Manevi tazminat ile ilgili ise meydana gelen kaza ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate alınarak, her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek hak ve nefasetle belirlenir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır....
kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, kadın için hükmedilen tazminatlar ve miktarları yönünden temyiz isteğinde bulunmuştur....
CEVAP Davalı- karşı davacı kadın vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin müvekkiline sürekli fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ve tehdit ettiğini, ortak çocuk ... ile birlikte erkekten şüphelenerek sosyal medya hesabına girdiklerinde ... isimli kadınla yazışmalarının olduğunu gördüklerini sonrasında taraflar arasında tartışma çıktığını ve erkeğin müvekkilini boğmaya çalıştığını, çocuklarının yardımı ile kurtulan müvekkilinin evi terk ettiğini, o tarihten itibaren fiili olarak ayrı yaşadıklarını, ortak çocukların annelerinin yanına gitmemelerini aksi halde balkondan aşağı atacağı yönünde tehditte bulunduğunu hatta ortak çocuk ...'...
lehine 250,00TL tedbir-iştirak nafakası ile maddi ve manevi tazminat hakkının saklı tutulmasına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir....
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de; hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Bu içtihat ve dosya kapsamı nazara alındığında mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarı takdirinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. 6.Her ne kadar davalı ... İnşaat ve Tic....
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de; hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Bu içtihat ve dosya kapsamı nazara alındığında mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarı takdirinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. 6.Her ne kadar davalı ... İnşaat ve Tic....
tarihinde senedin protesto edildiğini, davalı şirket yetkilisi ----- senedin davacı tarafından davalıya ciro ve teslim edildiği tarihte nişanlı dahi olmadıklarını, davacı ile------ 17/12/2016 tarihinde nişanlandıklarını ve ----- gitme kararı sonraszı nikâh kıydıklarını, davacı yanın ------ Sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu boşanma davasında da davalıyla anlaşamadıklarını, anlaşarak boşanma kararı aldıklarını ve davalıdan hiçbir hak, alacak, nafaka, maddi manevi tazminat talebi olmadığını açıkça beyan ve ikrar ettiğini, davacının dava dilekçesindeki hakaret ve tehdit iddialarının dayanaksız olduğunu savunarak, haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının % 20 kötü niyet tazimantına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir....
Davalı-birleşen davacı vekili 16.08.2014 tarihli birleşen dava dilekçesinde; erkeğin eşine tüm evlilik hayatı boyunca ağır küfür, hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, burnunu ve elini kıracak derecede darp ettiğini, müvekkilinin namusuna ve şerefine iftira attığını, ayrıca eşinin ailesine de kötü söz ve davranışlarda bulunduğunu ileri sürerek tarafların boşanmalarına, kadın yararına 3.000TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 500.000TL maddi ve 200.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme Kararı: 6. Ankara 5....
Eğer cebir ve/veya tehdit yanında hakaret veya mala zarar verme de söz konusu ise faili bu suçlardan ayrıca cezalandırmak gerekir. Görevi yaptırmamak için direnme suçu, neticesi harekete bitişik suç (sırf hareket suçu) niteliğindedir. Cebir ve/veya tehdit hareketinin varlığı durumunda, bu hareketlerin dış dünyada meydana getirdiği değişiklik dışında ayrıca bir neticenin oluşması ve bu itibarla nedensellik bağının araştırılmasına gerek yoktur. Cebir tabirinden fiziki kuvvet uygulama anlaşılmaktadır. Tehdit, 'muhatabın ileride ağır ve haksız bir zarara uğratılacağı beyanı' olarak tarif edilmektedir. Suç tanımında tehdidin niteliği açıkça belirtilmemiştir. Pozitif ceza düzenlemelerine bütüncül bir yaklaşım, TCK’nın 106. maddesi gereği suç olarak değerlendirilebilecek her eylemin 265. maddede düzenlenen suçu da oluşturma potansiyeline sahip olduğunun kabulünü gerektirir. Diğer bir deyişle, tehdit eyleminin madde 106/1’in 1. veya 2. cümlesi kapsamında kalması sonuca etkili olamamalıdır....
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17....


