karşılık maliki olduğu taşınmaza ipotek tesis edilmesi yetkisini de içeren vekaletname verdiğini, davalı ...’nin gerçekte davalı ...’ten almadığı 150.000TL bedel için taşınmaza ipotek konulduğunu, davalı ...’in ... 5.İcra Müdürlüğü’nün 2009/2012 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını, davacının ve davalı ...’nin davalı ...’e borçları bulunmadığını ileri sürerek, ipoteğin kaldırılmasını, icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasını ve %40 az olmamak üzere tazminatın davalılardan alınmasını istemiştir. Davalı ..., davalı ... ile borç ilişkisi bulunmadığını, ipoteğin dava dışı üçüncü kişinin alacağı nedeniyle teminat amaçlı konulduğunu savunarak davayı kabul etmiştir....
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle başlatılan icra takibi nedeni ile asıl borçlu tarafından ikame edilen menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı hakkında dört adet çekle ilgili ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... 9. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyaları ile başlatılan icra takiplerinin kesinleştiği ve davalının takip tutarı kadar kesinleşmiş alacağının bulunduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, asıl borçlu şirketin kredi sözleşmesinden, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan asalet ve kefalet borçlarının teminatı için tesis edilen ipoteğin yalnız kıymetli evrakta keşideci/ciranta sıfatının bulunması durumunda da ( çekleri bankaya temlik eden dava dışı ...'ün kredi borcunun bulunması sebebiyle ) davacı borcunun ipotekle teminat altına alınan bir borç olup olmadığı bu sebeple davalının ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip başlatıp başlatamayacağı hususlarındadır....
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle başlatılan icra takibi nedeni ile asıl borçlu tarafından ikame edilen menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı hakkında dört adet çekle ilgili ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... 9. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyaları ile başlatılan icra takiplerinin kesinleştiği ve davalının takip tutarı kadar kesinleşmiş alacağının bulunduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, asıl borçlu şirketin kredi sözleşmesinden, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan asalet ve kefalet borçlarının teminatı için tesis edilen ipoteğin yalnız kıymetli evrakta keşideci/ciranta sıfatının bulunması durumunda da ( çekleri bankaya temlik eden dava dışı ...'ün kredi borcunun bulunması sebebiyle ) davacı borcunun ipotekle teminat altına alınan bir borç olup olmadığı bu sebeple davalının ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip başlatıp başlatamayacağı hususlarındadır....
Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu ipoteğin teminatını teşkil ettiği kredinin genel nakdi ve gayrı nakdi kredi sözleşmesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de; davacı taşınmazı ipotekli olarak satın aldığını, ipotek konusu ticari kredi borcunun tamamen ödendiğini ancak davalı bankanın satıcının kullandığı ve ipotek ile teminat altına alınmayan tüketici kredisi ile ipoteği ilişkilendirerek haksız şekilde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını ileri sürmüştür. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünün, dava konusu ipoteğin tüketici kredisinin teminatını teşkil edip etmediğinin tespiti ile mümkün olması nedeniyle bu husus 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirdiğinden, mahkemece işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir....
K A R A R Davacı, aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, oysa düzenlenen karz ipoteğine göre borcun 1000 TL olduğunu, ancak yapılan takipte faiz de talep edildiğini, oysa temerrüt koşulllarının bulunmadığını bildirerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, dava kabul edilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-HUMK'nun 73. maddesi uyarınca, yasanın gösterdiği istisnalar haricinde, hakim her iki taraf istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfiken davet etmedikçe hüküm veremez....
- K A R A R - Davacı vekili, davacı banka ile davalı ... arasında imzalanan üç adet genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davalının ödemelerde temerrüde düşmesi sebebiyle hesabın kat edilerek ihtarname çekilmesine rağmen borç ödenmediğinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, ipoteğin paraya çevrildiğini ancak borcu kapatmaya yetmediğini, bunun üzerine başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takip talebinde yazılı şartlarda takibin devamına, ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Dava, davalı tarafından “ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, tarafların, dava dışı ...’ın ... Bankasından almış olduğu 3.000,00 TL bedelli kredinin, müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları, kredi sözleşmesinin imzalandığı 23.8.2000 tarihinde, davacıya ait taşınmaz üzerine davalı Kooperatif lehine 6.000,00 TL üzerinden teminat ipoteği tesis edildiği, davalı Kooperatifin, alacaklı Bankaya ... olduğu borç miktarının, borcun diğer müşterek borçlu ve müteselsil kefili olan 2010/18658 2011/7992 davacıdan rücuen tahsili için, daha önce tesis edilen söz konusu ipotek nedeniyle davacı hakkında takip başlattığı anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 488. maddesinin ikinci cümlesinde, asıl borçlu ile birlikte teselsül halinde, kefiller arasında da teselsül kabul edilmiştir....
İstanbul 2.İş Mahkemesi ise,TTK'nun 1320/a maddelerine istinaden gemi üzerine kanuni rehin hakkı tesisi talep ettiği, bu şekilde davacının taleplerinin TTK hükümlerine dayandığı uyuşmazlığın ticari dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünden hüküm kurmuştur. Somut olayda; davacı,... imo numaralı kuzey 1 gemisi maliki ve donatanı ... Uluslararası ... İnşaat Gıda Ltd. Şti. ile aralarında 14.12.2010 tarihli hizmet akdi bulunduğunu, 02.07.2011 tarihinde görevinin sonlandırıldığını ve ihbar ücretinin ödenmediğini ve ödenmeyen alacağından dolayı gemi alacaklısı olarak gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanıyan ilgili mevzuat uyarınca borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yaptıklarını, borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve bununla birlikta TTK.'nun 1320/a maddesi gereğince, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisini talep etmiştir....
Söz konusu ibranamede açıkça ibranamenin hangi dönemleri kapsadığı belirtilmiş ve 2010 tanzim tarihli yeni sözleşmenin ibraname kapsamı dışında tutulduğu belirtilmiş olması karşısında söz konusu ibranamenin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe dayanak .... Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile hüküm altına alınan davacının 2010 tarihli sözleşme kapsamındaki alacağını kapsamadığı açıkça anlaşılmaktadır. Taşınmaz rehninin bir çeşidi olan ipotek ise, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 881 ilâ 897. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Söz konusu maddelerde ipoteğin tanımı yapılmaksızın, ipoteğin amacı ve niteliği (m. 881), kurulması ve sona ermesi (m. 882-887), hükümleri (m. 888-891) ve kanuni ipotek hakları (m. 892-897) ile ilgili hususlar ele alınmıştır. 16....
Sigorta A.Ş’nin alacağını tahsil için icra takipleri başlattığını, daha sonra da alacağını ... isimli kişiye temlik ettiğini, temlik alacaklısı ... ipotekli takip dosyasında iki adet taşınmaz bulunmasına rağmen müvekkilinin eşi adına kayıtlı taşınmazın satışını talep ettiğini, diğer taşınmaz hakkında herhangi bir işlem yapmadığını, bu kişinin davalılar ile birlikte hareket ettiğini, müvekkilinin, eşinin evini icra satışından kurtarmak için icra dosyasına 300.000 TL ödediğini, BK'nın 496. maddesine göre kefilin ödediği şey nispetinde alacaklının haklarına halef olduğunu, kefil olan müvekkilinin de davalı asıl borçlu şirket için verilen ipoteğin kanuni halefi haline geldiğini, bu hakkına dayalı olarak başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur....


