Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de; hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Bu içtihat ve dosya kapsamı nazara alındığında mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarı takdirinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. 6.Her ne kadar davalı ... İnşaat ve Tic....
Anayasa’nın 141. maddesi ile de “davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir” denilerek ve HMK'nın "Usul Ekonomisi ilkesi" başlıklı 30. maddeside benzer hükümle davaların makul bir süre içerisinde bitirilmesi gerektiğini açıkça düzenlenmiştir. 25. Eldeki davaya gelince; davacı-karşı davalının dilekçeler aşamasında tazminat talebinde bulunmadığı, tahkikat aşamasında sunduğu 23.11.2015 tarihli dilekçesi ile yararına maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemini ileri sürdüğü görülmektedir. Dosyada davalı-karşı davacı tarafın bu istemelere yönelik açık bir muvafakati bulunmamaktadır. Dilekçenin ıslah dilekçesi olarak da kabulü mümkün değildir zira; iddia veya savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağının istisnası olan ıslah yenilik doğurucu bir haktır, bu sebeple açık ve net olmalıdır. Buradan hareketle davacı vekilinin tahkikat aşamasında ileri sürdüğü maddi-manevi tazminat talepleri iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğu kuşkusuzdur....
No: 9815/82, 8/7/1986 §46) Manevi tazminat talebine ilişkin İlkeler; Manevi tazminat isteminin temelinde, davalının haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere haksız eylemin unsurları hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve fiil ile zarar arasında illiyet bağı bulunmasıdır. Öte yandan, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir ise de, hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hâkim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumları da dikkate almalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 1966/7 E., 1966/7 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir....
Davacı-birleşen davalı vekili 08.04.2016 tarihli dava dilekçesinde; tarafların 14.08.2015 tarihinde evlendiklerini, ortak çocuklarının bulunmadığını, eşlerin iki aydır fiilen ayrı yaşadıklarını, erkeğin eşine bağımsız konut temin etmediğini, erkeğin ailesinin davacıya “deli” şeklinde hitap etmeleri yanında hakaret ve küfür de ettiklerini, davalının tüm bunlara sessiz kaldığını, erkeğin eşine fiziksel ve cinsel şiddet uyguladığını, buna ilişkin olarak davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan 2016/410 ve 2016/518 sayılı soruşturma sayılı dosyaların bulunduğunu, erkeğin verdiği ifadesinde eşi ile uygunsuz ilişkiye girdiğini kabul ettiğini ileri sürerek tarafların boşanmalarına müvekkili yararına 600TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 20.000TL maddi, 20.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Birleşen Davacı İstemi: 5....
Boşanmanın eşler bakımından kişisel ve malî olmak üzere bir takım sonuçlarının bulunduğu kuşkusuzdur. Maddi ve manevi tazminat talepleri de boşanmanın eşlerle ilgili malî sonuçlarındandır. 23. Türk Medeni Kanunu’nun “Maddi ve manevi tazminat” başlıklı 174. maddesinde "Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik ... saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir." hükmü düzenleme altına alınmıştır. Görülüyor ki hâkim, boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz veya az kusurlu bulunan eş yararına tazminat ödenmesine karar vermek yetkisine sahiptir. 24....
Boşanmanın eşler bakımından kişisel ve malî olmak üzere bir takım sonuçlarının bulunduğu kuşkusuzdur. Maddi ve manevi tazminat talepleri de boşanmanın eşlerle ilgili malî sonuçlarındandır. 23. Türk Medeni Kanunu’nun “Maddi ve manevi tazminat” başlıklı 174. maddesinde "Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir." hükmü düzenleme altına alınmıştır. Görülüyor ki hâkim, boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz veya az kusurlu bulunan eş yararına tazminat ödenmesine karar vermek yetkisine sahiptir. 24....
Hukuk Dairesince 14.05.2015 tarihli ve 2014/24853 E., 2015/10279 K. sayılı kararı ile; ‘"… Hüküm, davacı-davalı kadın tarafından reddedilen tedbir nafakası davası, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kadının boşanma davası, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Toplanan delillerden ve mahkemece kabul edilen davalı-davacı erkeğin kusurlu davranışları kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunu gösterir....
Görülmekte olan davada, davacı senetteki imzayı inkar etmemiş, davalı tarafından hile ve tehdit ile imzaladığı bononun davalının aldığını, takibe konu yapılan bono sebebiyle alacak-verecek ilişkisi bulunmadığı, bu sebeple davalıya borçlu bulunmadığını iddia ederek, borçlu olmadığının tespitini istemiştir....
kusurlu bulunan tarafların maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine, kadın yararına aylık 400,00 TL tedbir 1.000,00 TL yoksulluk nafakasına ve mahkemenin 01.04.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına, davacı- davalı kadın lehine asıl davanın kabulü yönünden vekâlet ücretine karar verilmiştir....
Merkezi 09.11.2016 tarihli Genel Kurul toplantısında müvekkilin aynı ve farklı sektörlerde işletme açabileceği hususunda mutabık kaldıkları ve her iki ortağın kararı imzaladıklarını, davacı yan ve kardeşi .....’un müvekkilini ilgili şirketten ekarte etmek için çeşitli tehdit ve şiddet eylemlerinde bulunduklarını, bu olayların polis müdahalesi ve sonuçlandığını, davacı yan ...’un 19.02.2018 tarihinde müvekkili ve çalışanlara tehdit ve hakaret içerikli eylemlerde bulunduğunu, bizzat müvekkile karşı sözlü olarak müvekkili vuracağını ve öldüreceğini içeren tehditlerde bulunduğunu, müvekkilinin zorla işletmeden çıkarılmaya çalıştığını ve ortaklıktan doğan haklarını engellemeye çalıştığını, bu nedenlerle işletmeye gelmediğini, 19.02.2018 tarihinde .... Polis Karakoluna intikal eden olayda davacı ...'...


