WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

DAVA Davacı-karşı davalı kadın vekili dava ve cevaba cevap (karşı davaya cevap) dilekçelerinde özetle; tarafların 15.09.2013 tarihinde evlendiğini, bu evliliklerinden ortak çocuklarının olduğunu, erkeğin, kadına fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, kadına ve kadının ailesine hakaret ettiğini, kadının ailesi ve arkadaşları ile görüşmesine izin vermediğini, ekonomik şiddet uyguladığını, birlik görevlerini ihmal ettiğini, aile arasında kalması gereken mahrem konuları başkaları ile paylaştığını, ortak konutu sık sık terk ettiğini, eşini tehdit ettiğini iddia ederek asıl davanın kabulü ile evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle tarafların boşanmalarına, karşı davanın reddine, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuklar yararına her biri için aylık ayrı ayrı 4.000,00 TL tedbir nafakası, 4.000,00 TL iştirak nafakası, kadın yararına aylık 4.000,00 TL tedbir nafakası, 4.000,00 TL yoksulluk nafakası, 400.000,00 TL maddî tazminat ve 600.000,00 TL manevî tazminata...

Davaya konu yayın bir bütün olarak değerlendirildiğinde, içeriğinin görünür gerçekliğe uygun olup olmadığı, varılacak sonuca göre davacının kişilik haklarına saldırının bulunup bulunmadığı; diğer bir ifadeyle, davacı yararına manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 15. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. 16. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan, acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir. 17....

anne tarafından müşterek çocuğa fiziksel şiddet uyguladığı ve Küçükçekmece 16 Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/192 Esas 2018/823 Karar sayılı kararı ile anne hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği bu olaydan sonra geçici velayet annede olmasına rağmen çocuğun ısrarla babasının yanında kalmak istediğini beyan etmesi nedeniyle, ortak çocuğun velayetinin babaya verilerek anne ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, erkeğin kusurlu davranışının kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kadının mevcut ve beklenen menfaatleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak kadın yararına 40.000,00 TL maddi 40.000,00 TL manevi tazminata kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği kabul edildiğinden kadın yararına 300,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olması sebebiyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir...

Maddi ve 100.000-TL manevi tazminat talep etmiş isede; açılan bu dava sebebi ile maddi zarara uğradığına ilişkin delil sunmamış olduğundan maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş, açılan davalar nedeni ile kişilik hakları ve ticari itibarının zedelendiğini ispat edecek delillerinde mahkemeye sunulmadığı, dava açılması ve kolluk kuvvetlerine müracaatta bulunulması Anayasal bir hak olduğundan dava açılan veya şikayette bulunulan kişi lehine manevi tazminat taktir edilmesini gerektirmediği gerekçesi ile karşılık davada da davacının manevi tazminat talebinin de reddine..." karar verilmiştir. Mahkememizce verilmiş olan 2015/386 Esas 2018/524 sayılı karar istinaf edilmiş, İstanbul BAM 14....

Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan, acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; erkeğin, kadına para verdiği, ancak bunun dışında, evi ve çocukları ile ilgilenmediği, düğün ve cenazelere katılmadığı, tüm sorumluluğun kadında olduğu, hakaret ve tehdit ettiği, kadının ailesine küfür ettiği, gelin kızınızı alın dediği, kadının ise erkeğe hakaret ettiği, yaşı küçük çocukları bırakıp gezmeye gittiği, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır kusurlu, kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl ve karşı davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki tesisine, ortak çocuklar lehine ayrı ayrı aylık 400,00 TL tedbir nafakasına, ......

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğuna ilişkin kusur tespitinde ve nitelendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği, çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası ile kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatların esasları ve miktarları yerinde olduğu, boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu kabul edilen erkek yararına tazminat isteme koşulu oluşmadığından erkeğin manevî tazminat talebinin reddi yerinde olduğu, Mahkemece kararın dayandığı yasal gerekçelere, hükme esas alınan bilirkişi raporunda denetime elverişli ve hüküm tesisine yeterli değerlendirmeler ve tespitlere göre erkeğin ziynetleri iade yükümlülüğünün bulunduğuna ilişkin sonuç kararında bir isabetsizlik ve yanlışlık bulunmadığı ancak davacı kadının dilekçesinde talep etmediği ıslah ile talebini genişlettiği 1.000,00 TL nakit paranın iadesine karar verilmesi isabetli...

A.. arasında düzenlenen 07/03/2007 tarihli sözleşmenin 6.3 maddesinin ihlali sebebiyle davacıların sahibi olduğu “Şarkı Söylemek Lazım” adlı eserin davacı tarafça sözleşmenin feshine rağmen davalı yanca izinsiz ve bedel ödenmeksizin kullanımına devam edildiği anlaşılmakla, davalının, davacı yanın mali ve manevi haklarına yönelik tecavüzün tespiti ile men ve ref'ine, kullanma bedeli olarak takdiren 1.400 Euro x 3 = 4.200 Euro'nun, fiilin gerçekleştiği tarihteki kur karşılığı olan 7.728,00 TL.'nin 15/04/2007 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacı S-N Müzik Yapım Organizasyon San. ve Tic. A.Ş'ye verilmesine, takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın, 15/04/2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı F.. Y..'a verilmesine, fazla talepler ile asıl davada Aks Maksimum Yayıncılık San. ve Tic....

Somut olayda davalı birleşen dosya davacı, her ne kadar dava konusu iptali istenen 16.08.2012 tarihli sözleşmenin zor ve tehdit kullanılarak imzalatıldığını belirtmiş ise de, söz konusu sözleşmenin imzalanmasından sonra davacı birleşen dosya davalısı hakkında tehdit, hakaret ve yağma nedeni ile şikayette bulunmuş; ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/1204 sayılı soruşturma dosyasından yapılan soruşturma sonucunda şüphelinin atılı suçları işlediğine dair müştekinin soyut beyanı dışında yeterli delil elde edilemediğinden kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir. Dosya kapsamından davalı birleşen dosya davalısı, dava konusu sözleşmenin korkutma ile kendisine imzalatıldığını ispat edememiş, birleşen dava kanıtlanamamıştır....

Evlilik birliği devam ederken, eşler arasında haksız fiil niteliğindeki hakaret, tehdit, yaralama gibi eylemler sebebiyle açılan manevi tazminat davalarında genel mahkemelerin görevli olduğu tartışmasızdır. Ancak sadakat yükümlülüğü Türk Medeni Kanununun 185/3 maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Evlilik birliği devam ettiği sürece eşlerin birbirlerine sadık kalma yükümlükleri bu yasal düzenlemenin bir sonucu olup, bu yükümlülüğün ihlali hâlinde açılacak olan manevi tazminat istemli davada, bu talebin boşanma sebebi olup olmadığı, bu talebe dayalı olarak boşanma davası açılıp açılmadığı hususlarına bakılmaksızın aile mahkemeleri görevlidir. Zira ortada aile hukukundan kaynaklanan bir uyuşmazlık mevcut olup sadakat yükümlülüğünün ihlal edilip edilmediğini belirleme görevi aile mahkemesine aittir....

UYAP Entegrasyonu