, kadın yararına 20.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminata, erkeğin tazminat taleplerinin reddine hükmedilmiştir....
Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre de mobbing; “bir veya bir grup işçiyi sabote etmek için yapılan, zalimce, kötü niyetli, intikamcı, aşağılayıcı ve eleştirici tavırlarla kendini gösteren davranış biçimi” şeklinde tanımlanmaktadır. Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur....
i ofisi belli bir miktar karşılığında kendisine bırakması için tehdit ettiğinin müvekkili şirket bölge müdürüne ... tarafından bildirildiğini, arada başkaca ailevi meselelerin bulunduğunu, bunun üzerine bölge müdürünün davacı Barış'la yaptığını görüşmede davacının, ofis açmaktaki amacının ilçedeki diğer ofisi bitirmek ve ofis sahibini Söke'den göndermek olduğunu beyan ettiğini, bunun üzerine araştırmanın derinleştirildiğini; davalının, mevcut ofisin (işlemleri sebebiyle kendisinden memnuniyet duyulmayan) eski bir çalışanını yanına alarak mevcut ofis çalışanlarını tehdit ettiğini, sözleşme görüşmeleri olumsuz sonuçlanmasına rağmen sosyal medyada mevcut ofisinin uhdesindeki yerleri sanki emlak ofisini açmış ve kendi portföylerindeymiş gibi tanıtım-işlemler yaptıklarını; davalıların kusurlu bu eylemleri sebebiyle sözleşmenin kurulmamasına sebebiyet verdiklerinden sözleşme öncesi sorumluluk kapsamında bir taleplerinin olmayacağını ve aynı kapsamda manevi tazminat şartlarının da bulunmadığını...
e geldiği, çalışmaktan dönen davalınında davacının ailesinin evine geldiği, tarafların bir süre orada birlikte kaldıkları, olay sabahı davacının oturduğu daireden kayınvalidesi ile aynı binada oturmak istememesi sebebiyle taşınma istediğini söylemesi ile eşler arasında tartışma yaşandığı ve bu tartışma sırasında davalının davacıya ve orada bulunan annesine küfürlü sözler söylediği, davacıyı darp ettiği ve davacıya iki kez bıçak çektiği, tüm yaşananlara davacının annesinin tanıklık ettiği, evden ayrılan davalının bu kez davacının babasını arayarak hakaret ve tehdit içeren sözler söylediği, tarafların bu olaydan sonra ayrı yaşamaya başladıkları ve davalının ayrı oldukları bu dönemde de davacı ve ailesini arayarak tehdit ve hakaret içeren sözler söylemeye devam ettiği, davalının davacının annesinin evinde yaşanan davacıya yönelik hakaret ve yaralama eylemlerinden dolayı cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, taraflar arasındaki evlilik birlikteliğinin devamında taraflar...
ın oğlu) ..., müşteki-şüphelilerin (birleşen davada davalı) ... ve (davacı) ... ile şüphelinin (davalı ...'ın eşi) ... olduğu, 29/08/2017 tarihinde şirketin dükkanında davadaki tarafların beyanlarında belirttikleri tartışma sırasında iddia olunan eylemleri sebebiyle müşteki şüpheli ...'ın müşteki ...'a ve müşteki şüpheli ...'a yönelik silahla basit yaralama ve tehdit, müşteki şüpheli ...'ın diğer müşteki şüpheli ...'a yönelik silahla basit yaralama, tehdit ve hakaret, şüpheli ...'nin müşteki ...'a yönelik silahla basit yaralama suçundan dolayı cezalandırılmalarının talep edildiği; davada taraf savunma-beyanlarının alındığı; İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/597 esas ve 2024/194 karar sayılı dosyasının 14/02/2024 tarihli nihai kararla söz konusu dosyayla birleştirilmesine karar verildiği, bu nedenle 06/03/2025 tarihli birleşen dava dosyasındaki tarafların duruşmaya çağrılmasına karar verildiği ve bir sonraki duruşmanın 02/10/2025 tarihine bırakıldığı görülmüştür....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğe yüklenen tehdit etme ve aracı tekmeleme vakıalarının yanında ayrıca tanık beyanları ile ispatlandığı üzere "sadakat yükümlülüğünü ihlal-özen yükümlülüğünü ihlal" ve "fiziksel şiddete teşebbüs" kusurlarının da eklenmesi gerektiği; kaldırma kararına konu olmayan velayet, kişisel ilişki ve çocuk malları ile ilgili hükümler kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasının doğru olmadığı; kadının maddi tazminat talebinin reddi kararının hatalı olduğu zira boşanma nedeniyle kadının en azından eşinin maddi desteğinden yoksun kalacağının kabulü gerektiği, bu nedenle uygun bir maddi tazminata hükmedildiği, kadın yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının ise az olduğu, her ne kadar manevi tazminata boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren hükmedilmiş ise de erkeğin istinaf talebi bulunmadığından kadın yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu...
Hukuk Dairesi (İlk Derece) Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince; “DAVA: Dava dilekçesinde, davacı aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabul edildiği; davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının ise reddedildiği; yargılama kurallarına uyulmadığı, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği ve taraf tutmak suretiyle hüküm verildiği ileri sürülerek; 10.000,00-TL manevi tazminata karar verilmesi, talep ve dava olunmuştur. CEVAP: Cevap dilekçesinde, hak düşümü süresinin geçtiği ve sorumluluk koşullarının da oluşmadığı savunulmuştur. GEREKÇE: Dava, hakimlerin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak manevi tazminat istemine ilişkindir....
Davalılar ----- vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde yer alan-------------- nezdinde suç duyurusunda bulunulmasını talep ettiklerini; taraflar arasında--- süredir devam eden davalarda bu eylemlerine ısrarla devam ettiğini; yargı sisteminin hantallığı ile kendisinin savcılık ve mahkeme ifadelerinden kaçması sebebiyle bu zamana kadar halihazırda basit yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından herhangi bir ceza almadığını; davacının ceza almamasına---- eklendiğinde bu durumdan cesaret aldığını; suç oluşturan söz ve eylemlerine de devam ettiğini; davaya cevap dilekçesindeki ayrıntılı açıklamaları kapsamında haksız davanın reddine karar verilmesini; talep etmiştir....
Davacı (kadın) vekili; davalının bitmek bilmeyen harcamalar yaptığını, sürekli borçlandığını, bu borçları müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, müvekkiline karşı hakaret ve tehdit içeren sözler kullandığını ileri sürerek boşanma kararı ile birlikte müşterek çocukların velayetinin müvekkiline verilmesini, 75.000,00TL maddi tazminat ile 75.000,00TL manevi tazminata, çocuklar için 500,00 er TL iştirak nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı (erkek) vekili; iddiaların doğru olmadığını, müvekkilinin hiçbir zaman icra takibi ya da haciz işlemine muhatap olmadığını, davacının aile reisi olmak ve evlilik birliğini bağımsız yönetmek istemesi sebebiyle dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuş ve müvekkili lehine 750,00TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 03/04/2015 gününde verilen dilekçe ile hakaret nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen 14/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yolu ile davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü....


