DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin davacı kadına hakaret ve küfür ettiğini, fiziksel şiddet uyguladığını, alkolik olduğunu, ortak çocuk Halil'i darp ettiği bu olay üzerine davacı kadının müşterek çocukla birlikte konutu terk ettiğini, 2 yıldır ayrı yaşadıklarını, davacı kadının çalıştığı işyerine gelerek tehdit ettiğini yaşanan olaylar nedeniyle davacı kadının işten ayrılmak zorunda kaldığını, davacının yaşadığı eve gelerek tehdit ettiğini, ortak çocuk Halil'in 10.12.2020 tarihinde kaza sonucu vefat ettiğini davalı ve ailesinin çocuğun vefatından davacı kadının sorumlu tutmaya çalıştıklarını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.000 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ve 100.000 TL maddî, 100.000 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Didim (Yenihisar) 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.05.2013 tarihli ve 2013/37 E. 2013/247 K. sayılı karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 30.04.2014 tarihli ve 2013/12224 E., 2014/6930 K. sayılı kararı ile, "...Dava, kişilik haklarına saldırı nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının kendisine hakaret ettiğini belirterek manevi tazminat istemiştir Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilerek davacı lehine 3.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir....
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile kararın maddi tazminat isteminin reddi ile manevi tazminat istemin kısmen reddine ilişkin kısımlarının gerekçeli olarak onanması; davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile kararın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadının erkeğe hakaret ettiği saygı göstermediği ve eski erkek arkadaşı ile olan fotoğrafları sakladığı, erkeğin annesine hakaret ettiği ve eski eşi ile görüşmeye devam edip eşi ile kıyaslama yaptığı ve çocuğu sürekli göstermemekle tehdit ettiğinin sabit olduğu, kadın tanıklarının, kadından duyduklarını anlattıkları ve bizzat görgüye dayalı somut beyanların bulunmadığı, evlilik birliğinde gelinen noktada kadının tam kusurlu olduğu, erkeğe isnad edilen kusurların ispat edilemediği esas davada fiilen biten evliliğin hukuken devamına imkan kalmadığı bu haliyle kadının boşanma davasının, erkeğin davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin davacı erkeğin velâyet talebinin bulunmaması ve yaşının küçük olması sebebiyle sosyal inceleme raporu dikkate alınarak anneye verilmesine, baba ile velâyeti anneye...
CEVAP Davalı karşı davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle: erkeğin sürekli ailesinin sözünü dinlediği için ya ailen ya ben dediğini ancak bu sözden dolayı özür dilediğini, ev eşyaları tam kurulu olmadığını, erkeğin ailesinin müvekkilini hiç istemediğini, sürekli sorun çıkardığını, düğünden hemen sonra altınları aldıklarını, bekar arkadaşı ile sürekli eve gelip alkol aldıklarını, rahatsızlığını dile getirince de "boşanalım siktir git, balkondan atarım seni" diye hakaret, küfür ve tehdit ettiğini, değer vermediğini, eve geç geldiğini, müvekkiline para vermediğini, baba evindeyken telefonunu kapattırdığını belirterek evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, aylık 1.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, 20.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. III....
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davaya bakmaya Asliye Ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı yönünden taraf ve dava ehliyeti bulunmadığını, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, anılan haberde davacı tarafın adı, ünvanı ya da markası dahi yer almadığını, bö yönden ticari itibarına yönelik hakaret, sövgü veya suç isnadı şeklinde her hangi bir hukuka aykırı saldırı bulunmadığını, bu nedenlerle öncelikle davanın görev sebebiyle usülden reddine, hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Başka bir sebepten kaynaklı kayıplar maddi tazminat kapsamında yer alamaz. 15. Evliliğin taraflara sağladığı yararlar göz önünde bulundurularak tarafın mevcut menfaatleri belirlenir ve maddi tazminat talebi değerlendirilir. Taraflar boşanma ile birliğin sağladığı menfaatlerden ileriye dönük olarak faydalanamayacaklardır. Beklenen menfaatler ise; evlilik birliği sona ermeseydi kazanılacak olan olası çıkarları ifade eder. 16. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için ise; yine öncelikle bir boşanma kararı, tazminat yükümlüsünün kusurunun varlığı, bu kusurun tazminat isteyen eşin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması ve talep gerekmektedir. Tazminat talep eden eşin, kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerekmektedir. Maddi tazminatta olduğu gibi eşit, ağır ya da tam kusurlu bulunan eş lehine manevi tazminata hükmedilemez ve kendisinden tazminat istenenin kusurlu olması gerekmektedir. 17....
Bey tarafından defalarca aranarak iftira, tehdit, hakaret içerikli sözler söylendiğini ve hırsızlık ile suçlandıklarını, baskılar neticesinde kalp krizi geçirdiğini ve sağlığının bozulduğunu, davacının delillerinin yetersiz olduğunu, elinde bulunan ve bankanın sisteminde kayıtlı pak çekme dekontunda yazılı miktar karamla ve yazıyla belli olduğunu, vezneden aldığı paranın sadece 70.170 TL olduğunu fazla para verilmesinin veya almasının söz konusu olmadığını ileri sürerek fazla para ödemesi yapılmadığından, davacının iddiasını destekleyen yeterli delil bulunamadığından dolayı tarafına yapılmış olan tehdit, hakaret ve hırsızlık suçlaması, kişilik haklarına saldırı ve buna bağlı geçirdiği kalp krizi ile alakalı maddi ve manevi tazminat ve diğer dava haklarının saklı kalmak kaydı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerine bırakılmasını talep etmiştir....
İş Kanunu kapsamında manevi tazminat ise özel olarak düzenlenmediğinden, genel düzenleme olan Borçlar Kanununun manevi tazminata ilişkin hükümleri uygulanmaktadır. Davacının müdürüyle öpüştüğü iddiası ve baskı ile istifasının alınması, ceza mahkemesince davacıya yönelik hakaret ve tehdit olarak nitelendirilmiştir. Bu kapsamda da sanıklar cezalandırılmıştır.Borçlar Kanunun 58.maddesi uyarınca "kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir". Dolayısıyla davacının uğradığı haksız itham neticesinde oluşan manevi zararının giderilmesi gerekmiştir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir....
buluruz, çıksan iş bulabilecek misin, zaten işe yaradığın yok, arkadaşlarına mı güveniyorsun” şeklinde baskı yapıldığını, işten çıkarılma yönünde tehdit edildiğini, arkadaşları önünde küçük düşürüldüğünü, engelli olması sebebiyle işten çıkarmak için sürekli bir bahane arandığını ve hakkını araması engellenmeye çalışıldığını, işyerinde uygulanan mobbing sonucu manevi zarar görmesi sebebiyle 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabul edilerek davacının zararlarının karşılanması gerektiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla çalışma alacağı ile genel tatil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....


